
İki mumun alevinde, kalecikkarası ile cabernete sauvignon bordosunda, hayatın çizgilerini taşıyan el emeği kadehlerde, bir akdeniz ülkesi peyniri tadında, gecenin güzelliğine şapka çıkaran ortancaların ıslığında, bir dudağın bir kadehe değme anının bir tene değme anındaki hazzında daldığınız bir uykunun gününe şöyle başladığınızı düşünün:
Gözlerinizi açtınız, yüzünüzü ışığın geldiği yöne döndünüz, bir çift gülen gözün size; bir tutam sevgi, bir tutam huzur, bir tutam tutku ve bir tutam mutlulukla karışmış bir dolu endişeyle baktığını gördünüz. Gülümsemenizle birlikte, sizi kollarının arasına çekti ve alnınızdan öptü.
Şimdi kapatın gözlerinizi, önce geceyi, sonra o geceye uyuyan sizi; ve böyle bir sabahta, adamın gülen gözlerinden size endişe diye yansıyan durumun neden kaynaklanmış olabiliceğini söyleyin:
Gideceği için...
Kalacağı için...
Söylemedikleri için...
Söyleyemedikleri için...
Söylemiş oldukları için...
Söylememiş oldukları için...
...
...
...
_____________________________________




