Perşembe, Kasım 03, 2011

Duygu Seli




Neydi kıskandığım bilmiyorum. Ama hissettiğim duygunun kıskanmak olduğuna eminim. Bir erkeğin böyle bir duygu seline kapılma ihtimalinin çok zayıf olduğunu söyleyebilecek kadar kadınca bulduğum bir durum bu.

Belki adamı çok iyi tanıdığımdan, belki onun naif kelimelerinin yüreğime değmişliğinden, belki adamı çok sevmiş ve hatta aşkın en halini yaşamış olduğumdan, belki de yıllar sonra onu bir kadınla görmenin bende böylesine bir gelgit yaşatacağını hiç hesaplamamış olduğumdan, titredim. İçimden bir cız sesinin her hücreme çarpa çarpa geçtiğini hissettim. Sarsıldım. Ayaklarım aşktan değil de, onun ona yaşatabileceği duyguların yoğunluğundan kesildi. Bilmek bazen ne kötü. 

İnsan bir zamanlar sahip olduklarını bir zaman sonra sahip oldukları ile kıyaslamamalı. Çünkü hiç bir artı birbirini tutmadığı gibi, eksilerin de denk gelme şansı çok düşük. Ama dedim ya, kadınca bir duygu ile kıyasladım. Pişman mıyım? 


4 yorum:

Pilli Petro dedi ki...

pişman olsan da olmasan da yine kıyaslarsın. çok doğal bişi bu. bazen derinlere attığımız "unuttum" duygusu bu zamanları hesaba katmadan yapıldığından insanda o titremeyi yaşatır. ama sonra alışır insan bir daha o kadar titretmez emin ol. artık hazırsın her şeye...

Evren dedi ki...

her şeye ;) ve bu arada anladım ki pillim pişman değilmişim.

Parpali dedi ki...

Biliyor musun, yaşadıklarımla barışmadan yoluma devam edemediğimi farkettim ben. Zaten bir süre sonra, birilerini olmasa bile kendini affediyor insan. O hataya düştüğü ya da o insanı üzdüğü için affediyor kendini. Ama arada öyle aklına geliyor işte. Hatta hiç olmadık şeyler de düşünüyor sonrasında. Ama bitiyor.

Evren dedi ki...

kim edebiliyor ki parpalim, ettik dediğimiz her seferinde, ayağımıza takılan çakıl taşlarında bulmuyor muyuz geçmişi... belki de en önemlisi insanın kendini affetmeyi bilmesi.