Cuma, Ocak 17, 2014

Bir Samsung Tüketicisinin Uzun Soluklu Hikayesi

Marka bağımlılığı olan insanlardan değilimdir... Öyle illa şu marka olsun dediğim çok çok az şey vardır. İhtiyacım olduğunda şöyle bir çarşıyı pazarı kolaçan eder, param da yetiyorsa beğendiğim ürünü alırım. İnternetin bu denli yoğun kullanıldığı günümüzde, ürünü satın alanların yorumlarını da okur oldum. Dolayısıyla pazar araştırması için biraz daha fazla zaman ayırıyorum. Ama bundan 6-7 yıl önce başlayan hikayemin ne yazık ki böyle bir süreci olmadı. Ama öyle bir süreci oldu ki, üniversitede okuduğum -reklam halkla ilişkiler mezunuyum biliyorsunuz- teorik her bilgiyi, bunca yıldır gerek özel sektörde, gerekse üniversitede çalıştığım son 8 yıldır deneyimlediğim her bilgiyi alt üst etti. uzun soluklu bir hikaye oldu. Sabrınız yeter de yazıyı okuyabilirseniz, soruma bir cevap verin lütfen.... Şimdiden teşekkürler...

İstanbul'dan Bursa'ya taşınmıştım ve yepyeni bir hayata her şeyi yenileyerek başlıyordum. Küçük mutfak alanımın büyük işler başaran "şey"lere ihtiyacı vardı; gerektiğinde çalışma masası olabilen bir mutfak masasına ki mutfağım açık sistem olduğundan bu demekti ki bu masa yeri geldiğinde misafirlerin ağırlanacağı büyük bir masaya da dönüşebilsin. İki oda bir amerikan mutfaklı salonumdaki koltuk aynı zamanda yatak da olabilmeliydi mesela... Her şey, bir başka fonksiyonu varsa kıymetliydi benim için. Fırın ve mikrodalga bir aradaysa anlamıydı yani. Arayışım beni SAMSUNG markası ile karşılaştırdı. Daha önce bir Samsung telefonu çamaşır makinesinde yıkamışlığım vardı, oradan tanışırız aslında markayla. Muadillerine göre maaşımın neredeyse tamamını vererek edindiğim mikrodalga fırınımla harikalar yarattım. Hatta öylesine ki, çevremdeki herkese verdiğiniz paraya değiyor, mutlaka edinin bile dedim. Samsung'a bir kaç müşteri kazandırdığımı daha sonraki pişirme deneyimlerini paylaşmak istemelerinden dolayı biliyorum. 

Geçtiğimiz yıl fırınım bozuldu, elim ayağım... ah! Nasıl da çaresiz kaldı. Mikrodalga kısmında sorunsuz çalışan alet, fırın kısmında bir on dakika sonra acaip sesler çıkartmaya ve 20 dakika sonrada kendini sonsuza dek sürecekmişcesine çalışmaz bir konuma alıyordu. Fırını kapıp önce Bursa'da Garaj'da yer alan teknik servise götürdüm. Yaklaşık 3 hafta sonra üründe bir arıza tespit edilemediği söylendi. Servis parasını verip fırını geri aldım, alet aynı dertten hala mustaripti. Sonra sevineceğim bir gelişme oldu, telefonumda oluşan bir arıza için Garaj'a gitmek istemezken, Orhaneli yolu üzerinde bir Samsung Teknik Servis açıldığını gördüm. hem telefon arızası hem de şu fırınla ilgili derdimi anlattım. Fırını getirin bir de biz bakalım dediler... Sevindim elbet. Bir kaç hafta sonra fırını servise bıraktım. Bir kaç hafta sonra yedek parça değişikliği olacağını, parça bedelinin 150 TL olduğunu söylediler. Değiştirin dedim. Demez olaydım... Her şey bu noktadan sonra daha beter bir hal aldı. Fırın tamir oldu diye gelen telefonun ardında önce fırını almaya, sonra da balık alıp gelecek misafirlere sofra hazırlamaya diye evin yolunu tuttum. O gece balıkları pişirmek için tava kullanmak zorunda kaldık. Fırın gene yapmıştı yapacağını. Servis pazartesi günü arandı. Sorun anlatıldı. Güler yüzlü Ayşe Hanım, getirin bir kez daha bakalım dedi. Ürünü Ebru Hanım teslim aldı, ürün tamir edilemiyor, ürünü değişime sunacağız dediler. Ürün değişime sunuldu ancak iki gün sonra bir telefon daha geldi. Merkez değişim için garanti belgesi istiyor dediler. Faturayı buldum götürdüm. Zaten garanti kapsamı dışındaydı. Garantiyi başkası vermiş kabul olmaz dediler. Ben Samsung Marka bu fırını pazardan değil, bir Samsung Mağazasından aldım dedim. Olsun ihtalatı biz yapmamışız. Değişim uygun değil dediler. Teknik Servis Müdürü Gencay Bey olaya müdahil oldu, Evren Hanım bana biraz süre verin biz bu sorunu çözeceğiz dediler. Uzun süre beklendi, 3 ay sonunda bir telefon geldi, ürünü bir kez daha değişime sunduk ve kabul edildi dedi Arzu Hanım. 

Sonunda dedim, MARKASININ ARKASINDA DURMAYAN SAMSUNG, SAMSUNGUN ARKASINDA DURAN TEKNİK SERVİSE hak verdi. 

Bugün bir telefon geldi. Kemal beydi arayan, Samsung merkezden aradığını, ürün değişimini fark ödemem halinde kabul edebileceklerini belirtti. Anlayacağınız İŞİ YOKUŞA SÜRMEK ve müşteriyi MEMNUN ETMEMEK için ne varsa yapılmıştı. Son vuruş da buydu. İlle bizim markayı istiyorsan, bedelini defalarca ve fazlasıyla ödemek zorundasın. Hatta öyle ki 356 TL ile sahip olabileceğim bu ürün dışında bana fark ödemeden sunabilecekleri bir ürünleri bile depolarında yoktu. Kemal Bey telefonu kapatırken istemiyorsanız söyleyin dedi, ama bunu mümkün olduğunca sert ve benim cevabımın hemen arkasından "o zaman iade falan yapmıyoruz" diye bir cümle ile bitirmek ister gibiydi. Kemal Bey'e de söylediğim gibi;

"bana teklif ettiğiniz ürünü bilmiyorum, ayrıca bu kadar uzun süre bekledikten sonra bana teklif ettiğiniz değişim farkını ödemek içime sinmiyor, ben ki telefonundan, laptopuna, dvd oynatıcısından fotoğraf makinasına kadar "samsung markası" ile sıkı bir ilişki kurmuşken, bir markanın bu denli sadık bir tüketicisine böylesine "biz yapmış olalım da" diyerek teklifler sunulmasını hiç mi hiç içime sindiremiyorum, izin verirseniz fırını inceleyeceğim, size fikrimi söylerim, ancak siz de bana fark ödemeden sahip olabileceğim başka bir ürün sunabilirseniz sevinirim." 

İnternetin hızı sağolsun... Fırın aşağıda; alınabilecek rakamlar da belli... Pazartesi günü Kemal Bey'i arayıp bi cevap vermem gerekli, o nedenle soru şu: SİZCE BU KAZIĞI YEMELİ MİYİM? 2006 yılında 740 lira ödeyerek aldığım fırına 150 tl tamir olamama parası artı 350 tl yeni fırın farkı ile 450 liraya satılan ürüne 500 lira vermeli miyim?
Yoksa markasının arkasında duran bir firmadan gidip yeni bir fırın alarak bu saçma yolculuğa bir son mu vermeliyim. Mahkeme de bir seçenek elbet ama, bir ürün için bu kadar üzülmeli ve bu kadar sıkıntı çekmeli miyim? 



6 yorum:

Şaşkın dedi ki...

Anlamadım şimdi piyasada 450 TL'ye satılan ürünü sana 356 TL'ye vermeyi mi öneriyor bunlar şimdi?

Haha bu arada çamaşır makinesinde yıkadığın telefon da efsanedir :) Ne telefondu ama!

Sokak Kedisi dedi ki...

Hiç yakıştıramadım tabii ki.

Memleket hızla çingeneye çalmaya, insanlar ısrarla daha da vurdumduymaz olmaya devam ediyor, işte bir ispatı daha.

Bu marka, bu olay herhangi bir Avrupa ülkesinde yaşansaydı, hangi prosedürü ne şekilde uygulamak zorundaydı acaba ?

Kendi ayıplarını görmezden gelip, yeni üründe de sadece %20 kadar bir indirim yaparak seni tekrar tüketicileri olmaya zorluyorlar demek Evrencim. Alma bence...

Gurkan Genc dedi ki...

Ulan bu markalarin Turkiye temsilcilerine is yok. bu olayi yazacaksin Guney Kore analarindan emdikleri sutu burunlarindan getirecekler. Sanarsin samsung babasinin mali. Ulan cok sinirlendim bu markalarin Turkiye temsilcileri ile alakali bir yazi patlatmanin zamani gelmiste geciyor bile. Lan samsung'un Turkiye yetkilileri bu yaziyi okuyorsaniz o firini ne yapacaginizi biliyonuz di mi? Opeyrum gözlerinizden

cem dedi ki...

ben de telefonumla ilgili sorun yaşadım, batarya sorunu. aldıktan 1 ay sonra bataryam şişti.. samsung Galaxy s4 ün batarya sorununu avrupanın bazı ülkelerinde kabul ettiği ve direkt bataryayı değiştirdiğini okumustum.

neyse işte, cümle kuramıyorum suanda.. gidip kendime yeni batarya aldım.. kemal bey vb. insanlarla ugrasacagıma dedim bütçemi de sarsmayacagına göre... öyle işte..

Emreskopi dedi ki...

Geçmiş olsun. Para kaybetmek bir yana, çok can sıkıcı bir tecrübe. Bence bu markadan devam etmemelisin.

Evren dedi ki...

Desteğiniz için teşekkürler, neyse ki bu hikaye bitti, yenilerine kısmet :)
para vermedim ama garanti kapsamında olmayan bir ürün almış oldum, hoş bende de olayı takip edecek enerji tükendi. azcık pasta börek yapıp kendime geleyim :))

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy