Çarşamba, Temmuz 29, 2009

BİR SABAH TAŞ OLDUM


Bir sabah uyandığınızda kafanızda sorular varsa;

Sorarsınız...
Susarsınız...

Evet, ben sustum. Nice sabahlar sadece sustum. Bu sabah kafamdaki sorunun cevabı çok net aslında, kendime söylesem, ama korktum.


Bir sabah uyandığınızda kafanızda sorular varsa;

Sorarsınız...
Susarsınız...
Korkarsınız...


Evet, ben korktum. Nice sabahlar sadece korktum. Bu sabah kafamdaki sorunun cevabı çok net aslında, kendime söylesem, ama kaçtım.

Bir sabah uyandığınızda kafanızda sorular varsa;

Sorarsınız...
Susarsınız...
Korkarsınız...
Kaçarsınız...


Evet, ben kaçtım. Nice sabahlar sadece kaçtım. Bu sabah kafamdaki sorunun cevabı çok net aslında, kendime söylesem, ama durdum.

Bir sabah uyandığınızda kafanızda sorular varsa;

Sorarsınız...
Susarsınız...
Korkarsınız...
Kaçarsınız...

Durursunuz...

Sorarsınız...

Sorarsınız...

Sorarsınız...

Evet, ben sordum. Nice sabahlar sadece sordum. Bu sabah kafamdaki sorunun cevabı çok net aslında, kendime söylesem...

Söyledim, durmadı içim: Aktı...
Bir daha söyledim, durmadı yüreğim: Taştı...
Bir daha söyledim: Taş oldum Kaldım...

SUSTUM


12 yorum:

AmeLia dedi ki...

ben yazılarını buyuk bi keyifle okuyorum.. resmen kalemin akıyor..=)

EBRULİ dedi ki...

Vicdan en rahat yastıktır diyor bir söz.Sorgulayan,korkan,kaçan,susan vicdanlı.Ya karşısındaki? Bunu yaşatan?Öyleyse vicdanlı olmanın artısından çok eksisimi oluyor acaba insan yüreğine.Koskaca bir yorgunluk,yılgınlık.

İDEA dedi ki...

Kaç sabaha haykırılır ki daha.Kaç sabah taşır bu yükü.En iyisi bırakmak kapısına.Ama nerde o cesur kişi.

Arzu_Su dedi ki...

''Sustu içinde haykıran sesi... Bir yürüyüşün ardından çıktığı yolculuktan geriye bir kendi bir o taş kalmıştı... Ne o geçmişte kalan kendisiydi, ne de gelecek pek umurundaydı şimdi... Yalanlara inat ve gerçeğe aykırı yaşamanın yolunu tutmuştu... Tek yorgunluğu kendi kalmakla kendinden olmak arasındaki mücadeleydi... Zaten gerisi hikaye, gerisi bahaneydi.''

kIrmIzILI dedi ki...

sordum...
sustum...
korktum...
kaçtım...
ağladım,ağladım,ağladım...

Evren dedi ki...

teşekkür ederim kubra...

Evren dedi ki...

vicdan ebruli, vicdan hiçbir zaman eksi olmaz yılsak da yorulsak da...

Evren dedi ki...

soruları bırakmak kolay ki, cevapları bulmak zor bence, keşke bir sabah uyandığımızda birileri cevapları bırakmış olsa kapımıza idea :)

Evren dedi ki...

"Tek yorgunluğu kendi kalmakla kendinden olmak arasındaki mücadeleydi..."

Mücadelemiz hep bu değil mi arzu...

Evren dedi ki...

ağlama kırmızılı, yazık artık gözyaşlarına, çok yazık, sana gülmeler yaraşırı dinle, yakışanı sana böyle...

gereksiz adam dedi ki...

Öyle zamanlar çokça olur, hayatı yüzeysel yaşamayı seçmeyenlerde. Taş olduğun, sustuğun, takıldığın zamanlara aldırmamak lazım (ben beceremedim, sadece lazım kısmının altını çiziyorum).

Geçer demiyorum, geçmeyecek. sadece böyle yaşamaya alışmak lazım diyorum (beceremediğimin altını bir kez daha çizerim).

Evren dedi ki...

nedense bu yaşam formunda altı çizilir cümlelerin de içi doldurulamaz bir türlü değil mi gereksiz :))

içi doldurmak, becerebilme meselesi ile eşdeğer tutulmuştur ki şahsen bizzat kendimin de bu konudaki başarısızlıkları kitap olur :)