Salı, Ocak 15, 2013

Denizin Kenarında





Sanıyorum kendime ait bildiğim ve değişmeyen iki şeyden biridir; denize yürüme mesafesinde olmanın bana verdiği huzur. İstanbul'u benim için vazgeçilmez kılan şeyin ne olduğunu bulmaya çalışırken ilk kez fark ettim; yaşadığım on yıl boyunca her iki yakada da ben denize yürüyerek varabildim. 

Dün çalışma odamın penceresinden güneşin kollarının değdiği ormanlık alana bakıp hayaller kurarken peşimi bırakmadı bir duygu; keşke denize yürüyebilseydim. 

Hava ılınmaya, kış da vitesini -baharın gelmesini istermişcesine- küçültüp güneşe izin vermeye başlayınca, aklıma düşer denizin ıssız kalan kıyıları... Kalabalıklaşmadan gitmek isterim bir koca kış boyunca denizin içinden kıyıya bıraktıklarını bulmaya. 

Ama bana deniz mi dağ mı desen... Dağ derim. Dağın yüceliğini, ağaçların kokusunu, kuşların sesini, bulutlara yakın olmayı, eriyen karların sesini dinlemeyi severim.

Bir arkadaşımın da dediği gibi oturma odası deniz olanlar şanslıdır bu dünyada ama bir penceresi olsun ormana açılıyorsa çok daha şanslıdır bana göre.

Dilerim, bir gün bir yerde düşüm dönüşür gerçeğe de kavuşurum denizin kokusuna karışan orman kokusunun keyfini sürmeye...



Görsel / buradan

5 yorum:

aysema dedi ki...

Sevgili Evren, evimizin önü deniz, arkası orman. Gel desem...

Evren dedi ki...

ah nasıl güzel olurdu, gülen yüzünle gülmek... sohbetine eşlik etmek. belki bir gün. niyetine girince o da olur. sevgiler...

Budeliçocuk dedi ki...

Bu resim bana neleri hatırlattı bir bilsen..!

Evren dedi ki...

Yazmalısın blogunda bence :)

Budeliçocuk dedi ki...

Bir gün..belki..:)

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy