Salı, Aralık 25, 2012

Kal Geldi




Uzun zaman olmuş iki satır karalamayalı deyip oturdum klavyenin başına. Oturdum oturmasına da kal geldi. Uzun zamandır vakitsizlikten ve evde de internet olmayışından mütevellit okuyamadığım blogları ziyarete gittim, kimine buralardaydım dedim, kimine sessiz bir merhabayı bırakıp gittim. Kimini özlediğimi fark ettim, kiminin kelime dizilimlerini hiç sevmedim.

***
Olmadık zamanda yarım kalan bir hayat, o hayata dair hayaller ve daha fazlası... bulur seni. Dünyanın düzeni bunun üzerine kuruludur. Sen karar verdim dersin, o kararını test eder. Genellikle de arkandan güler. Plan meselesi yani...

***

Bir seneyi daha devirmeden hemen önceye denk gelen İstanbul yolculuğu hem iyi geldi hem de düşündürdü. "Fast Meyhaneye" dönen Cumhuriyet, rakı içeliberi böyle eziyet görmeyen bünyeye iyi gelmedi. İstanbul beni, ben İstanbul'u özlemişim ama hasretlik de bir yere kadar deyip evde oturmak da iyi geldi. Elalemin insanları -20, -40 ve hatta -50 derecelerde bisiklet tepesinde dolanırken, bir avuç kara teslim olup da karşılara geçmeye üşenen bünye ile önce kavga edildi, sonra da bir kanepe tepesinde gül gibi geçinildi ki, hayat böyle bir şeydi.


***
İnsan güzel bi gecenin orta yerinde "nasıl olurdu acaba" diye düşünüyorsa o gece o kadar da güzel değildir gibi geldi.
Durup dururken buna benzer bir mail attım. Cevap gelmedi... Cevap olarak ne bekliyordum emin de değilim. Aslında durup dururken kısmında birazcık şata* yaptım. Durup dururken bu maili atmadım. Güzel olduğunu düşündüğüm bir gecenin orta yerinde, "şimdi burada olsaydı" diye düşündüm. Gülümsedim. Çok daha güzel olacağını biliyordum, ama hayat seçimlerden ibaretti ve ben oradaydım. Gene de o maili atmadan edemedim. 

***

Yeni bir yıl geliyor... Bir liste hazırlasam dedim, yeni yıldan ne bekliyorum... Sonra cümleyi şöyle değiştirdim. yeni yılda kendimden ne bekliyorum diye sordum. Buyurun cevaplar;

  • Daha sağlıklı olmak için yaşam tarzımda birazcık değişiklik yapabilmeyi -mesela düzenli spor-
  • Can dostumu gittiği yaban ellerde ziyaret edebilmeyi -en azından bir haftasonu için-
  • Oralara kadar gitmişken üç beş yer görüp belki bir tren yolculuğu ile 2 taşla 3-5 kuş vurmayı -şöyle bir on gün ne güzel olur-
  • Kardeşimin yanına gitme hayalinin ötesine geçmeyi -hem avrupa hem amerika aynı yıl içinde biraz fazla olur ama olmaz olmaz demeli-
  • Yalnız kalmamayı -yine yeniden bir çift olmayı-
  • Daha az inatçı olmayı -mükemmel diye bir şey olmadığını ara sıra kendime hatırlatmayı-
  • Hayal kurmaktan asla ama asla vazgeçmemeyi -ne de olsa gerçekler hayallerden feyiz alır di mi?-
  • Gülümsemeyi ve hatta daha çok gülmeyi -yakışıyor haspama elde değil-
  • Biraz daha büyümüş ve sakin kalmayı öğrenmiş olmayı -telaşla koşuşturmak yorgun düşürüyor insanı-
  • Huzurlu olmayı ve huzur vermeyi -okyanuslar gibi sonsuz denizlerin kuytudaki kıyıları gelir aklıma-
  • Bana verilen işle yetinmeyi öğrenmiş olmayı - nedense iş benden önce gidiyor, vardığım yerde hep iş beni buluyor-

Daha da uzar gider bu liste ama, uzamasın istiyorum... Azla yetinince çoğalıyormuş insan. Böyle derdi bir arkadaşım, sırtında çantası o köy bu kasaba benim  dolaşıp dururdu. Belki, belli mi olur... 

Dilediğiniz, düşlediğiniz, yüreğinizden geçirdiğiniz, yüzünüze yansıttığınız gibi bir yıl olsun... 
Dostluğun sıcağında, huzurun kucağında, aşkın kollarında bir yıl geçirmeniz dileği ile...


Kendime Not: Sen ki, oturdun mu parmakların işlerdi hızlı tren gibi, hızına yetişemezdin kelimelerin, gel gör ki yılın muhtemelen son yazısını yazmak ki, ne anlattın derler adama, 4 saatini aldı. Araya iki telefon görüşmesi, onlarca "recipes", bir de pinterest turu karıştırdın. İlle yazacam dersen böyle bir yazı çıkar ortaya karışık, anlayan beri gelsin dersin ki bir gelenin bile olmaz. Hem sen herkese iyi yıl dileklerini ilettin mi? Yüreğince olsun dedin mi? İyi halt ettin, aferin!





şata: 4 yaşında, yalanı bilmeyen ve onu kandırmaya çalıştığınızı hissettiğinde şakacı olduğunuzu belirten , "k" yerine "t" harfi kullanan bir akıllı bıdıkın en saf kelimesidir.

görsel / 1x.com

10 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

SENİN KİM/ler/İ ÖZLEDİĞİNİ BİLEMEM AMA BEN SENİ GERÇEKTEN ÖZLEMİŞİM. HELE DE BURADA OLDUĞUNU OKUYUNCA, İNCECİKTEN... BİR ahhhh!! DEDİM!!

parıldayan çiçek dedi ki...

Yapmak istediklerini gerçekleştirmeniz dileğiyle size iyi yıllar

Budeliçocuk dedi ki...

Başkasından bir şey beklemektense insanın kendisinden beklemesi daha bir güzel geldi bana..:)

Sevgili dost umarım ki iyisindir..

Yeni yılda dilediğin her şeyin gerçekleşmesi dileği ile..
Selam ve saygılar..:))

E S M İ R dedi ki...

Akıllı bıdık,ne şeker bi şatacıymış öyle.)

Sıraladığın bütün dileklerinin gerçek olacağı bir yıl dilerim evrencim...sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Mutlu yıllar...

Evren dedi ki...

hasretimin senfonileri, öyle ters bir zamanda öyle sıkışık bir programla geldim ki... biliyorsun senenin tek kar yağan günüydü ve ben oralardaydım. dilerim daha güzel daha güneşli günlerde bir kahve içimlik zamanlarımız olsun. İyi yıllar diliyorum.

Evren dedi ki...

parıldayan çiçek, dilerim bu yıl biraz daha fazla parıldarsın...

Evren dedi ki...

mutlaka başkalarının da bizim için yapacağı şeyler vardır ama onların bile yapabilmesi için önce bizim izin vermemiz gerekmiyor mu? ille ki önce insanın kendisi bu deli çocuk... sevgiyle yoğrulacağın bir yıl olması dileklerimle...

Evren dedi ki...

ah esmirim bir tanısan... öyle şeter ki ;) öperim sevgiyle...

Evren dedi ki...

senin de mutlu, keyifli, huzurlu bir yıl geçirmeni dilerim aysema... sevgiler...

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy