Çarşamba, Temmuz 01, 2009

AMA NE YAĞMAK



Ocak 2007

Neye inanırsınız hayatta… İnandıklarınız için nelerden vazgeçersiniz. Bir gün inandıklarınız sizi yarı yolda bırakırsa…


Bunlar vardı kafamda İstanbul’a yol alırken. Akılsız başımın cezasını bütün bedenim, beynim ve huzurla bir yerlerde kalmasını dilediğim anılarım çekti maalesef. Ne komiktir insan aklı… Nerelerden nerelere gidiverir. Küçücük çağrışımlar, büyük yankılanmalar sonrasında da yakınmalar yaratır insanın beyninde. Nedendir bilinmez çok azı güldürür. (Yoksa ben de mi böyle oluyor.)



Bir blog arkadaşı yazmamalarıma istinaden demiş ki;
Bir cevap yazmış mıydım ?
Hatırlamıyorum.
Nerden aklına geldi derseniz.
Geldi işte...

“Hayattan dilim parçaları okumak güzeldi,.... Maalesef artik, ne haber var, ne bir not.... Saat durdu mu diye merak ettim...??? Yazarımın haberlerini bekliyorum.”
________________________________________________________


Hayatım, çok yakınlarımın bildiği üzere köklü bir değişikliğe uğradı geçtiğimiz yıllarda.
Önceleri kabullenmek zordu.
Çok inandığım bir insanın başka bir yüzünü gördüm.
Kendi deyimi ile stratejik bir hata yaparak önce ona olan güvenimi kaybetti.
Sonra da biz birbirimizi…
______________________________________________________



Tahmin edilenin ötesinde;
Sizi üzen aslında dönüp dolaşıp kendinizmişsiniz.
Bu kadar inandığınız için.
Hani her şeyden vazgeçtiğiniz…
“Aynısını "o" da benim için yapardı”ya olan sıkı sıkı bağlılığınız var ya…
Biraz romantik, biraz gerçek dışı, biraz filmlerde olan…

_____________________________________________________


Haziran 2009

Artık geçti…
Yeni bir hayat, yeni bir yolculuk bekliyor şimdi beni.
Daha emin kollarda, daha güvenli…
Hep bildiğim sıcaklıkta…
Hep beklediğim lezzette...
Aşksa olur demiştim bir keresinde...
Planlamazsın, üzerine düşünmezsin, düşlemezsin...
Sen farkında değilsindir ama aşk yola çıkmış geliyordur, evde yokum diyemezsin...
Yaşarsın sadece...
Aşk... mı?
İtirazım yok, olursa olur...
Olmazsa...?
Şu kısacık ömre sığan anlardan bir senaryo yazarım kendime...
Filmi çeken bir yönetmen bulunur elbet, senaryo sağlam çünkü... Oyuncular tapılası...
Böyle bir senaryonun, durağan ama devingen bir kamera ile anları kaydetmek üzerine kurgusu, anların izleyeciye geçmesi için yetecek ve artacak bile...
İzleyiciye geçen duyguyu tahmin edebiliyorum. Yer yer abartmışlar diyecekler...
Bu kadarı da olmaz... Ama oldu... Olur yani... Aşk gibi...
Planlamazsın, üzerine düşünmezsin, düşlemezsin...
Yaşarsın sadece...
İzleyici, filmin kapanış jeneriğinde, yaz ortasında yağan yağmuru, üstelik tam da adam şehri terk etmek üzereyken, abartılı bulmazsa ne olayım ama yağdı işte...

Ama ne yağmak...

____________________________________________________



20 yorum:

sufi dedi ki...

Her kavuşmada ve her ayrılıkta gökyüzü ve yeryüzünün yaşananlara katkısı bu tür oluyor galiba.Ayrılan toprak ve su grubu iki insansa yağdırıyorlar gökten yağmuru doyasıya.Her hüzünde ve her içten kavuşmada yağmur duasına çıkılmaya gerek kalmıyor, bu sırrı da galiba kimse bilmiyor.Allah kavuştursun sizleri sevgilerimle.

Nily dedi ki...

geçenlerde, bundan sonra hiçbir filmi izlerken "yok artık daha neler" demeyeceğime, kendi kendime söz verdim. hele ki yağan yağmurlar hakkında aslaaa.. gerçekte olduktan sonra senaryoda oldurmakta ne kötülük ya da ne zorluk var sanki.. oluyor işte.. dilerim, güzel yağmurlar olsun..

beenmaya dedi ki...

en çok da içine, yüreğine...

cache dedi ki...

kır at bütün şemsiyeleri.. Kaldır yüzünü.. Islan ,sırılsıklam ol.. Yaşa bunu .. hak ediyorsun..

absalom dedi ki...

evren benim IQ um düşüktür biliyosun...

EQ fena değil diyolar ama beni gaza getiriyo olabilirler bari o olsun diye :)

bana 5 yaşındaki bi çocuğa anlatır gibi anlat...

madagaskar a gidiyo musun?

İDEA dedi ki...

Aşk'a kim HAYIR diyebilmiş ki?Karşındaki kişinin iyiliğini düşünmenin dışında.

Volkan Kemal dedi ki...

aşk mı? bu saattan sonra...hadi canım sende...
sevdalanmak mı? nerde? hemen şimdi..
geçmişe takılmadan..yarına bel bağlamadan...yarın, kimseye vadedilmemiştir deyenlere haklı çıkarmak adına ...şimdi..gerisi boş!

gereksiz adam dedi ki...

öyledir, akılda kalanlar daha acı verenlerdir. Ya da melankolik insanlara has bir meziyet bu.. belkide mutlu olabilmenin yolu burdan geçiyordur, güldüren yaşamların akılda kalmasından...

İBRAHİM ORTAÇ dedi ki...

keskin köşeleri olmamalı bence hayatınızın. çemberde yaşadığınızı düşünün bir karenin ya da dikdörtgenin içinde değil. böylece kırılmalar daha aza iner, bir dalga leğeni gibi sınırlarda kırılıp yine içine dönebilir ve kendiyle barışık yaşayabilir insan. hayatı siyah ve beyazdan ibaret görürseniz önceleri beyazı görmenin mutluluğundan kör olan gözleriniz beyazdan farklı her renk tonunu siyah sanıp rahatsız olur bundan. oysa ışığın başka renkleri de var. tıpkı hayatın içinde olmazların olmadığı gibi...

Evren dedi ki...

somon balığı yazın üzerine bir roman yazılırdı da yazamadım bir şey... sadece dedim ki, ah tontini... bir de tabi amin :)

Evren dedi ki...

dilerim güzel olsun yağan her yağmur, içinde çok şey olsun Nily...

Evren dedi ki...

yağar yağmur sevince maya..

Evren dedi ki...

yüreği güzel olan herkes ıslansın yağmurlarda... dilerim sen de cache... dilerim sen de...

Evren dedi ki...

absalom kimse madagaskara gitmiyor madagaskar bana geldi diyim de sen 5 yaş halinde çık işin içinden çıkabilirsen :))

Evren dedi ki...

ideaaaa aşka bir şey denmez ki, yaşanır öylece...

Evren dedi ki...

volkan aşkın yaşı yokmuş zamanı da ve evet ben sevdalandım geçmişe takılmadan geleceğe bel bağlamadan... andayım... ondayım...

Evren dedi ki...

gereksiz yazar rus edebiyatı bozdu beni valla yoksa ben mutluyumdur yani :))

Evren dedi ki...

ibrahim durum şudur hani evlendim ya ben... evin köşeleri var ve iyi ki var ve inan her renk var içinde... gökkuşağı gibi... altından geçtim... güzel :)

gereksiz adam dedi ki...

pöfff, rus edebiyatına sardıysan yandın. Dünyanın en çileli insanları onlarmış gibiler yahu. düz yolda yürürken ağlamaklılar..

İDEA dedi ki...

Haklı gerekçeleri var.Ben bile moskova sokaklarında yürürken acının sesini duyuyyorum hala.