Perşembe, Eylül 06, 2012

Eylülde Gelin Olmak



Eylül dendi mi hüzünlerim toplanır gelir bana. Bir mevsim dönümü rüyası gibi, mutluluğun ortasında düğün alayı olup serpilir. Sabahların kokusu değişir, gecelerin rüyası... Ben gözü yaşlı, içi kaygılı, yüreği pır pır bir gelin oluveririm. Eylül kadar güzel olurum, eylül kadar yalnız. 

Eylül, yazın kalabalığını üzerinden atmış, biraz yorgun, biraz yaşlı bir hanımefendi gibi gelir bana. Ar sahibi, had sahibi, yerini bilen biri... Bakmayın böyle ağdalı laflarla Eylül'ü karşıladığıma, ne ben o hanımefendi olabilirim ne de o kadar hüznü taşıyabilir güleç yüzüm. Ben gülümserim. Anladığım için, kafam basmadığı için, yıldız olduğum için, bir baltaya sap olamadığım için... İçinlerim çoktur. Niyelerim daha çok. Neden Eylül hüzün yüklenir, yeşil renk değiştirdiği için mi? 

Oysa bir insanın yüreği her daim yeşerebilir. Yüreğin mevsimi ile doğanın mevsimi örtüşmese de... Bir yanı bahar, diğer yanı bakımsız bir bahçe gibi küskünse de... Eylül gelir. Yüzünde bir gülümse, "üzerine bir şey al, üşürsün" der... Eylül hep düşüncelidir. 

Ben bir de Nisan'ı severim; "artık zamanıdır üzerindekileri atmanın" dediği için... Birinde aşık olup, birinde gerçeği görürüm. Hangisi hangisidir bilmem, üzerimdeki hırkadan anlarım... omzuma konan uğur böceğinden... bir de ortancaların hüznünden... 

Boynu bükük bir söğüt ağacı gölgesinden kafamı uzatıp teşekkür ederim: Bazen dilinden anlamasam da bu hayatın, bazen anlamadığım için "ben de senin" desem de... Severim. Öyle çok severim ki, yorulur bedenim. Eylül, "dahi kalk" der, tıpkı Nisan gibi... Bilmem hangisidir seslenen. Ben bana ses edene şarkı söyleyerek giderim. Ne de olsa  bir mevsim dönümü rüyasında elleri kınalı gelinim.


Eylül fısıldar arkamdan... 
Nisan ağıtlar yakar bir ana gibi... 
Her sabah yepyeni bir hayata uyanır yorgun bedenim. 
Güneşe selam ederim. 
Kapıdaki sümüklü böceğe... 
Sokağın mızmız kedisine... 
Bakkal amcanın top koşturan oğluna... 
Sokağın kaldırımını yapmak için kum taşıyan greyderdeki yaşlı amcaya... 
Torununun çantasını taşıyan dedeye...
Parke taşların arasından hayata tutunan sarı papatyaya... 

Yüreği güzel, 
hırstan ve kötülükten uzak duran ve 
teşekkür etmeyi bilenlere 
SELAM OLSUN

 Eylül geldi, duymayan kalmasın...

12 yorum:

Pilli Petro dedi ki...

nisan ve eylül iki vazgeçilmez ayım. biri doğumum malum diğeri..
nihayet yazdın diyorum Evrencim, özlemişim :))

öpüyorum çok, üzerine hırka almayı unutma geceleri artık balkonlar serinledi :)

guguk kuşu dedi ki...

yaşasınnn sonbaharrr

Sokak Kedisi dedi ki...

Evrenim seni de çok severim, eylülü de, eylül geliniyim ben de :)

Gerçeklerin rüyalara dolandığı bu nefis karşılamanla eylüle selam olsun, öperim...

Evren dedi ki...

hırka da kâr etmez bazen bir sevgili nefesinedir ihtiyaç... bir yaklaşır kulağına ısınır dünyan sen fark bile edemeden.

öperim heyecanlı pillim.

Evren dedi ki...

yaşasın tabi... mevsimler gelip geçse de, biz dünyaya kötü davranıp onu mahvetsek de, o ne güzel gelir bize, bazen sıcak, bazen ılık, bazen yağmuru, bazen bembeyaz karı ile görün der bize... iyi ki değil mi guguk kuşum.

Evren dedi ki...

sokağımın kedisi, nasıl da belli ediyor değil mi gezgin ve huzurlu ruhlar kendisini. öperim kocaman. düşlerin gerçek olması da gerçeğin düş gibi olması da bizim elimizde. yüreklerimize sağlık değil mi?

cem dedi ki...

eylülün oyunu da olurdu bu, bizler bu kadar hassas olmasaydık.

Evren dedi ki...

olalım olalım, hassas insanlar çoğalsın cem. acıdan geçip güzelleşsin tüm insanlık. eylülün oyununda çocuk olup ıslanalım yağmurlarla... bir sezen şarkısı olalım. sırf fikirleri bizle örtüşmüyor diye kızgınlıktan ne söylediğini bilmez insanların inadına.

cem dedi ki...

sırf fikirleri bizle örtüşmüyor diye kızgınlıktan ne söylediğini bilmez insan olmuş olabilirim, bazen oluyorum da. ben miyim o?

öyleyse çok pardon hani, iyi zamanlarım olmadı çok zamandır.

Evren dedi ki...

yok yok o insan sen değilsin, o insan da değil zaten :) taş başkalarına, yeri gelmişken atayım dedim.

iyi zamanların olsun, çok daha iyi zamanların. sevgiler...

E S M İ R dedi ki...

Eylül ayının, bazen hırçın, bazen sakin esen rüzgarları, bardaktan boşanırcasına yağan yağmurları...nasıl da bir başka güzeldir! toprağa düşen her damlada içimizde yeni filizler açtıran sonbaharın ilk göz ağrısı Eylül ayı, dokunduğu her canlıya umut olsun, aydınlık olsun, aşk olsun...

Ne güzel 'merhaba' demişsin Eylül'e! Bu güzel Eylül dileklerine tüm yüreğimle katılıyor,ben de sana aynı temennilerle 'selam olsun!' diyorum .. Evrencim.

bir de; "neşem de sen, hüznüm de sen, bilmem ki nasıl söylesemmm" diyor trt.müzik'de şu an:))bu şarkı da benden sana gitsin Evrencim.))sevgilerimle...Güzel bir Eylül ayı ve iyi haftalar dilerim...

Evren dedi ki...

esmirim, ne güzel dileklerle sayfamı renklendirmişsin. az önce fark ettim yorumu. nasıl da gülümsedim. bir de ben o şarkıyı pek severim, hemen mırıldanı verdim. iyi geldin. hoş geldin. bütün dileklerini aldım kasım ayının günlerine böldüm. öperim. sevgiler...

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy