Çarşamba, Aralık 11, 2013

İlk Kar

Yeni görevimin bana bahşettiği odada oturuyorum, geçici bir süre için de olsa yeniden burada olmak garip duygular uyandırıyor bende. Bundan tam yedi yıl önce gene bu binada, adını alan dağlara bakan üniversitedeki ilk odamın hemen yanı başındaki odadayım.  Üzerinden geçen zaman içinde Kalite Koordinatörlüğü ve Stratejik Planlama Müdürlüğü görevlerini yürüttüm. Üniversite bana ben üniversiteye çok şey kattım. Her iki birimin kuruluşunda da emeğim var. Şimdi yeniden kurulan bir birimin kuruluş öyküsünde yer alıyorum. Heyecanlıyım. Bir yanım; yaparsın sen diyor, bir yanım; yaparsın senler farklı seslerden yükseldikçe egosal bir şişkinlik yaşıyor. Kimi "işte şimdi yerini bulmuşsun" diyor, kimi süzen gözlerle bakıyor, kiminde bir hayıflanma, kiminde bir arkamdan konuşma telaşı.

Gülümsüyorum. Belki uzun zamandır olmadığı kadar, doğru bir zamanda doğru bir yerde durduğum için başıma bunların geldiğini biliyorum. Tabi  bir de "sen bi gereğini yap da" diyen güvenli sesin yanı başımda olması var. Şans işte. Bazen geldi mi her yerden, bazen vurdu mu dibine kadar.

Sabahın erkeni... kafamda yapılması gereken onca iş, oysa benim gözüm oynaşta. Ah bi kar yağsa... Dün akşamki gibi lapa lapa... Seyre dalsam alemi. Dün gece banyodan sonra keyifle içilen kış çayının kokusu burnumdayken, limonlu çayım geliyor masama. Şöyle derin bir nefes alıp, şükrediyorum.


Pencereden dışarıyı seyrediyorum. Usul bir kar başlıyor. Bir köşede kar toplayan güneş ışıl ışıl... İçinde bulunulması keyifli anlardan birini yaşıyorum. Kar lapa lapa yağmaya başlıyor. Gene mi bi kulağın bende...

İlk karın heyecanı sesler yükseliyor hemen arka bahçemde. Çamların neredeyse dört katlı binanın boyuna ulaştığını ve üzerinin yer yer karla kaplı olduğunu görmek nasıl bir keyif anlatabilsem.


On gün önce sokaklarında kaybolduğun Brüksel'i düşünüyorum. O zaman da ne kadar şanslıydım diyorum. Hiç yağmur yağmadı mesela... Bir şeker atıyorum ağzıma... Brüksel'i anlatsam diyorum. Telefonum çalıyor. Hadi diyor arayan in aşağı... Gene yazdığım yazıyı bir kez bile okumadan basacağım yayınla tuşuna... Bir kaç saniye sonra... Biliyorum. Bu hallerimi seviyorum.





6 yorum:

E S İ N dedi ki...

Yeni görevin hayırlı olsun Evrencim..Yeni yıl bak, önceden sana göz kırpıyor.) çokk sevindim senin adına..yeni yılın çokkkk daha güzel olacak..her şey gönlünce olsun canım.. odanı, masanı, manzarayı çok sevdim.. sevgilerimle..

Kitap Kurdu dedi ki...

Yeni işiniz, yeriniz, masanız hayırlı uğurlu olsun inşallah. Yeni bir yıl, yeni bir iş...Tüm güzellikler sizlerle olsun.Sevgilerimle...

Şaşkın dedi ki...

Malzeme ve imkan verilse (işin vicdani kısmını bi tarafa koyuyorum tabii ki de) atom bombası bile yaparsın sen Evrenim. Belki zor bir yıl oldu ama meğer bak ne çok güzelliğe gebeymiş :))

Evren dedi ki...

Saol Esinim. Umarım her şey düşlediğim gibi olur bu yıl. Sanki güzel bir yıl olacak :)
Senin için de güzel sürprizlerin olduğu harika bir yıl olsun. Sevgiler...

Evren dedi ki...

ah kitap kurdum bilirsin bizim buraların hayrını ama gene de hayırlısı olsun tabi. ne güzel senin ayağını da kaydıracaktım ama olmadı ;)
çekirdek aileye yeni yıl mesajı:
dilerim bu yıl da huzur ve mutluluk sizinle olsun, gözlerinizdeki aşk hiç bitmesin.
sevgi ve dostlukla...

Evren dedi ki...

bekliyoruz şaşkınım güzellikleri, doğum henüz gerçekleşmedi :)))

ayrıca eskidendi hemşire o becerikli haller. bildiğin yemek bile pişiremez oldum ben :)))

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy