Salı, Şubat 05, 2013

Kusursuz Bir Öykü Yazmak Mümkün mü?

Bazen bol bol vaktim oluyor, ne yapacağımı bilmez bir halde bloglar arasında dolanıyorum. Yemek bloglarına, dekorasyon bloglarına ve oralardan bilmediğim nice bloga rastgele ve aranmaksızın dolanıyorum. Öyle bir günün içinde denk gelmiştim az sonra okuyacağınız yazıya. Hatrımda kaldığı kadarı ile blog şu anda aktif değil, ben okuduğumda başlıktaki soruyu sordurmuştu bana... 


Kusursuz Bir Öykü Yazarı İçin On Emir / Horacio Quiroga
1. Bir üstada -Poe, Maupassant, Kipling, Çehov- Tanrıya inandığın gibi inan. 
2. Sanatını ulaşılmaz bir doruk olarak kabullen. Onu aşabileceğine dair hayaller besleme. Aşabilecek duruma geldiğinde, bunu zaten farkında olmadan başaracaksın. 
3. Öykünmeye mümkün olduğunca diren, üzerindeki etki yeterince güçlüyse ancak o zaman öykün. Kişilik geliştirmek, her şeyden çok sabır isteyen bir iştir. 
4. Körü körüne inan. Başarıya ulaşacak kadar yetenekli olduğuna değil, ama arzuladığın şey karşısında göstereceğin şevke. Sanatını yavuklun gibi sev, tüm kalbini ver ona. 
5. İlk sözün nereye gideceğini bilmeden yazmaya başlama. İyi kotarılmış bir öyküde ilk üç satır, hemen hemen son üç satır kadar önemlidir. 
6. Bu şartı kesinkes ifade etmek istiyorsun: "Nehirden doğru soğuk bir yel esiyordu." İnsanoğlunun konuştuğu dilde ifadeyi vermek için belirlenmiş sözcüklerden başka sözcük yoktur. Sözlerine sen hükmet, sesli harf gelmiş sessiz harf gelmiş, bunları kafana takma. 
7. Gerekmedikçe sıfat kullanma. Zayıf bir ada tutturulmuş renk tayfı kadar faydasızdır bunlar. Değerli birine rast gelirsen, karşılaştırılamaz bir rengi olur. Ama önce onu bulmak gerekir. 
8. Kahramanlarını elinde tut ve öykünün sonuna kadar tutarlı bir şekilde taşı. Kurguladığın yolda onları başka şekilde görmeye kalkma. Başkalarının göremediği ya da görse bile aldırmayacağı şeylerle yolunu saptırma. Okuru aldatma. Öykü, laf kalabalığından arınmış bir romandır. Öyle olmasa bile, bunu mutlak bir hakikat olarak kabullen. 
9. Duyguların akışına kapılarak yazma. Bırak silinsinler, ama sonra hepsini aklına getir. Bundan sonra duyguları yeniden canlandırabilecek gücün kalmışsa, zaten yolu yarılamışsın demektir. 
10. Yazarken ne arkadaşlarını düşün, ne de öykünün yaratacağı etkiyi. Bir araya getireceğin kahramanlarının içinde yaşadığı o küçücük ortamdan başka ilgini çeken hiçbir şey yokmuş gibi anlat öykünü. Öyküdeki yaşantıdan başka bir şey çıkmasın ortaya. 



6 yorum:

absalom dedi ki...

üstat :))

ben hangi maddelere uyuyorum sizce?
hayır bir madde uyuyor derseniz bu konu üzerinde çabalayacağım.

yok senden olmaz evladım der tebesir atarsanız bırakacağım bu isleri.

arzederim:))

ozlemisim.

Budeliçocuk dedi ki...

Bir kaç kez okudum..:)
Hayatın her alanına uyarlanabilir..
Güzel bir konu ve güzel anlatılmış..

Teşekkürler..

Evren dedi ki...

senden olur be absalom, olur da senin sıfat kullanmadan yazman mümkün olur mu emin değilim :)

Evren dedi ki...

ben sadece paylaştım budeliçocuk :) ve senin cümlenden sonra bir daha okudum da haklısın valla :)

E S M İ R dedi ki...

Bu yazını, yayınladığın tarihte de okumuştum...bir kez daha okudum! ben de işin 'sıfat' kısmında takılı-kaldım!..'sıfatsız' sanki zor gibi geldi bana! bloğumu ilk tuttuğum zaman ki yazılarıma bakıyorum bir de şimdilerde yazdıklarıma!..anlıyorum ki ben! pek aheste ve ağır ağır çıkmaktayım merdivenlerden!..daha çokkk yolum var!..ama çok okumanın da, nitelikli filmler izlemenin de ve iyi gözlem yapmanın da yazıya etkisinin çok olduğunu düşünmekteyim!.Bak gördüğün gibi ben 2 kelime ile derdimi anlatamıyorum halâ:)))ama pes etmek yok elbette:))

ben senin kelimelerini (tarzını)beğeniyorum evrencim..yola devam ... Güneş üzerinden eksik olmasın:)iyi haftalar dilerim

sevgilerimle...

Evren dedi ki...

insanın her yaşadığı gün kendine yeni kelimeler eklemesi, var olan kelimelerine yeni anlamlar yükleyebilmesi büyük bir mucize gibi gelir bana esmir... hepimiz birbirimizden çok güzel şeyler öğreniyoruz, hayata baktığımız yerden gördüklerini aktarabilmek ve aktardıklarımıza birilerinin ortak olması, kelimeleri oyun yapan bizler için en büyük ödül değil mi?
öperim sevgiyle...

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy