Pazar, Ağustos 09, 2009

,

YAZILANI YORDUM - 4





Hayat bazen; okuyup bitirdiğin ve rafa kaldırdıktan yıllar sonra anlamını bulduğun bir oyun gibi... Biraz gizemli, biraz hayal, biraz kalan, biraz yiten... Kalanlardan cümle yapmak için sana yeni kelimeler, virgüller ve üç noktalar sunacak diğer yarını bulacaksın bir gün; ve elinde kalan kelimelerle bugüne kadar kurduğun en güzel cümleyi kurup gülümseyeceksin hayata.

Sana oynadığı oyuna, senin bu oyundaki rolüne biraz da şaşarak...

10 yorum:

Nily dedi ki...

gülümsedim:) önce dileğim sonra gerçeğim olsun dedim.

adını hatırlamadığım bir filmde Haluk Bilginer şöyle diyordu: "bir gün bir şölene davet edilirsin, gittiğinde bir de bakarsın ki adın yemek listesinde yazılı.." hani oyundaki rolüne şaşmak demişsin ya, aklıma geldi:))

a.nur... dedi ki...

Çok doğru!

EBRULİ dedi ki...

Belki bazılarına sadece üç nokta sunar hayat..Diğer yarısını bulma umudu tükenmiştir.Eşitlik,birlik, virgül ve sürprizlerle dolu bir senaryo istiyorum ben.

özlem dedi ki...

Çünkü o elimizde kalan kelimeler aslında hayatın bize bıraktıkları, kazandırdıklarıdır.
Çok güzeldi Evren'ciğim, güzel haftalar dilerim sana.
Sevgilerimle..

efsa dedi ki...

Öğüt gibi bir yazılandı ve öğüt gibi bir yorumdu.

Gerçek oldu, gerçek olsun hepimiz için.

Evren dedi ki...

nily, ne çok şey gizli o gülüşün altında ve ne çok biçilmiş rol; bilirim, bilirim çünkü ben de bir şölene davet edilmiştim :))

Evren dedi ki...

şimdi bu kesin yargıya ne desem ki a.nur... buldum sanırım : hayat şaşırtır unutma :)

Evren dedi ki...

istiyorum ben diyen her ses de bir umut gizlidir, tükendi desede bence ebruli ve dilerim senaryonda gerekli düzeltmeler yapılıyordur bu seslenişten sonra :)

Evren dedi ki...

hayata böyle bakabilmek kazandırıyor galiba özlem, sana da iyi haftalar :)

Evren dedi ki...

yazı bu kadar güzel olmasa yorum çıkmazdı ortaya efsa, ve bir de gerçeklik hali var tabi ortada :)