Pazar, Ocak 22, 2006

Günü Yakalamak…

Haftasonu önemli bir konuğumu ağırladım aslında. 7 yaşında yakışıklı, akıllı ve olaylara yaşının üstünde bir olgunluk ve farkındalıkla bakabilen benim minik sevgilimi. :)
Annesinin işi çıkınca o da teyzesi ve annenesi ile bana geldi. Playstation ile çeşitli oyunlar oynadıktan sonra ‘upwords’ e yeni bir yorum getirdik ve kelime yazma tahtası olarak kullanarak zorluk derecesi yüksek bir kelime bulma oyunu oynadık. Oyunu o kazanınca gece kitap okuma cezası almış oldum. ‘Çıngıraklı Zürafa’ adlı öyküyü okuduk sonrasında bütün sevdiklerine dua ederek uykuya daldı. Uykuya dalmadan önce konuştuklarımız kafama takıldı. Ne zaman yatacaksınız dedi. Ben de ona “uykumuz gelince” dedim. O da, “uykunuz geç gelince, siz de geç uyuyorsunuz, sabah da bir o kadar geç kalkıyorsunuz, gün bitip gidiyor” dedi. Ben de bunun üzerine ev halkına yeni bir kural getirdiğimi ilan ederek sert bir sesle buyurdum. “Ey ev halkı bu tarihten itibaren kim ki ATA uyandıktan sonra 10 dakika içinde yataktan kalkmaz işte o insan günü kaçırmış olur.” Bana kocaman bir gülümsemeyle baktı ve “ne yani sabah herkes erkenden kalkmak zorunda mı” dedi.
Oldum olası sevmem uyumayı. Annem anlatır, çocukken eve gelen misafirleri ne yapar ne eder sabahın köründe uyandırırmışım bin bir tembihe rağmen.

Ben günü yaşamayı severim. Işığı, güneşin yaydığı enerjiyi severim. Yeterince almalıyım günün bana verdiklerini. Umudu, yaşama sevincini…
Umudunuz hiç solmasın, yüzünüz hep ışıkla aydınlansın.
Evren
Posted by Picasa

4 yorum:

suat gulsen dedi ki...

Sadece eserler yaratmak icin degil ayrica yazilar yazmak icin dogumussun. Accayip duygulandim.

Super bir site yaratmissin.
Ilk sayfalari bu kadar guzelse, bir sonrakilerini hayal bile edemiyorum. Eminim bir birinden muhtesem olacaktir. Harikasin !!!

$uat

suatgulsen dedi ki...

Yazilarini cok cok begendim.
Cok duygulandim !!!

Eserlerine gelince kendimi bir "Muze" gezer gibi hissettim.

Gercekten hersey muhtesem.

Devam et ve ilham perilerin hic eksik olmasin.
$uat G.

Uzay dedi ki...

Bu yazi uzerine ben de birseyler yazayim bari. Sevgili ablamin dediklerine her ne kadar katilsam da, kendimi "geceleri" savunma ihtiyaci icinde hissettim. Gece neden guzeldir?
Bir kere karanliktir gece. Aydinlatmak istedigini aydinlatir, gerisine karismazsin. Canin isterse hicbir sey yakmaz karanlikta oturursun. Gunduz hic oyle midir? Her turlu insiyatifi elinden alir, aydin ve isikta olmaktan baska caren yoktur. Secim ozgurlugunu kisitlar.

Benim yildizlarla herhangi bir platonik veya romantik bir bagim olmamasina ragmen onlari gunese tercih ederim. En azindan gunesin o despot hukumdarligi yokdur gecede. Binlerce yildiz istedigi gibi yanip soner, hem de gunesten cok daha uzakta.

Ablam bilir, ben de kucukken herkesin kalkmasini isterdim. Ama oyle "kalksinlar, gunu yasasinlar, bak ne guzel gunes lay lay lom" diye degilde, can sikintisindan patlamamak icin. Simdi biraz degisti bakis acim. Geceleri (ama saat 9, 10 degil benim bahsettigim, bayagi gece, oyle aksam maksam degil yani) pek kimse olmaz etrafta, sokakta az kisi gezer; evdeysen yatmistir ev ahalisi kesin. Sonra istedigin kadar otur gece senin! Az kisiyle paylasirsin, tabii milletin isi gucu var uyur. Birak onlar kapissin gunu gece sana kalsin. Sonra sabahin ilk isiklarini kacirmaktan falan korkuyorsan, otur sabaha kadar kim tutar seni! Seyret sevgili gunesi, sonra ona nazire yaparcasina "oh bu kadar yetti, bana musaade, hadi size iyi gunler" deyip, gunese naz yaparak salina salina odana cekil, devir kafayi. Sonra gunes istedigi kadar yollasin isinlarini, seni rahatsiz etmesi mumkun degil garibanin, kendini bosuna hedere etsin dursun artik.

Benim bir de sahsi sebeplerim vardir. En onemlisini yazayim ve bitireyim. Gunesi pek sevmem. Butun yil karanlikta oturmak istemem tabi ki de, bana gunes batar. Yazin ogle saatlerinde mumkun degil adim atmam disari. Sicak basar, kurdesen dokerim. Hakkaten sinirim bozulur karakterim degisir, nemrut ve cekilmez olurum (sanki nemrut cok cekilir birseymis gibi, neyse...). Yani esin dostun ziyan olmamasi icin benim gunesle cok sik bire bir kalmam engellenmelidir. Alisverise, gezmeye, hatta denize bile gitmem.

Amma cok yazdim. Yeter. Ise doneyim. Zaten uykum var, gece gene oturdum saat kaca kadar. Manyak miyim neyim!

Evren dedi ki...

Sonunda...
Sana ulaşmak ne güzel. Geceleri ayrıca anlatacağım. Ben de severim geceyi. Senin kadar olmasa da.
Tasarımlarını gece yapabilen biri olarak nasıl bu savunmaya destek olmam.
Yanında götürdüğün kolyelerin fotoğrafını gönderirsen burada sergilemek isterim.
Çok öpüyorum seni.