Perşembe, Temmuz 07, 2011

Üzülmedim Demek Mümkün mü Sence

Dün gece içime kıvılcım düştü...

Çektiğim onca fotoğraf şimdilik elimde yok... Yoklukla birlikte aklımdaki onlarca anı da sanki uçup gitti. Yokluk koca bir delik oldu bulutsuz gecenin derinliğinde. İçine çekti ne var ne yoksa. Yıldızlar çıktı birden bire ortaya. Yazmak gerek dedim, fotoğrafı yüreğine çizerken, kelimeleri o çizdiğine iliştirmek... Ama ben çizemem ki...

Elimdeki 8 GB ve 2 GB iki ayrı küçük mavi SD karta baktım. Onlarla konuşmadım. Ama içimden "ne istediniz" dedim. Cevap alacağımı falan düşündüğümden değil elbet ama üzüntümü başka nasıl dile getiririm bilemedim. 

Diğer 2 GBlik SD kart ise içindekileri bırakıp sessizce uzaklaştı. Arkadaşlarının bana ettiğine bir anlam verememiş olacak ki, giderken onlarla bile vedalaşmadı. Belki de "sizinki de kartlık mı şimdi" dese, onlar  da insafa gelir ve içindekileri masaya usulca bırakırdı. Öyle olmadı. 

Biraz sessizce bakındım etrafıma. Elimdeki mavilikleri bırakıp kanepeye uzandım az zaman sonra, maille gelen fotoğraflarda aradım avuntuyu. Dışımda ararken içimde buldum dinginliği ve MAVİ böylece yazılmış oldu işte. İçimde bir yer serinledi, ısındığım sularımda kaldığım yerden yol aldım. Sokak sokak düz gittim, anı anı yokuş çıktım, huzur huzur koştum. Kendimce anıları böylece yüreğime çizdim. Kelimeleri onlara kanat yaptım. Maviliğin içinde süzüldüler ben gülümseyen turuncu bir manolya oldum. Olmaz deme insan hüzünlendiğinde, vakti evvel yüreğine değenlerin kanat çırpınışlarındaki sırra akıl ermez bence. Ara sıra üzülmekten vazgeçip, senden gidenlerin, sende bıraktıklarına sarıl sessizce. Kuşların kanat çırpınışları ancak böyle duyulur yalnız gecelerde. 









4 yorum:

tutsak dedi ki...

En kaliteli kamera gözlerimiz, en iyi hafıza kartı ise beynimiz aslında. Kaydettiği hiç bir şeyi asla yok etmez. Hepsi; tarihi, saati dakikası hatta saniyesi saniyesine kadar bir yerlerde mutlaka saklanmakta. Öyleyse üzülmene hiç gerek yok bence. Bizlerle görsel olarak paylaşamamaksa endişen şayet; senin kelimelerin yeter gözlerimizin önünde canlandırmamıza hepsini.

Evren dedi ki...

öyle elbet tutsak... ama eskiden olsa, o fotoğrafları kaybettiğimi düşündüğüm anda yıkılırdı dünyam. kartlar da değildi sorun laptop yuvasında bir sıkıntı vardı. ama ben onu keşfedinceye dek içimi dağlardım. büyüdüm mü ne, sakinlikle çözdüm. fotoğraflar sanıyorum elimde. yarın öbür gün belli olur, diyelim ki olmadı... kalemle çizemesem de, dediğin gibi, kelimeler var elimde.

Uma dedi ki...

gecmis olsun, evet seni cok sakin gordum , ne mutlu di mi :)

Evren dedi ki...

saolasın umam... sakinim alabildiğine... :)