Pazartesi, Mayıs 29, 2006

Kulağım Bile Anladı...

Ayşe Arman bugün Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesine Evren Yiğit’in bir yazısını aktarmış.
Ben de bloguma taşımak istedim. Önce adı çekti ilgimi. Evren…

Ben yaşlarında olmalı diye düşündüm. Ben yaşlarında Evren isminde kız sayılıdır. Seksenlerle birlikte akın akın doğan Evren isimli erkek çocukları ile karşılaştırılamazlar bile.

Öyle midir acaba???
Sonra "google" da bir "search"

1978 doğumluymuş ve de erkekmiş. “Denizkızı”na ne oldu peki?
Sonra onun başka biri olduğunu fark ettim.
Bir Evren Yiğit daha var ama onun bir de soyadı var: Geniş.

Sonra başka sitelere de bakınca anladım. O Küstah dergisinin kadın kahramanıydı.
Kadındı…
Belki benim yaşlarımdadır düşüncesi beni gülümsetti. Neden takıldım ki buna kadar…

Bir de tanım vardı onunla ilgili ekşi sözlükte.
“Bond kızı karizmasında olup da Türkan Şoray ağırlığında olan.”
Tekrar gülümsedim.

Sonunda öğrendim çok çok genç ama sıkı bir yetenek olduğunu.

Ve şimdi sıra yazıda.
Yazının bir başlığı var mıydı bilmiyorum ama ben ona bir başlık uydurdum burada…


***

KULAĞIM BİLE ANLAMIŞ

Kulağımın içi kaşınıyor.
Felaket.
Önce azar azar başlıyor kaşıntı, geceleri. Sonra artıyor.
Kaşımak da bir zor ki kulağın içini. Bir türlü geçmiyor.
"Ne yapsam acaba?" diyorum. Günler geçtikçe daha da artıyor.
Doktora gitmeye karar veriyorum. Arkadaşlarıma soruyorum "Tanıdığınız iyi bir kulak burun boğazcı var mı?" diye. "N’oldu ki?" diye soruyor arkadaşlarım. "Kaşınıyor kulağım" diyorum. "Uyuyamıyorum geceleri, kulak kaşınmasından!" Bir doktorun adını söylüyor bir tanesi. "Çok iyi doktordur" diyor. "Kimsenin çözemediğini çözer, iyileştiremediğini iyileştirir."
Gidiyorum doktora. Gözlüklü, şirin bir amca. Elinde bir büyüteç, kulağıma bakıyor.
Şaşırıyorum önce. "İçinde kaşıntı var" diyorum. "Öyle büyüteçle ne anlayacaksınız ki?"
"Yok" diyor, "Ben çoktan anladım ne olduğunu da, şimdi daha iyi görmek için bakıyorum." "Nedir?" diyorum doktora.
"Eski sözler kaçmış kulağınıza" diyor.
"Nasıl yani?" diyorum. "Kimin sözleri?"
"Bakacağız" diyor. Sonra bir alet çantasından kocaman, ucu ince, cımbıza benzer bir alet çıkarıyor. "Yan durun. Kıpırdamayın" diyor bana.
Biraz irkiliyorum."Eski sözler" diyorum, "Ha?" Cımbızın ucu kulağıma giriyor, canımı acıtmıyor nedense.
"Bir erkek sesi bu" diyor. Sanki bir uğultu duyuyorum. Cımbızı çıkarıyor kulağımdan. "Yalan kaçmış kulağınıza!" diyor doktor.
Yalana bakıyorum.
Küçücük bir şey gibi gözüküyor. "Vay be! Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş?
Hangi yalan peki?" diyorum. "Durun, bekleyin" diyor doktor. "Dikkatli olmamız lazım.
Tekrar kulağınıza kaçabilir. Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız." Yalanı tüpün içine koyuyor. Kapağını da kapıyor tüpün.
Serbest kalıyor yalan.
"Seni seviyorum" diye cılız bir ses geliyor tüpün içinden.
"Yalanmış ha?" diyorum.
Kulağım bile anlamış, kalbim hálá anlamıyor...

***
Böyledir kalbinde sevgiyi büyütebilenler.
Göz görür, kulak duyar, ten hisseder ama o koca yürek anlamaz.

Umarım yüreğinize inan biri sevmiştir sizi.
Yoksa çok yazık,
Hem size hem yüreğinize…
Posted by Picasa

3 yorum:

Şuşu dedi ki...

Çıktım yangın merdivenine bir cigara tellendiriyordum. Sonra birden düşüverdi niyeyse aklıma. Bu ekimde tanışmamızın 15. yılı olacağı. O gün doğan çocuklar kocaman delikanlılar olmuşlar biz de bir o kadar yaş almışız. Ne zaman geçip gitti onca zaman ben hiç anlamadım ama hiç de kızıp üzülmedim. Dediğin gibi belki de... yüreğimize inanan biri sevdi mi bizi ve biz de sevdiysek hiç koşulsuz zamanın hiç bir anlamı olmuyor.

Anonymous dedi ki...

Birini tanimak için zaman hiç bir zaman yetmezsede, 10 yilda yinede azicik tanirsin sevdigin kisiyi.

10 yil boyunca, ne yaptiysam hep tutkuyla yaptigimida bilirsin. Beklentisiz ve kosulsuz hep sevdim seni.

Ornek aldin yazida kendime yer bulamadigima uzuldum ilk basta, sonra bu beklentimin komik oldugunu farkettim.

Ben zaten biliyorum bir birimizden uzaklarda olsakta ; arada yillar geçsede ; yaslanmanin otesinde pek fazla bir sey degismemis olacak.

Bu gun eskilerden bahsederken nasil gozlerin isil isil oluyorsa ve gulumsuyorsa, yillar yillar sonra bizi hatirladigindada gozlerin gulumsiyecegini biliyorum.

Zaman bir sihir gibidir.
Bazi seyleri olumsuzlestirebilir.

Tek dilegim, guzel anilarinla yasaman.

Anonymous dedi ki...

Bir zamanlar okumustum bu yaziyi, kirgin halde yazmistir dusuncesiyle, cevap vermemeye karar vermistim....,

Aylar geçmis uzerinden ama yazi hala orada duruyor bir tabela gibi, dusuncelerinin degismedigini anladim.

Içim burkuldu, çunki o yazi orada benim için yazildigi dusuncesi içimi acittigini farkettim.....,

Oyle olmadigini bildigim için içim acidi, seni seviyorymlarin hepsi hepsi herzaman gerçekti....,

Halada oyle Evrenim.

$uat