23 Mart 2010

MANİ (DAR) / YÖN BULMACA


Yaşam akıp gidiyordu yollarca
Yönlerin hepsi birer bulmaca
Ben, dışımda akan bütün yönleri çevirdim sana
Sen, benim dışımda kalanlara
Kesişmemiz zor zevgilim
Dünya yuvarlak olsa da
Uzun zaman gerekli sırtları dönüp yola çıktıktan sonra

Eskiden ben akıp giderken sana
Sen akıp giderdin benden daha uzağa
Hızımı artırsam ne fayda
Sen de hızlanıyordun aynı oranda
Geç fark ettim, kusura bakma
Yani sevgilim, bir sepet bul tak koluma
Anladım ki, şu saaten sonra herkes kendi yoluna

Yollar ve yönler çözülmesi gereken bir bulmaca
Bulduğunda, elinden kayıyor kolayca
Akıllanır mı yüreğinde aşk olan
Kapadım gözümü döndüm yönümü aşıka
Annem seslendi ardımdan bağıra çağıra
'Baktın kar havası, eve gel kör olası'


Fotoğraflar  / Joannès Ceyrat


AŞK BUGÜNLERDE...



ÇİKOLATAYA BATIRILMIŞ PORTAKAL ŞEKERLEMESİ TADINDA

fotoğraf / Frances Janisch




bir ömrün kaç keresinde aşktır dedi adam,
bir ikincisi olacaksa sen ol dedi kadın...

adam bir gece sessizliğinde ayın son dördünde
dilin ucuna geleni haykırdı...





adam ne dedi...
kadın o gece hangi şarkıyı söyledi... 
azzzz sonra
azzz sonra
azz sonra
az sonra





22 Mart 2010

HUZUR (MU)

Fotoğraf / Stefano Orazzini





Ike Quebec Blue And Sentimental



Anlar vardır, bir andır.
Sadece tek bir an,
Ömre bedeldir.
Bu gece hissettiğim bu...

Bu gece hissettiğim,
huzur denizinde bir yelkenli.
Yelkenlide bir sen...
Yelkenlide bir ben...

Aynı ufka açılmışız,
Yol alıyoruz
Usul usul.
Varmak istediğimiz yer, aynı.
Olmak istediğimiz hal, aynı.

Ben sen!
Sen ben!
Bir de yelken!

Huzur denizinde,
Yelken,
Usul usul yol almalı.

Bu gece hissettiğim bu.
Bu aşkın yepyeni bir tarifi olmalı.
Huzur denizinde bir yelken,
usul usul yol almalı.
Limanı yürek olmalı.



KEYİF (Mİ)



BEN BUNA KATMERLİSİ DERİM
 GÖNÜL SOFRAMA BEKLERİM

SAĞLIĞA, HUZURA
CAM CAMA
CAN CANA




ADAM KADIN PİYANO GÜNBATIMI BANK EVET

Kadın, bekliyordu... Ama hiç belli etmiyordu. Yaşıyordu. Böyle yaşasalardı da, hep sevecekti adamı.
Adam, bekliyordu... Ama hiç belli etmiyordu. Yaşıyordu. Böyle yaşasalardı da, hep sevecekti kadını.

Kadın, yeni bir dil öğrenmeye heves etti. Sebebi çok da önemli değildi.
Adam, yeni bir dil öğrenmeye heves eden kadını destekledi. Desteği önemliydi.

Kadın, o sabah telaşla hazırlanışlarına veremediği anlamı kendine sorun etmedi.
Adam, o sabah telaşla hazırlanışlarına kadının veremediği anlamı kendine sorun etmeyişini çok sevdi.

Kadın, okyanus kenarındaki dağlara batan günü seyretmeyi çok severdi.
Adam, okyanus kenarındaki dağlara batan günü seyretmeyi çok seven kadını seyretmeyi severdi.


Kadın, kumsalda yürüdü. İyi ki geldik dedi.
Adam, kumsalda yürüdü. İyi ki geldik diyen kadını sevdi.

Kadın, okyanus kenarındaki yürüyüşten dönünce, hadi duş al demelerin anlamını bilemedi.
Adam, okyanus kenarındaki yürüyüşten dönünce, hadi duş al demelerinin anlamını bilemeyen kadını sevdi.




Kadın, duştan çıktı.
Adam, kadını öptü.

Kadın, akşam yemeğinden sonra ders çalışalım dedi.
Adam, hadi şimdi deyip, piyano üzerindeki kartları almasını istedi.

Kadın, piyano üzerindeki bir yüzünde yeni öğrenmeye çalıştığı dilde, diğer yüzünde kendi dilindeki okuma kartlarını eline aldı.
Adam; kadını, kartları, süprizi, heyecanı, geleceği avucuna aldı.

Kadın, batmaya beş kala güneşin ısıttığı banka oturdu.
Adam, batmaya beş kala güneşin ısıttığı banka oturan kadının yanına oturdu.

Kadın, ilk karttaki ilk kelimeyi okudu.
Adam, ilk karttaki ilk kelimeyi doğru okuyabildiği için kadını öptü.


 
Kadın, mutluydu.
Adam, kadının mutluluğuna mutlu.

Kadın, son okuma kartına geldi. Güneş batmak üzereydi.
Adam, son okuma kartına gelince, avucunu sıktı. Güneş henüz batmasın istiyordu.

Kadın, son okuma kartındaki kelimelerin fazlalığını fark etti. Bu benim değil dedi.
Adam, son okuma kartındaki kelimelerin fazlalığını fark eden kadının şaşkınlığını fark etti. Asıl onlar senin dedi.

Kadın, kartı okudu, yeni öğrenmeye çalıştığı dilde.
Adam, kartı okuyan kadını çok sevdi, kendi dilinde.

Kadın, kartın diğer yüzünü okudu, kendi dilinde.
Adam, kartın diğer yüzünü okuyan kadını çok sevdi, kadının dilinde.

Kadın, kartta yazana, evet dedi öğrendiği dilde.
Adam, kartta yazana, evet diyen kadını sevdi bildiği bütün dillerde.

Kadın, adamın avucuna baktı. Yaşlarına engel olmadı.
Adam, avucundaki yüzüğü parmağına takarken kadının akan yaşlarını öptü.  



Kadın, adamı çok sevdi.
Adam, kadını daha çok.






Fotoğraflar / deviantART

21 Mart 2010

AKŞAM AKŞAM GÜLÜMSEMEK



Güzel(e) uyanmak gibisi yoktur
Güzel(le) uyumak gibisi de...

Bu ödül güzel başlayan bu günün
Güzel bitişi oldu
İçimi ısıttı
Beni gülümsetti

Yüreğinin hissedilmesi gibisi yoktur
Yüreği hissetmek gibisi de...

Değerinin bilinmesi
Hele de değer
Yaşıyla, yaşanmışlığı ile
İçinde gizli bir sarrafı barındırıyorsa
Sizi yaşama bağlayandır

Teşekkürler