Salı, Eylül 11, 2012

Gülümsemek

Bu sabah tembel tembel yatakta oyalandım. Başucu kitaplarını şöyle bir karıştırdım. Biraz müzik dinledim ve ardından gazetelere şöyle bir göz attım. Ne arıyordum..?

Mumları...

Salon penceresinden girip, uzunca koridor boyunca yansıyan güneşin kollarını uzatıp da yatak odasında keyfini katmerleyen bünyeme hatırlattığı bu oldu:

Mumlar...

Bir telefon uzağınızda ama hep yüreğinizde olanın sesi sesinize değer de, gülümserseniz, ne düşer aklınıza:

Mum...

Bu gece bir şarap içmeli; Diren olacak o kesin, kırmızı olacak o da kesin... Boğazkere de olur ama sanki bu akşamki şehriyeli yahniye en iyi Merlot gider, akla yazılan Narince ise zamanını bekler.


10 yorum:

Ateş Böceği dedi ki...

:))) ÖPERİMM

Sokak Kedisi dedi ki...

Önüme geleni içesim geldi ama yapılmaz ki böyle :)

Parke taşlar var bende de, senin mum misali; parke taş döşeli bir sokak görünce burnum sızlar.

Yazayım en iyisi bir ara sokaklara düşen özlemlerimi....

Görselini usulca çalsam ayıp olur mu? :{

buraneros dedi ki...

Narince üzerine tam da bir yazı yazmayı düşünmüşken şurada onla karşılaşmış olmak ne kaddar gülümsetti beni, markaya zaten özel bir ilgim olmuştur her daim:)) Yazıyı okumadan önce, hatta sen yazmadan önce bir şehir üzerine düşünüyordum; fark ettim ki o şehiri düşünürken gözümün önüne gelenler, bende iz bırakanlar asla binaları, sokakları, tarihi eserleri değildi. Ama ben yine de izlerine çook ama çoook gülümsedim.

tutsak dedi ki...

sizin Narinceniz var sa bizim de Şirince miz var naaaaber ::)

Evren dedi ki...

ben de sana sarılırım ateşim böceğim :)

Evren dedi ki...

sokağımın kedisi, oysa hiç içesimiz yoktu değil mi? bir de yağmurlar başladı, bir de değişti toprağın kokusu, üzerinde bir de sis indi mi, içmesek olmaz değil mi ;)

görsel için sana balık tutmayı öğreteceğim çekirge :)

wordle.net

sen istediğin görseli yaratabil diye :)

Evren dedi ki...

sevgili buraneros... bazen bir şehir şehir olmaktan çıkıp ruhu olan bir bedene dönüşür, tıpkı bir şarkının, bir şiirin, bir cümlenin dönüşmesi gibi... ve o bedenden bir tek şey kalır geriye: kocaman kahverengi bir gülümseme...

bence sen yaz narince üzerine kısa bi hikaye...

Evren dedi ki...

eylül olmadı tutsak, gene maalsef... ama ekim olacak. izmirde rakı kadehlerini tokuştururken uzun uzun tartışırız şirince şarabı üzerine ;) hangisi kimi nasıl sarhoş edebilir diye...

hasret senfonileri dedi ki...

şöylesine uğradım.. ayrılamadım.. ne çok özlediğimi fark etmemişim..

Evren dedi ki...

ben de bu aralar şöylesine bir uğrayabiliyorum bloguma ve tabi ki dostların bloglarına da... ben de özledim. en çok da yeni kitabının öykülerini merak ettiğimi fark ettim. ne zamandır aklımdaydı... en kısa zamanda diyorum. öpüyorum.

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy