Pazartesi, Şubat 21, 2011

Toprağını Toprağımla Bulama...

Karanlıkta oturmuş düşünüyordu. Ne istediğini... Ne beklediğini... Ne için savaşmaya istekli, ne için artık yorgun olduğunu bulmaya çalışıyordu. Gece sabaha karşı dört gibi bir arka sokak, yağmurlu soğuk bir hava... Öyleydi adamın hali... Terkedilmiş gibi... Telefonu aldı eline... Aklına gelen ilk kadını aradı. Kadın belki de uzun zamandır aklındaydı. Çaldı telefon, ısrarlıydı. Açan olmadı. Bir daha aradı. Bir daha... Tam altı kere çaldı telefon. Uzun uzun... Acı acı... Telefonun her bir açılmayışına yüklenen öfke, kendini acıtan bir kor olup tenini dağladı. Elini yakan telefonu duvara fırlattı. Eli yanmaya devam etti. Yüreğine kadar dayandı acısı.

Kadın salonda oturmuştu. Karanlıktı. Düşünüyordu. Ne istediğini... Ne beklediğini... Ne için savaşmaya istekli, ne için artık yorgun olduğunu bulmaya çalışıyordu. Gece sabaha karşı dört gibi bir arka sokak, yağmurlu soğuk bir hava... Öyleydi kadının hali... Terkedilmiş gibi... Telefonu aldı eline... Altı cevapsız aramaya baktı. Ne kadar ısrarla aranmıştı. Oturdu koltuğuna elinde telefonu, arayıp aramamak konusunda kararsızdı, ya'sını düşünüp aradı. Telefon cevap vermiyordu.

Ev telefonu çaldığında, onun aradığını biliyordu. İsteksizce telefonu açtı.
- Uç de bana...
- ...
- Kaç de bana...
- ...
- Anlamıyorsun değil mi? Anlamıyorsun...
- Anlamıyorum...
- Neden susuyorsun...
- Düşünüyorum...
- ...
- ...
- Anlamıyorsun değil mi? Anlamıyorsun...

Kadının susuşu ölüm gibi zamansız, ölüm gibi acılıydı... Adamın yakarışları, yaşamdı. Adam kurumuş topraklarından filizlenen o ufacık umudu yaşatabilmek istiyordu. Hayır istemiyor, bunun için ellerini açmış çaresizce yalvarıyordu. Kadın susuyordu. Ölüm gibi susuyordu. Ölüm gibi zamansız. Ölüm gibi acılı...

Adam telefonu kapadı. Kadın telefonu kapattı. Kadın düşünüyordu. Adam muhtemelen kendiyle kavgadaydı. Telefon çok geçmeden gene çaldı. Kadın o olduğundan emin:

- Benim toprağıma yağma... Nereye yağarsan yağ ama benimkine yağma... (Sesi titremiyordu bile...)
- Kalabalıklarda yalnızım, kalabalıklarda yapayalnızım... Sadece koyun koyuna yatmaya ihtiyacım var. Sadece buna... Anlamıyorsun değil mi?
- ...
- ...
- ...
- Neden susuyorsun... Uç de bana... Kaç de bana...
- Kapatıyorum. Git yat hadi. Sabah konuşuruz. Daha çok konuşuruz seninle...

Kadın telefonu kapattığında, kendi topraklarındaki yalnızlığını düşündü. Uçsuz bucaksız yüreğinin içine sığacak onca şey varken, sığdırabildiği koca bir çöldü. Arasıra seraplar görüp vahalardaki palmiye gölgelerinde serinlese de... Sığdırabildiği koca bir çöldü. Kum fırtınası çıktığında bildiği bütün yollar kaybolurdu. Yeni yollar bulmak için öncülerini gönderirdi. Öncüleri, kollarıydı. Uzanırdı... Uzanırdı, ta uzaklara... Yol illa ki bulunurdu. Ayaklar yola tekrar koyulurdu.

Adamın sesi kulaklarından uzun süre gitmedi. Onun o telefonu kapattıktan sonraki yılgınlığını düşündükçe, içi acıyordu. Birine sığınıp uyumayı istemek, ancak yalnızlığın soğuk nefesini hissedince istenilen birşeydi. Ürkütücüydü. Biliyordu. Kaç gece o nefesi ensesinde hissedip, uyumadan geceleri sabahlara bağlamıştı. Anlıyordu... Ama bazen anlamak yetmiyordu. Toprağına yağmur yağmasını istemek gerekiyordu. İklim yağışa uygun olsa da, şartlar kuraklığa davetti.

Kadın, yatağına uzanıp adamın yalnızlığına sarıldı. Ses olup uçmak istedi adama, söz olup sarılmak:

Anlıyorum dedi... Anlıyorum ben seni ve çok istiyorum uçmanı ama konacağın dal ben değilim. Yüreğim susuz çöller gibi. Senin kurumuş topraklarında açan filizi gördüm ben, gördüm ve bir avuç su bile veremedim... Yeşermez... Yeşerip filizlenmez... Anlamazsın... Yüreğim susuz çöller gibi... Toprağını toprağımla bulama...

Sustu gece zamansız bir ölüm gibi... Sustu kadın... Sustu adam... Sustu yaşam...

23 yorum:

tarçın dedi ki...

süper,şu günlerde aynı bu hüzünlerdeyim.daralıyorum hem de çok..geçer inşallah geçer umarım geçmeli ben benden geçmeden...

Evren dedi ki...

sen senden geçsen de O senden geçmez inan bana. ama gene de sen senden geçme tarçın. hüzün dediğin nedir ki... geçer gider mutluluklar gibi. izin ver yeter.

tarçın dedi ki...

izin vermiştim oysaki ama bu sefer kaybeden ben oldum bir ayrılığın eşiğindeyiz,korkuyorum...

Evren dedi ki...

kazarayazarı okuyor musun?
bugünkü yazıyı bir okur istersen... ve korkma! herşey daha iyi olsun diye... inan Ona!

http://kazarayazar.blogspot.com/2011/02/donence.html

tarçın dedi ki...

bayıldım bayıldım,içimi açtı bir rüzgar esti içime,içimi ferahlattı...artık geçsiiiiiiiiiiiiiiiiiiin istiyorum şu içimdeki huzursuzluk,sorunlar,endişeler..

Evren dedi ki...

zamanı geldiğinde geçip gidecek. dilerim bu zamanı izleyerek e sana sunulanları fark ederek geçirebilirsin.

tarçın dedi ki...

teşekkürler evren facebook adresin varsa oradan da görüşmek dileğiyle...

Evren dedi ki...

yok facebook kullanmıyorum. istediğin zaman yorum bırakabilir, mail atabilirisn tarçın...

sufi dedi ki...

Yağışa uygun iklimlerde gökten gelen bereketi toprağın reddetmesi ne mümkün be Evrenim.Bir kuytuya da saklansa sel olur akar üzerinden o yine de.
Evrenim tam hayal ettiğim gibi bir güzelsin eğer resimdeki sensen sevgilerimle.Tontini.

Elif Gizem dedi ki...

Suskunluklar, aslında nasıl da gürültülü yakarmalar... sıcacık bir öykü olmuş tüm suskunluklarına rağmen. yüreğine sağlık...

Evren dedi ki...

aksın zaten sufim... her daim.

ve evet güzel yüreklim, o benim. güzel gören yüreğinden sevgiyle öperim...

Evren dedi ki...

ah elifim en çok onlar bağırmaz mı çığlık çığlığa... en çok o suskunluklar değil midir acıyan. teşekkür ederim.

kamikaze dedi ki...

yüreğine sağlık Evrencim.yorum yazmakta sözler kifayetsiz kalıyordu.o kadar güzel, anlamlı yazıyorsun ki..

Bloğumda "okuması en keyifli blog" ödülün var.:)

çook şahane bir hafta geçirmeni diliyorum.

sonsuz sevgilerimle..

kamikaze dedi ki...

41 kere maşallah.yüreğin kadar sen de çok güzelsin.insanın yüreğindekiler yüzüne yansırmış.bu da tescillenmiş oldu bir kere daha.sevgilerimlee:)

tarçın dedi ki...

kazara yazar da sensin evren :) daha yeni fark ettim :)

Evren dedi ki...

ne güzel bir ödül bu.... yoktum buralarda. döndüm. ödülümü almaya geleceğim. çokkk teşekkür ederim kamikaze... geçtiğimiz hafta öyleydi. dilerim bu haftada böyle olur, hep farkında olarak. iyi ki değil mi... herşey yüreğince olsun. şımartma beni :)

Evren dedi ki...

evet, tarçıncım, az biraz huzurlu halim :)

kamikaze dedi ki...

Evrencim rica ederim ne demek.en güzel ödüller her zaman senin olsun.sonuna kadar hak ediyorsun canım.:)) evet canım iyi ki..seninde yüreğinden geçen tüm güzellikler gerçek olsun dilerim.şımartılmayı hak ediyorsun:=)) sevgilerimlee.

kamikaze dedi ki...

Evrencim rica ederim ne demek.en güzel ödüller her zaman senin olsun.sonuna kadar hak ediyorsun canım.:)) evet canım iyi ki..seninde yüreğinden geçen tüm güzellikler gerçek olsun dilerim.şımartılmayı hak ediyorsun:=)) sevgilerimlee.

Evren dedi ki...

yüreğimizce olsun o halde herşey kamikaze... dilerim öyle olsun. yüreğimiz güzel olsun, güzel bakasın, güzel görsün. öperim. sevgiler...

Uma dedi ki...

Guzelligi gormek isteyen goruyor, goren de hep guzel oluyor nedense :))
Operim burda da, huzunlu kalbinden :)

Uma dedi ki...

Guzelligi goren goruyor, goren de hep guzel oluyor nedense :)
Burda da operim huzunlu kalbinden :)

Evren dedi ki...

geçmiş yıllarda yayımladığım bir yazıydı umam... ben de öperim.

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy