Pazar, Aralık 28, 2008

BAŞIMIN AĞRISI

Tamam üstüme daha fazla gelme biliyorum ben davet ettim seni perşembe günü. Ama sence de ziyaretin kısa olanı yerinde olmazmıydı. Kaç gün oldu. Tamam besliyorum seni kabul, sen de karın tokluğuna oturuyorsun başımın üstünde. Tek yaptığın yer değiştirmek. Öne arkaya sağa sola üste alta. Hayır anlamadığın şu işlerim var benim, yaşamak zorunda olduğum bir hayatım. Yetiştirmek zorunda olduğum işlerim. Evi temizlemek gerek mesela, sen varken mümkün değil ki sevmiyorsun gürültüyü. Ders çalışmalıyım ama o da mümkün değil ne ışığı seviyorsun ne de odaklanmayı.

Sen huzursuzluk, rahatsızlık ve de sıkıntı veriyorsun bana. Başımı kaldıramamz oldum anlasana. Umrunda değil farkındayım, üstelik yüzsüz bir tavrın var son zamanlarsa. Yoksa onca sözden sonra bir dakika duramaz, durulamaz ama söz konusu sen olunca hayretle bakıyor insan. Telaşlanmıyım diyorum kendi kendime, geldiği gibi gider. Şu saat oldu hala benimlesin ve korkarım bu sabah da gitmeyeceksin. Ama artık kızmaya başladım. Git artık. Gelme bir daha.

Sabah uyandım, 8:30 da ve inanamadım başımın ağrısı hala burada...


4 yorum:

Nily dedi ki...

geçmiş olsun Evren, gece uyuyup sabah uyandığında hala başında buluyorsan misafirini bence ihmal etmeden bir doktora görünmelisin.. zordur bilirim, sadece yorgunluk ve stresten dolayı olabilir ama sen yinede ihmal etme..sevgiler..

Evren dedi ki...

Haklısın Nily; bazen geçiştirdiğimiz şeyler hayatımızın önemli dönüm noktaları olabiliyor. Sevgiler...

ferkul dedi ki...

geçmiş olsun

Evren dedi ki...

Sağol Ferkul hosgeldin bu arada:)