Cuma, Temmuz 24, 2009

,

MEDET



Kitaplığımı düzenliyorum. Annemden gelenler, çocukluğumdan kalanlar... Neler neler çıkmadıki karşıma: Küçük Kara Balık, Yarının Büyüklerine Şiirler, Günışığı Hoşçakal ve daha niceleri... Ama hiçbiri Adam Sanatın eski sayıları kadar düşündürmedi beni. Nelerden beslenip, nasıl şekilleniyoruz üzerine düşündüm. Algı kirlenmesi üzerine ne güzel bir örnekti okuduğum: Saflık

Sahi nerde kirleniyordu algı ve yürek ne zaman boğuluyordu kuşkunun içinde...

Yıl:1992 - 1993

Arasından iki sayısını rastgele çekip aldım yanıma. Servis aracı beklerken, oturdum kaldırım taşına. Medet umdum ve açtım bir sayfa: Blogumu takip edenler bilir, kendi kendime oynadığım bir oyundur ki bu sefer; ilki kadına, ikincisi adama ve sonuncusu duruma olmak üzere rastgele sayfa açtım ve okudum.

KADINA

Hüzün Denen Kadın (*)
Geçmiş acılardan bir tül üzerinde
Ne yapsa sıyırıp atamaz onu
Gülümsediği an dağılsa ya bulutları
Sisi hiç kalkmaz dağlarının

Görseniz hemen tanırsınız
Hüzün denen kadın o işte
Buğulu bir güzelliktir başlar
Kirpiklerinin ucunda

Sevmiştir eskiden, şimdi kilitli yüreği
Pişmanlıkların kırbacıyla kendini döver
Elini uzatamaz kimselere
İhanetlerle kırılmıştır filizleri
Yasak bahçe duvarın ötesi

Kendini tutmak istese de
Boşanır bütün gökyüzlerinden
Yağmurun ta kendisidir o
Her an ıslatabilir sizi
Bütün şehirlerin bütün sokaklarından
Ansızın geçebilir
Yolunu yitirmiş bir yolcu gibi

Encamı çorak çöllere dönmektir
Kırağılı kıranlardan geçmiş çünkü
Bir kucucuk yaprağında koklar havayı
Elinizi uzatsanız
Küstüm çiçeği

Görseniz hemen tanırsınız
Hüzün denen kadın işte o
Kimi zaman ışıltılar geçse de gözlerinden
Gülümsemesi solgun bir çiçek resmi

ADAMA

İmana Geldim (**)
Bir kız buldu beni akşam üstünde
Bâkire değil ama kızmış
Allahına kadar
O ne memeler o
O ne uyluklar o
Ooo
Hele o engebesiz aşağlara
İnen o göbeği o
O müselles o müselles o
Hiç ağda görmemiş ayda
Allahıma güzel
İşte o zaman imana geldim

DURUMA

Şemsiye (***)
Tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla

Anımsar mısın bilmem
yağmurun bardaktan
boşanırcasına yağdığı o günü
hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza
dudaklarımla hesaplamıştım
yüz ölçümünü

Nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi
korkuyorum çünkü
kapısı açık kafesinden
uçan bir kanarya gibi
beni ikinci kez terk etmenden
Yanıt alamayacağımı bilsem de
yanına gidip
sorarım her gün şemsiyeye
altında elele nasıl görünürdük diye...
__________________________________
(*) Hüseyin Yurttaş şiiri
(**) Can Yücel şiiri
(***) Sunay Akın şiiri

10 yorum:

sufi dedi ki...

Servis aracı beklerken oturulan yerden yapılan zaman değerlendirmesi ve sorulara cuk oturan cevaplar etkiledi beni.Tam 12 den vurmuş herzamanki gibi.Sevgilerimle.

y. dedi ki...

.evrencim,bu blog böyle çok güzel oldu ya.
ben bu yazı üzerine fal bile bakardım,hem bilmiyordum benim hersabah oynadığım oyunu senin de oynadığını.

gereksiz adam dedi ki...

Can Yücel nasıl farkını göstermiş yine ve her zaman.

İnsan içine karıştıkçı, ikili ilişkilerde, soyut çıkarlar araya girmeye başladıkça kirlenir saflık zannımca. Birde hırsımız var ki, o da yukarıda ki gerekçelere bağlı olarak ortaya çıkar.

Ne ararsan insanda, var mı ötesi..

SİYAH KELEBEK dedi ki...

Ne güzel dimi tuutğun niyetlerin karşılığını almak..Rastgele iki sayfa açıyosun ve niyetinin İn tam karşılığı karşına çıkıyor..

Çok güzel şiirlerdi sevgiler..

Evren dedi ki...

bir keresinde demiştimki,sorularım var ama kime soracağımı bilmiyorum. şimdiler de biliyorum onun cevapları hep hazır ve 12'den vuruyor tontini. sevgiler :)

Evren dedi ki...

ama y.cim teşekkür ederim... ne güzeldir dimi fal bakmak ve o içten içe inanmamak hali, ama istediklerimiz çıkınca gülümsemenin yüzümüze yerleşmesi :)

Evren dedi ki...

ben de o şiir çıkınca dedim ki e be can baba nasıl bir adamsın sen... ve eevet ne ararsan insan da yok ötesi gereksiz yazar :)

Evren dedi ki...

hoşgeldin demiş miydim siyah kelebek, hoşgeldin :)

bazen de çıkmıyor tabi, falsız kalma fala inanma hali. sevgiler :)

Kanadı Kırık Kelebek..:(( dedi ki...

serwiste oynadığın oyunu bazen bende oyanrım.. çaresiz kaldığımda, sorunlarıma çözüm bulamdığımda.. fal çıkmasada çıkma ihtimali olan güsel şeyler söylendiğinde insanın hoşuna gidiyor.. hocam bu arada kahwe falından anlarm.. olurki yolum bir daha gitmeyi çok istedgim uzaklara düşer de denk gelirsek bakarım:)) bil bakalım ben kimim deli kız desem(hemde doğunun delisi:))

Evren dedi ki...

deli kız :) blog açtın sandım...