Cumartesi, Ağustos 01, 2009

,

İÇİNE ATMAK


Bugün biri fal baktı bana. İçine atmışsın dikkat et taşmasın dedi. Psikolojik olarak seni zorlayacak bir birikime dönebilir atamadıkların. İnternette arama yaptım: “içine atmak” Aşağıdaki tanımı buldum.



“Konuşamamak, anlatamamak, paylaşamamak, haykıramamak, hep susmaktır. Dışarı atılacağı anı hissedersiniz. Sığmıyordur içinize. Boğazda bir yumru ve ardından gözlerin dolmasıyla başlar. Hüngür hüngür ağlamaya başlanır. Dışarı atıldığı zannedilir. Yine tek kelime çıkmamıştır ağızdan, hıçkırıklar dışında. Gözyaşlarını çözen şifre olmadıkça bilinemeyecektir. Yine içinize atmışsınızdır aslında.”


Ne güzel bir tanım değil mi?

Size de öyle olmaz mı?

İçiniz sıkışır.

Bilinmeyen boğar sizi.

Gözleriniz dalar… Uzaklara bakarken boş boş…

Ağlamaya başlarsınız.

Ağla açılırsın derler. Ağlama değmez derler.

Siz içiniz katılıncaya kadar ağlarsınız.
Bazen bir dosta sığınırsınız.
Bazen bir film seyredersiniz.
Bazen soğuk bir “Nesquik” içinizi ısıtır.
Bazen hiç beklenmedik bir el sizi sarar.
O elin sıcaklığını içinize atarsınız.

Tam da o sırada gözünüze sabun kaçar ağlarsınız.

13.11.2007
_________________________________________
Fotoğraf / 1x.com

14 yorum:

Ateş Böceği dedi ki...

Gözüme sabun kaçsın istriyorum ben ozaman ....

sufi dedi ki...

Ben de soğan mı doğrasam acaba?

özlem dedi ki...

Ah o içine atmak yok mu Evren'ciğim,
bir becerebilsem dışa vurmayı, gözüme varsın sabun kaçsın o zaman.
Sevgilerimle...

y. dedi ki...

ben alenen ağlarım ağlamasına da içinde olduğum sandıktan görünür mü bilemem.

Kara Kalem dedi ki...

Ben duygularını saklayabilen bir adam formatın da olmayı başaramadığımdan, çocuk gibi zırlarım çoğu zaman. Ama bu genelde sessiz ve yalnızken olur. Erkekliğe kaka sürmemek için biraz kazak davranış hırkamı giyer onun bunun yanında güçlü kalabilme adına yutkunur dururum gözyaşlarımı. Gözlerim kuruduğunda da ilk fırsatta rakı bardağımı doldurur ne kadar isyansı bestem varsa dudak aralarıma dolar ana avrat düz giderim kamuya açık alanlarda. İçime atmayı işte bu yüzden bir türlü yakıştıramam kendime. Neyim varsa ortadadır. Kirli çamaşırlarım gibi :)

guguk kuşu dedi ki...

içine atmak aslında ifade edemiyeceğiniz ya da ifade etseni de anlaşılmayacak ya da yanlış anlaşılacak olan şeyleri söylemkten vazgeçmektir. söylesekmiki?

Evren dedi ki...

arada güzeldir göze sabun kaçması ateş böceği :)

Evren dedi ki...

dikkat et de acı olmasın soğan tontinim, çok yakmasın gözünü :)

Evren dedi ki...

arada dışa vurmak lazım ama özlem, içimiz herşeyi alacak kadar geniş değil ki... sevgiler benden :)

Evren dedi ki...

bazen sandık şeffaftır görebilen için sevgili y... :)

Evren dedi ki...

rakı ve gözyaşı iyi bir ikilidir hele de yanında isyankar besteler varsa kara kalem :)

Evren dedi ki...

guguk kuşum şimdi durum şu 1000 kere düşüniyim sonra söylicem :))

efsa dedi ki...

Ağlamayı bile zayıflık sayan bir ben vardı ama o gün gerçekten içime atmışlıklarımın yüzünden ağlamıştım. Neden söylemedim bunca yıl diye kırgınlıklarımı.. Doğum günümdü o gün ve 1 ay öncesinde boşanmıştım... şimdi neredeyse 2 yıl olacak ve neler başarmışım yine de. İçime hala atıyorum çoğunu ama konuşmayı da bir nebze olsun başarmışım. bu yüzden biraz daha rahatım sanırım.

Evren dedi ki...

zaman efsa, hem iyi bir öğretmen hem de iyi bir ilaç... kocaman sarılayım ben sana belki daha da rahatlarsın...