İnsan çok yorgun olunca, ağlayamıyormuş.Okudukları karşısında dolu dolu gözyaşlarıÖylece donup kalıyormuş.İnsan bu yüzden yüreği yorgun düşünce çok üşüyormuş.
bazen kelimeler yetmez yürektekini anlatmaya
İnsan çok yorgun olunca, ağlayamıyormuş.Okudukları karşısında dolu dolu gözyaşlarıÖylece donup kalıyormuş.İnsan bu yüzden yüreği yorgun düşünce çok üşüyormuş.
12 Anlam Katan:
şarap iç
iyi gelir
bak tecrübe konuşuyor
önce kalbin, sonra tenin yanıyor
bu meretin tek yan etkisi
gözyaşın hiç donmuyor
peki ardından nemi oluyor
gün ışıyor be gülüm
gün ışıyor
bir gecem daha renksiz soluyor
hissetmemek olsa gerek bunun adı...
birgun birine
ben cok usuyorum
demistim
oda
buyuyorsun iste
demisti
o aklima geldi birden
sanırım bu birazda ağlamayı bilmekle alakalı.. herkes beceremez çünkü!
kaç mantar birikmiş ahşap çukur kapta bilsen, kaç gram tortusu oturmuş yüreğime keyfe, hüzne, aşka, ayrılığa içilen şarapların bir bilebilsen kalemi kara adam...
akisne sıradan bir balık, aksine tam da hissetmek bunun adı, öyle derinin de, yüreğinde hissetmek acıyı...
ne güzel demiş, her üşüme bir parça büyümektir çocum bir parça daha uzaklaşıp yüreğin sıcağından aklın soğuğuna gitmektir işte...
ben ki nasıl da kolay ağları mbir bilsen hayalci, bir bilsen nası lda kolaylıkla akıp gider ama bazen öyle bir sözdür ki söylenen donar kalır yaşım...
insan alışıyor bir zaman sonra yorgunluğa, en kötüsü de bu olsa gerek...
alışmak gereksiz, olduğuna dönüşmeyi zorlaştıran bir durum, bu yüzden alışmamalı üşümeye, üşüdün mü seni sarıp sarmalayacak bir battaniye bulmalı şöyle hafif ama yüreğine kadar ısıtan. alışkanlığa dönüşmeden önlemini alabilmeli insan, yoksa dediğin gibi en kötüsü...
insan çok yorgun olunca değil aslında yüreği çok ağır olunca ağlayamıyormuş, taşıyamıyormuş yükünü yüreğinin yine de kıyamadığından içindekilere kendine dökülüyormuş. insan yüreği, bazen kendi denizinde o kadar uzun süre kalıyormuş ki, balık gibi olmadığından giysisi önce üşüyor sonra boğuluyormuş.tutunmak istiyormuş bazen, bazen burnunu gömmek istiyormuş kokusuyla dolu kazaklara, insanın burnunun ucu bir o kazağın kıvrımlarında ısınıyormuş.
taşıyamadığı yüklerden yorgun düşer ya yürek zamanla sevgili y. ve dediğin gibi kıyamaz ya içindekileri bırakmaya. ne güzel anlatmışsın kendine dökülmeyi, ne güzel anlatmışsın bir burnun ucunun üşümesini ve ısınmasını. ne güzel...
Yorum Gönder