Pazar, Kasım 05, 2006

SEVGİLER

Uzun zamandır yazmamıştım. Nedeni basit kendimce:
yaşadığım şehir, evim, komşularım, yemek yediğim yerler, dolaştığım sokaklar, alışveriş merkezleri ve niceleri... DEĞİŞİYOR.
Telaşlıyım yani. Şaşkınım hatta biraz. Belki şoktayım.
...
Sonra bir gün bir mail geliyor, bazen de bir telefon.
Hayat tekrar anlamını buluyor.
İfadelerdeki tedirginlik yerini anlık gülümsemelere bırakıyor.
Yürek fark ediyor. Herşey değişse de
dostluklar hep baki...
Daha önce de yazmıştım değil mi,
"nerede nasıl bırakığınız değil biraraya geldiğinizde nereden başlayabildiğinizdir dostluğunuzu belirleyen"

Bu akşam o dostlardan birinin yazdıklarını paylaşmak isterim sizlerle.
Teşekkürlerimle birlikte...


Sayfalarında ufak bir gezinti ile neşeyi sitende üzerini bir hüzünle örterek gizleyebildiğini fakat bir o kadar da, yazamayanı bile yazar hale getirebildiğini gördüm. Nereden mi biliyorum o benim işte yazamayan. Bunları yazarken yazar mı olduğumu düşünüyorum? Tabi ki hayır. Ben o kadar yazar değilim ki yazarken noktalama işaretlerini bile doğru yere koyamam. Hani derler ya “doğru yerde doğru insan” bunların ikisine bile bir arada rastlamışlığım olmamıştır şu 3 onluk hayatımda. Ya da “bu bana bir işaret olmalı” diye bulunduğu durumdan ders çıkarmışlığım. Hangi durumun neye işaret ettiğini hiç kezleyememişimdir. Sanırım benim işaretlerle ilgili bir sorunum var. Tüm bunları anlayabilen ve kendine yüksek bir dirayetle paye çıkarabilen insanlara imrenerek bakmışımdır. Hatta çoğu zaman bakarken de kendilerine yakalanmışımdır.

Aslında ben Evrenin şöyle bir “Takı”larına bakmaya gelmiştim fazla durmayıp çıkacaktım. Ne kendimin yazarken ne de kendisinin yazdıklarımı okurken ayıracağı vaktini almayacaktım. Ama burada her şeyin takılardan ibaret olmadığını başta da dediğim gibi hüznün arkasına gizlenmiş ince bir siluetle bize gülümseyerek bakan neşe ne ise, takıların arkasına gizlenmiş “takıntı”lar da aynı şekilde dikkatimi çekti.

2 yorum:

Şuşu dedi ki...

Canım,

Yazamadım nicedir, kızma bana. Sebebi öyle erkek arkadaş yapmak falan da değil ha :)Hep dilinde ya bu aralar! Bi kere sen çok serdin, az güncelledin siteyi. Sonra yazdın ben takip edemedim. Neyse ki uzun uzadıya açıklamalara ihtiyacı yok bizim dosttan öte kardeşliğimizin. Biliyorsun ki aklımda olamadığında da rüyalarımdasın :)Allah böyle bir yetenek vermiş işte. Sen anlatamasan da bazı şeyleri görürüm ben her halükarda.

İki gündür yakalayamıyoruz birbirimizi sanal ortamda. Ben de şu boş anımda döktüreyim istedim iki satır. Bir de istedim ki diyeyim "her şey değişir ama nice mesafeler girse de araya değişmez bizim dostluğumuz".

Bi de çok özledim. Ne zaman yolun düşecek buralara?

Evren dedi ki...

Bilenler bilirler kardeşliğimizi hatta takılanlar olur siz kozmik ikizsiniz diye... Bu durumda fazla söze ne gerek ne mesafe ne de adamlar girebilir aramıza. :)