Cuma, Temmuz 22, 2011

Beni Yalnız Bırakın



İnsan kendini planlı bir şekilde, adım adım, gün be gün yani, yalnızlaştırabilir mi? Herkesi kendinden uzakta bir köşeye kendi sessizliklerinde yitip gitsinler diye bırakabilir mi? Onlarca sessizleştirilen her bir kelime, büyüyüp büyüyüp de akla, yüreğe, dile, güne sığmaz olup da insanı boğabilir mi? Yüreğin sıkıştığı zamanlara sığdırdığın nefes burnunun ucunda bir sızıya dönüşebilir mi?

İnsan kendini durup dururken ölümü düşünecek kadar başkalaştırıp, kendinin kendinden yitip gitmesine seyirci kalabilir mi? Peki bir kedi edinsen sen öldüğünde komşular seni kokmadan bulup da mezara koyabilir mi?

Hayat bir yerden sana gülümserken başka bir yerinden kan ağlayabilir mi?

Bu durumda yüzünde bir gülümseme, yüreğinde bir ağlama sesiyle kalabalığa karıştığında, herkes senin dertsiz olduğunu sanabilir mi? 

Palyaço gibi boyalı bir gülüşte, giderek derinleşen bir hüzün ne kadar saklı kalabilir ki? 

Diyelim ki, saklısındasın o gülüşün, gözlerin seni ele vermeden durabilir mi?



görsel / deviantart

10 yorum:

tutsak dedi ki...

Hepsi olabilir sevgili Evren sorduklarının hepsini yapmaya muktedir insanoğlu.
Kendisine ameliyat öncesinde 3 ay ömrü kaldığı söylenen bir kişi ameliyattan çıktığında ve narkozun etkisi altındayken, ''Aslan amcam sana hiç bir şey olmaz'' diyen yeğenine kükreyerek; ''Metro Golden Mayer'' diye espri yapıp arkasından 15-20 sene daha yaşamayı başarabiliyorsa.. İnsan her türlü acıyı örtecek katlanabilecek hatta yenebilecek güce de sahiptir.

Gurkan Genc dedi ki...

Her ne olursa olsun yaşamayı seviyorum..

Parpali dedi ki...

Ah be Evren... içimi okumak da değil bu. Ne bu yaptığın ben bilemedim. Sen söylesene...

Kara Kalem dedi ki...

Tutun ucundan dönsün dünya

Hayatımızda her şey olması gerektiği gibi kurgulanmıştır sanki. Çoğumuz bunun farkına dahi varamayız. Bazı anlar var olan herşeyin bizi yansıtmadığını, etrafımızdaki seslerin, kıpırtıların, tuhaf bulduğumuz uzaklıkların bile nedenleri olduğunu düşünürüz.

Oysa karmaşa, döndüğü sürece bizim merkezimiz, dünya ise fukaradır bizsiz. Dokunulmaz bir yalnızlığa sahip olmaya yeltenenler, şunu iyi bilmeliler ki, yalnızlık, uzun geçen zamanlar ve sonsuz bir kendine dönüştür.

O derinliklerde bile, inan bir gün gelir eğer istenmediğimi anlarsam, pusulamı oracıkta bırakır, başka bir bene, başka bir kendime dönmekten bir an dahi tereddüt etmem. Böyledir yalnızlık.

Ben yönümü kaybetmişken
Faydası yok
Beni yalnız bırakın

FKH dedi ki...

sakin olmak lazım derim ben..

Ali İkizkaya dedi ki...

Yol üstündeki bir köyün temiz hatta berrak tarifi,
Biliyorum ben de geçmiştim,
Gözünde hüznün dahi olamayacağı korkunç uzaklar var daha..
Sevgiyle...

y. dedi ki...

insan kendini sistemli ve öyle sessiz yalnızlaştırır ki, bir çırpıda usta işi bir katil gibi. üstelik dönünce geride gidecek kimse kalmasın diye çember tamamlanana kadar durmaz. insan yüzüne öyle maskeler takar ki evrenim, bin yıl yanyana dursan bakmasını bilemedikçe gözlerinin dibine mutsuzluğunu anlayamazsın.

asıl soru yokoluşumuz mu, bu soruyu sorana ne olduğu mu?

kucaklarım...

Evren dedi ki...

ne yazılır ki yorumlarınız üzerine...

yaşamak güzel elbette, her şeye rağmen hem de... ama bir de dostun dediği gibi, "nedir mutluluk ve huzur, sen onu bana tarif etsene?"

hepinize teşekkürler...

Tinkerbell dedi ki...

Ben yaptım işte bu dediklerini bu yuzden artık görüşmüyoruz..burnumun diregi sızlasada...

Milagros dedi ki...

Geçiyor hepsi.. İnsanoğlu uzaklaşmak istiyor ama uzaklaşamıyor.. Mutlaka birdostun göz hapsinde kalıyor, o dost konuşmadan olanı biteni hissediyor, gerekli yerlerde müdahale ediyor, gerekli yerlerde koluna girip yoluna eşlik ediyor..

Ama mutlaka geçiyor hepsi, insan kendini tekrar buluyor, gecenin sonu hep aydınlık oluyor..