Gitmek çok kapsamlı gelmeye başladı bana son zamanlarda Evrencim, ben ilk kez baharı beklemeden gittim bu sene örneğin, O'na gitmek adına kendimden gittim. Öylesine uzaklaşmışım ki, bulmak oldukça zaman aldı ama şimdi yeniden gitmek istiyorum, bu sefer sarıp sarmalayıp kendimi, yanıma alarak... Baharı kaçırdım ama bu sefer de, yaza kaldı gitmelerim, sevgilerimle...
insan öğreniyor zamanla gitmek, kaçmak değil, kendini bulmayı istemek aslında. ve zamanla öğreniyor kendini bulmak ancak sarıp sarmalarsan ve yanına alırsan kendini mümkün oluyor senin de dediğin gibi sıradan sazan...
beden değil zihnimiz bizi olduğumuz yere bağlayan.ugk'dan çalıntı bir cümleyle "zihin en büyük hapishane" bence can baba her bahar alıp başını gitmiştir.biz gidemediğimizden zaten bunca bunalmamız.
mekanım datça olsunu okudum dün bir kez daha... gülerin tablolarına baktım, can babanın sohbetine... içim, direksiyonu hiç işe kırmak istemedi bu sabah kara kitap...
yeri geliyor yetmiyor valla, öyle beden ruh, egeo, id, süper ego bir toplanıp kaybolmak istiyorlar bilmedikleri sokaklarda, deniz kokusu olsun ama, ya da ne bileyim dağların yeşili serin serin, di mi kedim ya :))
Ruhumuzun kanatlarını varsın kırmış olsunlar kim bilir belki bir başkasının kanatlarına tutunuruz bizde. Hala umudu olan bir kalbe sığınırız. Tüm ümitlerimizle taşınırız kalbine "o" da bize yol gösterir.
Bir senedir blogunuzu takip ediyorum. İlk yorumu yazmak bu yazıya nasipmiş...
Bir yere gidemiyoruz malesef hep istiyoruz ama dolap beygiri gibi kısır döngüde dönüp dönüp duruyoruz ve en son kendimizi yine başladığımız yerde buluveriyoruz hepsi bu .. herşey ... çok can sıkıcı..
bugün benim de 25 katlı bir binadan atlıyasım var, olmadı en üst katında serin serin birşey içesim :) binayı bir bulsam gideceğim ateş, sende gel emi :)
biz de bu şans oldu mu gider gene kanadı kırık birini buluruz kendimiz gibi insearchofwind, yorum meselessine gelişncve, tam da gitmek üzereyken mi demek istedim sana :))
Kesinlikle istemek de çok güzel ve ruhunla istediğin yere gidebilmek... O 25 katlı binanin tepesinde serin serin içerken bana da haber verseniz diyorum :)
ah ben bi bulsam kaçamağı, binadan da vazgeçtim be kitap kurdu, hem bir alo mesafedesin şunun şurasında, hani serin serin bir bahçeye de baksa olur mekan, bilmem anlatabildim mi :))
sen gönlünü ferah tut, "O" nereye gideceğini bilir... Giderken yanında götürdüklerini, dönerken orada bırak olur mu? İçinin bazı yerleri huzurda kalsın... Sevgimle
Şans işte. Neden/Niye/Nereye yazını okuyunca bir garip oldum zaten. Bu ara herkesin dilinde bir gitmek. Ama senin döneceğine inanıyorum ben. Dönmek zorundasın bizi yalnız bırakamazsın (:
Haklısın evet. Neyse burlardasın sonuçta. (: Gitmek değilde, gittiğin yerde birinin seni beklemiyor olması dokunmuştur bana hep. Ya da giderken GİTME KAL diyecek birinin olmaması. Yoksa gitmek gitmek diye kelimeyi dile pelesenk etmekte hiç bir sakınca yoktur. (: İşi ciddiye alıp gideceğini düşünen gerçek sevenleri ortaya döküyor işte...
ne o öyle absalom bir meşgulüyet bir meşgulüyet görende fabrikaları dizdin zannedecek... hem ben sana küsüm ne diyo dalga geçiyosun gitme istediğimle. (kendi yazının ilk paragrafı) hım bu rada ruhsuz olabilrisin ki bu durum beni şaşırtmaz dermişim, ama demezmişim, ne kadar ince, hassas bir yüreğin olduğunu bilrim lakin söyleyemem... bir de ne diyorum ben son üç posttur, tutmayın gidiyorum diyorum, beden mıh gibi çakıldı kaldı bursaya bari ruhum geziniyor belgrad, dubrovnik moskova (ay ne bileyim pek bi kafiyeli geldi yazarken, ben çeşmeye gitsem yeter bedenen :)))
ay ay klavyem düştü benim, dikkat et de başını çarpma duvara :) ne demekse...
Evrenin Dünyası'nda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve videolar ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır. Yayınlanmış bir fotoğrafınız ya da link verilmiş bir yazınızın kullanılmasını uygun bulmuyorsanız, lütfen ilgli yazıma yorum bırakın.
"Adam ve kadın hikâyeleri anlatıyorum, geçmişe, geleceğe ve ana dair. Yüreğimden geçen en çok onlar… Yaşama dair notlarım da var aralarda hayata çivi niyetine çaktığım. Çiviler batar bazen ayağıma bir serzeniş olur kelimelerim. Zaman zaman merak edip kim ne demiş diye bakarım, izi kalanı paylaşırım satır aralarında. Hayat bir oyundur kuralını bilmediğim, bazen kazanırım bazen kaybederim."
41 Anlam Katan:
Bakarsın kimbilir gidiveririz...Gitmek isteyipte gidemediğimiz yerlere...
bilmem ki müdür kişi kendinden gider mi... gidebilir mi, öyle kafasına esti diye...
Gitmek çok kapsamlı gelmeye başladı bana son zamanlarda Evrencim, ben ilk kez baharı beklemeden gittim bu sene örneğin, O'na gitmek adına kendimden gittim. Öylesine uzaklaşmışım ki, bulmak oldukça zaman aldı ama şimdi yeniden gitmek istiyorum, bu sefer sarıp sarmalayıp kendimi, yanıma alarak... Baharı kaçırdım ama bu sefer de, yaza kaldı gitmelerim, sevgilerimle...
istemek de güzel evet.
insan öğreniyor zamanla gitmek, kaçmak değil, kendini bulmayı istemek aslında. ve zamanla öğreniyor kendini bulmak ancak sarıp sarmalarsan ve yanına alırsan kendini mümkün oluyor senin de dediğin gibi sıradan sazan...
değil mi perim, istemek de tek başına yetiyor bazen, gidemesen de olduğun yerden bir adım öteye...
beden gitmese de her zaman.. ruh her istediğinde gider istediği yere..
:)
ruhumun kanatları kırıldı dün gece, gidebilir mi ki artık istediği yere.
kırığı iyileşir değil mi zamanla,
7. oda....
beden değil zihnimiz bizi olduğumuz yere bağlayan.ugk'dan çalıntı bir cümleyle "zihin en büyük hapishane" bence can baba her bahar alıp başını gitmiştir.biz gidemediğimizden zaten bunca bunalmamız.
mekanım datça olsunu okudum dün bir kez daha... gülerin tablolarına baktım, can babanın sohbetine... içim, direksiyonu hiç işe kırmak istemedi bu sabah kara kitap...
bugün kısmetim o şiirden açıldı nereye gitsem bu dur bakalım ne olacak :))
bugün çok sıcak Evren napcaz öfff :(
Ah ben de ben de hep gitmek isterim ama hiç gidemem. İstemek de güzel belki ama yetmiyor ki...
aaa belki de yollara düşmen lazım pillim, geç bile kaldın bence :))
yeri geliyor yetmiyor valla, öyle beden ruh, egeo, id, süper ego bir toplanıp kaybolmak istiyorlar bilmedikleri sokaklarda, deniz kokusu olsun ama, ya da ne bileyim dağların yeşili serin serin, di mi kedim ya :))
Ruhumuzun kanatlarını varsın kırmış olsunlar kim bilir belki bir başkasının kanatlarına tutunuruz bizde. Hala umudu olan bir kalbe sığınırız. Tüm ümitlerimizle taşınırız kalbine "o" da bize yol gösterir.
Bir senedir blogunuzu takip ediyorum. İlk yorumu yazmak bu yazıya nasipmiş...
Bir yere gidemiyoruz malesef hep istiyoruz ama dolap beygiri gibi kısır döngüde dönüp dönüp duruyoruz ve en son kendimizi yine başladığımız yerde buluveriyoruz hepsi bu ..
herşey ...
çok can sıkıcı..
bugün benim de 25 katlı bir binadan atlıyasım var, olmadı en üst katında serin serin birşey içesim :)
binayı bir bulsam gideceğim ateş, sende gel emi :)
biz de bu şans oldu mu gider gene kanadı kırık birini buluruz kendimiz gibi insearchofwind, yorum meselessine gelişncve, tam da gitmek üzereyken mi demek istedim sana :))
Kesinlikle istemek de çok güzel ve ruhunla istediğin yere gidebilmek... O 25 katlı binanin tepesinde serin serin içerken bana da haber verseniz diyorum :)
ah ben bi bulsam kaçamağı, binadan da vazgeçtim be kitap kurdu, hem bir alo mesafedesin şunun şurasında, hani serin serin bir bahçeye de baksa olur mekan, bilmem anlatabildim mi :))
sen gönlünü ferah tut, "O" nereye gideceğini bilir... Giderken yanında götürdüklerini, dönerken orada bırak olur mu? İçinin bazı yerleri huzurda kalsın... Sevgimle
Şans işte. Neden/Niye/Nereye yazını okuyunca bir garip oldum zaten. Bu ara herkesin dilinde bir gitmek. Ama senin döneceğine inanıyorum ben. Dönmek zorundasın bizi yalnız bırakamazsın (:
içimin bazı yerlerinin huzurda kalması lazım bedardem :) sevgiler benden sana.
boşuna mı seçtim bu şiiri inseacrhofwind :))
Haklısın evet. Neyse burlardasın sonuçta. (: Gitmek değilde, gittiğin yerde birinin seni beklemiyor olması dokunmuştur bana hep. Ya da giderken GİTME KAL diyecek birinin olmaması. Yoksa gitmek gitmek diye kelimeyi dile pelesenk etmekte hiç bir sakınca yoktur. (: İşi ciddiye alıp gideceğini düşünen gerçek sevenleri ortaya döküyor işte...
ilahi insearchofwind :)
İlahi bana evet(:
Gitmek, kendine yakınlaşmak, ardında bıraktıklarından uzaklaşmak...
gitmek mi zor kalmak mı zor! o sabahı sen bana sor:)
diyordum ki!
senin için açtığım falım sakızdan bak ne çıktı:
hawaiye 2 ikişilik tatil bileti canım:)
iki kişilik olsun yeter, ben asosa, adalara, çeşmeye, karadenize razıyım esmir :))
Döndün mü ?
henüz gidemedim diyelim hacivat, ama niyetliyim :)
evrennnnnn....
üstadddddddd:))
can abiye saygım sonsuz ama öle isteyip oturmakla olmazzzzzz.
kendimden biliorum.
bide beni ösledin mi?
hayır ben seni ösledim de...
o bakımdan soruyorum.
"beden gitmese de her zaman.. ruh her istediğinde gider istediği yere.."
diyen güzide arkadaşa da sevgilerimi sunuyorum buradan...
açıklarsa sevinirim bilemedim:))
ay valla bana fırça atmanı...
kalem fırlatma ihtimalini bile öslemişim...
bende de naciz beden gidiyo maalesef...
ruh öle gidemiyo tek başına :))
ruhsuz deme alınırım.
ösledim diyorummm evren..
valla kırılırım :))
ne o öyle absalom bir meşgulüyet bir meşgulüyet
görende fabrikaları dizdin zannedecek...
hem ben sana küsüm ne diyo dalga geçiyosun gitme istediğimle. (kendi yazının ilk paragrafı)
hım bu rada ruhsuz olabilrisin ki bu durum beni şaşırtmaz dermişim, ama demezmişim, ne kadar ince, hassas bir yüreğin olduğunu bilrim lakin söyleyemem...
bir de ne diyorum ben son üç posttur, tutmayın gidiyorum diyorum, beden mıh gibi çakıldı kaldı bursaya bari ruhum geziniyor
belgrad, dubrovnik moskova (ay ne bileyim pek bi kafiyeli geldi yazarken, ben çeşmeye gitsem yeter bedenen :)))
ay ay klavyem düştü benim, dikkat et de başını çarpma duvara :)
ne demekse...
yippuuuuuuu
evren beni hala seviyoooooo :))
ama ama valla dalga geçmedimkine.
dubrovnik bile demicim o derece :)))
yihhuuuuu :))
ben sana söliyim...
seni akdeniz paklar üstad...
çeşme meşme hikaye.
valla bak :))
aaa yeni uyandım ilk pragrafa....
deme ama öle.
demedim de evren.
valla ağlarım taksimde yakarım kendimi o olur.
görürsün gününü.
:))
ulen sen yazmıyon galiba yazıları ablosam yeme bizi, yeni uyandığına göre, balığa mı gitsek gece gece :)))))
İstiyosa insan tutkuyla eğer bigün mutlaka gitmeli yoksa göz göre göre bile isteye çürürsün ..
tutku, ilham perisi, tutku ne doğru bir kelime...
belli mi olur belki bir izmir yolculuğunda çalıverrim kapını kamikaze :) ve bursaya da her zaman beklerim...
isteyip yapamamak zor..
çok zor... engelleyen yine kendiyse insanın üstelik, daha da zor cem...
Yorum Gönder