"Adam ve kadın hikâyeleri anlatıyorum, geçmişe, geleceğe ve ana dair. Yüreğimden geçen en çok onlar… Yaşama dair notlarım da var aralarda hayata çivi niyetine çaktığım. Çiviler batar bazen ayağıma bir serzeniş olur kelimelerim. Zaman zaman merak edip kim ne demiş diye bakarım, izi kalanı paylaşırım satır aralarında. Hayat bir oyundur kuralını bilmediğim, bazen kazanırım bazen kaybederim."
Evrenin Dünyası'nda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve videolar ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır. Yayınlanmış bir fotoğrafınız ya da link verilmiş bir yazınızın kullanılmasını uygun bulmuyorsanız, lütfen ilgli yazıma yorum bırakın.
sımsıcak yürekten tebessümle karşılayan birine bu karamsarlığımla yazmamalıyım, ancak başladım yazmaya... ben de senin gibi düşünürdüm ve umut hep olmalı derdim de umutlar da tükenirmiş. herşeyin bir sonu olduğu gibi umutların da sonu varmış... sevgiler
umutların tükendiği an yaşamın sonlandığı andır diye düşünürüm... senle konuşabildiğimize göre hala bir umur var gibi deniz ve olmalı da... sevgiler...
haklısın evren... sınırdayım dördüncü kez, keşke biraz daha cesur olabilseydim ölümü seçecek kadar... sağol ve özür dilerim bloğunu kirlettiğim için. sevgiler.
bence cesaret yaşamakta deniz... yaşama sıkı sıkı tutunabilmekte cesaret... ve yürekten gelen hiçbir şey kirletmez ne dünyamı ne de blogumu...
o sınırda bulmuştum kendimi bir kez ve ilk kez o zaman fark etmiştim, bütün kahpeliğine rağmen hayata sıkı sıkı tutunmanın cesaret işi olduğunu...
sırtını dönüp gitmek korkakların işi gibi gelir bana, ben hiç sırtını dönen biri olmadım bu hayatta, sırtını dönen her bir korkakta daha da arttı cesaretim...
"Oldu, görürsem söylerim hanım abla"
oldukça eski bir yeşilçam filminin repliğinden alıntı :)
:))
söyleyesin diye soruldu zaten :)
Bendeee :)
zaten sen ayırmasan çokkkk kızarım ki ben sana :)
sımsıcak yürekten tebessümle karşılayan birine bu karamsarlığımla yazmamalıyım, ancak başladım yazmaya...
ben de senin gibi düşünürdüm ve umut hep olmalı derdim de umutlar da tükenirmiş. herşeyin bir sonu olduğu gibi umutların da sonu varmış...
sevgiler
umutların tükendiği an yaşamın sonlandığı andır diye düşünürüm... senle konuşabildiğimize göre hala bir umur var gibi deniz ve olmalı da...
sevgiler...
haklısın evren...
sınırdayım dördüncü kez, keşke biraz daha cesur olabilseydim ölümü seçecek kadar...
sağol ve özür dilerim bloğunu kirlettiğim için.
sevgiler.
bence cesaret yaşamakta deniz... yaşama sıkı sıkı tutunabilmekte cesaret...
ve yürekten gelen hiçbir şey kirletmez ne dünyamı ne de blogumu...
o sınırda bulmuştum kendimi bir kez ve ilk kez o zaman fark etmiştim, bütün kahpeliğine rağmen hayata sıkı sıkı tutunmanın cesaret işi olduğunu...
sırtını dönüp gitmek korkakların işi gibi gelir bana, ben hiç sırtını dönen biri olmadım bu hayatta, sırtını dönen her bir korkakta daha da arttı cesaretim...
karmaşa bizi yaşatır..
"Karmaşanın olduğu yerde sükunet, umutsuzluğun olduğu yerde umut yoktur" kim diyebilir ki?
tam tersini söylesek olur dimi? 'kim dyebilir ki' derken yokturu vardıra çevirmek gerek diye düşündüm ben...
karmaşa bizi yaşatır y.a.
yaşama karıştırır
yaşamla karıştırır...