Salı, Kasım 01, 2011

Garip




Yazmak istiyorum. Günlerdir yazıp siliyorum. Bu hal garip. Ama zaten günlerdir garip günler yaşadığımın altını çiziyorum. Bu garip günlere az önce bir de garip bir gece eklendi. Genelde ne diyeceğini, nasıl diyeceğini bilen biri olarak, bu aralar ne diyeceğini, nasıl diyeceğini ve hatta neden bir şeyler demek istediğini bir türlü anlayamayan bir ben var ki, işte bu her şeyin bir parça daha garip olmasına sebep oluyor. Garip bir duygu ile boğuşuyorum. Sanki; tüm gece rüya görüyor, sabaha karşı bu rüyaların özeti şeklinde daha kısa bir rüya görüyor ve sonra gördüğüm her şeyi unuttuğum ama bir şey gördüğümden emin bir şekilde uyandığım için de daha uyanır uyanmaz ne garip bir durum bu diye söylendiğim sabahların sayısı çoğalıyor. Gördüğüm rüyaların bana anlatmak istediği ve bence bu garip halden beni kurtaracak olan mesajlarımın bana ulaşmasını diliyorum. Bu aralar gördüğüm her rüya dilini bilmediğim bir ülkenin sokaklarında kaybolmuşken yol bulmak için çırpınmak gibi. Garip diyorum ya, aslında önüne çok eklemeliyim.

Bu hal üzerine yazıp çizebilirim ama ne garip ki, yatıp uyumak dışında aklıma yaratıcı bir fikir gelmiyor. Bağlantısız gibi durabilir, yani; yazıp çizebilecekken yatıp uyumayı istemek... Ama dedim ya garip bir hal içindeyim. Kısaca bir yanım kalk gidelim diyor öbür yanım uzun bir bip sesinin ardından otur diye yaygarayı basıyor. 

Hoş diyelim ki uyudum, ne malum rüyalarımı hatırlayıp da bu halden kurtulacağım. Rüyalarımı hatırlasam bile mesajları doğru algılayacağıma dair iyimser bir hal içinde olmama siz de gülümsüyor musunuz? Lafı fazla uzattım. Şimdilik hoşçakalın. Bir kaç güne sesim çıkmazsa bunun garip bir hal olduğunu bana hatırlatın olur mu? Bilirsiniz, susmak pek bana göre değil. 



6 yorum:

aysema dedi ki...

Bence yaşadıklarımız garipten de öte...
Keşke hepsi bir rüya olsaydı... Sevgiler...

y. dedi ki...

soğuk algınlığıyla beraber geldi, sonra soğuk algınlığı geçti uykularım kaldı. çözemeyince insan, çaresizleştikçe, hani gidecek yer yok, ne desek faydasız, uykuya kaçıyor, çöken ruhunu kurtarmak için. ve soranlara fiziksel bir mazeret sunuyor. garip mi, değil evrencim, insan insan olunca ve zaman zaman bundan utanınca kaçıyor istemeden, rüyalarındaki o çok eski deliğe ve sustuğunu bile unutana kadar uyumak istiyor.
kucaklarım kocaman...

Emreskopi dedi ki...

Fazlasıyla gariplik yaşantılarımızın her alanına artarak girdi bu sene. Küresel bakın. Daha büyük resme bakın. Zaman da giderek hızlanıyor ve hiçbir şeye yatişemiyor gibi misiniz? Uyku düzeninizde değişim ve sabah karşı dinç uyanmalar var mı? Doktorların birşey bulamadığı bedensel bulgular yaşıyor musunuz? Ya ekonomi ve politikalardaki değişimler? Neredeyse 2 aydır çoğunuzdan habersiz dünyanın pek çok bölgesinde sokaklarda yaşayıp eylem yapan insanlar? Belki blogum sizi aydınlatabilir. Benimki de "Evren"le başlıyor. Sevgiler...

Evren dedi ki...

sevgili aysema, dediğin gibi yaşadıklarımıza, nefes aldığımız bu topraklarda dönen oyunlara ve alınan kararlara ve katlanılan sonuçlara garip demek yetersiz kalıyor. dilerim çocuklarımıza bırakacağımız daha güzel günler olacak. ben umudumu kaybetmiyorum.

Evren dedi ki...

bazen de hiç uyumamak... saatlerce konuşmak, bakışmak, hiç sabah olmasın istiyor mesela ya da karanlık bir an önce çöksün istiyor. uykuda geçen zamana kıyamıyor hep uyanık hep gözleri gözlerinde, elleri ellerinde olsun istiyor. ve bu haller sürekli yer değiştirip, insana "her şeye rağmen iyi ki yaşadım" dedirtiyor. kocaman sarılmanla ısındım. iyi geldi sevgili y.

Evren dedi ki...

nereden nasıl yolunu buldum blogunun bilmiyorum ama daha geçenlerde uğramıştım evrenin dinamiklerine.
ve evet bu hızlı değişimlerin, yıkılmaların ve yeniden yapılanmaların zamanında biraz daha kendine dönüp içine oradan da dünyaya bakmayı gerektiriyor. yapabilene ne mutlu. sevgiler...