Perşembe, Ağustos 20, 2009

,

BİR YILIN MUHASEBESİ VE VAZGEÇMİİM BEN KENDİMDEN


Merhabalar her sabah güne başlama cümlemdi bir zamanlar. Kolyeler yaptığım zamanlarda kaldı EvreninTakıntılı Dünyası. Herkes isyanlardaydı kendimi kapatışıma oysa tam toparlıyordum ben, hayata karışıyordum yavaş yavaş, aslına bakarsınız İyi Gidiyorduk Ki Bahar geldi işte. Dostların serzenişleri artınca, haliyle isyan ettim bir gün: Tamam En Azından Bir Yerlerden Başladım Diye... Gecelerden bir gece, karanlık bir ormanda ışık hüzmesiydi gördüğüm ve hiç tanımadığım bir ses, bir şiir okudu bana; arkadaşınız dedi sizin için istedi, rahatsız etmedim umarım. Dondum kaldım telefonda, Şair, Şiir, Gece ve ben dolaştık o gece anılar havuzunda... Ufacık heyecanları bile katık edip kendime Sonunda başladım normal bir hayata karışmaya... Hayatın içinde tuhaf patikalara denk geldikçe, bilinmez yollarda da gezdim bir süre, sarışınlığa ramak kala; Blond... Attactive...But Not Fool olduğumu fark edip, kendime geldim aynada kendimi bulamayınca. Zaman geçiyordu Komik Tesadüflerle ve ben yalnızdım gecelerimde. Beni tanıyanlar hala güzel ve sımsıcak gülüşünüz deseler de şaşırıyorlardı hallerime: Hayat Şaşırtır dedim onlara... Beni de şaşırtmıştı hayat tarih 25'ini gösterdiğinde... Herkesin hayatında önem atfettiği tarihler vardır ya benim de vardı elbet ama bilememiştim sevmeli miyim şu 25'i yoksa sevmemeli miyim diye.

Hiçbir Şey Olmamış Gibi yaşayıp giderken; bir duvar ördü duvarcı aniden ve bir kuş kanadını kaybetti o esnada; ama öğrenmiştim işte bir kez daha; farkına varmadıkça zordur hiçbir şey olmamış gibi davranmak hayatta. Şarkılarda aradığım zamanlar oldu teselliyi ve Kahve Falında bulduğum umudu... Beni Bana Bırakın dedim bir gün dostlara, bırakın da içimde kalan ne varsa yaşayayım unutmak adına... Biliyordum Kalbim Ellerim Kadar Küçük Değildi ve o kalbe sığdırdığım sevdanın acısı da küçük olmayacaktı elbet. Hayattan keyif almakla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadığım bir dönemde, Keyif ve Bluessuz bir gecede; söz verdim kendime; kendim olmaktan vazgeçmeyeceğim bir daha diye... Kendim dedim, düşündüm üzerine; ben Umutsuz ama Mutlu bir tiptim işte, ve evet kocaman bir yüreğim vardı elimde ve bir de tabi sorularım: Mutlu Aşk Var Mı? Mutlu aşk olup olmadığına henüz karar vermemiştim ama Mutluluk tarifim vardı elimde. Tek malzemeli bu tarif için Aramak Araştırmak gerekti ısrarla ya da sonradan öğrenileceği üzere beklemek sabırla. İyiydi, güzeldi de yaşamak istiyorum niyeti eyleme dönüşmediğinden sonuç vermiyordu bir türlü, Yıpratmaktan öte gitmiyordum kendimi. Kendi Gölgemi seyrediyordum uzayıp giden, Dün Bugün Yarın derken daralıyordu vakit fark etmeden. Elimin Altındaki Kitaplara baktım da hayat yazıldığı gibi yaşanmıyordu, Güçlü Olmak gerekiyordu evet ama bunun için de insanın kendi doğrularına sarılması gerekiyordu aslında. Affetmeyi öğrenmeye çabaladıkça, bir anı çıkıp dikiliyordu karşıma: Nasıl Umutlanayım Özleyişine diye isyan ettim bir gece en sonunda. Ruhsuz Yürek olup dolaştım sokaklarda, Yoksun diye bağırdım gece yarılarında, Derin Nefesler aldım her hıçkırığımda. Yaşamı hissettim güneşin aydınlattığı bir Sokakta... Kapılar Açıldı Ardına Kadar bir gün doğumunda... Arıyordum ben hala; En Önemli Özellik sorumluluk sahibi olmaktı hayatta, Susma Hakkımı kullandım ben tam da bu noktada... Büyük bir patlama oldu o esnada.. Cam Kırıkları doldu etrafım: Yansımalar ve Yanılsamalar aynanın kırıklarında... Her Şeye Rağmen Sevmek Seni, vazgeçmemek mi senden aslında. Tutarlılık mümkün değildi böyle anlarda ve Kimse İstemediğini Yaşamazdı aslında. Her Şey Zamanında Değerliydi bilmiştim de ısrar ediyordum çocukça. Üç Nokta koydum hayatıma, dolaştım Sevdiğim Mekanlarda... Başımın Ağrısı tuttu yer yer, çığlık attım bağırdım: Yeter.


Sonunda bir yılı geride bıraktığımı fark ettiğimde; 2007'yi 2008'e bağlayan gecede dilediğim aşkın yerini, 2008'i 2009'a bağlayan gecede Aç Kapıyı Ben Geldim diyerek, kendime gelmeye bırakmıştım.


Vazgeçmediğim tek şey kendim olmuştum ve belki de bu sayede aşkı tekrar bulmuştum.




______________________




Toslumbağa beni mimlemiş hayatta nelerden vazgeçemezsiniz diye...


Biliyorum kötü bir mim oyuncusuyum ama seviyorum mimleri içimden geldiği gibi dillendirmeyi. Evet bu mim hayatta nelerden vazgeçmezsiniz üzerine, benim cevabım basit ve tek: Kendim Olmaktan...

Son olarak, yapmak isteyen, üzerine düşünmek isteyen herkese gitsin diyelim ve mimin gereğini yerine getirelim.



______________________________

Fotoğraf / 1x.com





4 yorum:

özlem dedi ki...

Kendimizden hiç vazgeçmeyelim o zaman, başka türlü büz biz olamayız ki.
sevgilerimle Evren'ciğim.

buraneros dedi ki...

Yani mimin kurgusuna bayıldığımı söylemeliyim. Şapşahane bir fikir ve uygulaması... Şahane bir özet. Bir daha kendinizden vazgeçmeyiniz efendim. Gerçekten:)

Evren dedi ki...

kendimiz olmak ne zordur, bize biçilen rollerler sıkışıp kalırız zamanda... dilerim özlem birgün kendimiz olmayı başarırız. sevgiler benden sana :)

Evren dedi ki...

teşekkür ederim buraneros, ben de sevdim ve 1 yılın özetinden kendime harika bir ders çıkarttım, kendimden geçmediğimde kazandıklarımı görünce, gerçekten bak :)