Cuma, Kasım 05, 2010

Hoşgeldiniz! İyi ki...

Holding Back The Years çalıyor, The Cooltrane Quartet... Salınıyorum. İçimdeki hafiflik duygusunun hafiflikle uzaktan yakından ilgisi yok ama ben başka bir kavramı klavyemin tuşlarına konduramıyorum. Hemen ardından başlayan Clare Teal yorumu All For Love geliyor, Get Happy albümün adı. İçim kıpır kıpır, dans ediyorum kendimin mutlu yanıyla. Mutlu anları çoğaltmanın sırrı durduğun yerde diyor iç sesim. Baktığında, gördüğünde. Aynı filmi ikinci kez seyretmek istemiyorsan yönünü değiştir, diyorum kendime. Su akarsa senden yana, sen de karış ona, arkandan geçip giderse de sesini dinle. Her ikisinde de huzur kalır yüreğinin derininde.

Balkon kapısında gördüm Frank Sinatra'yı, elinde mikrofonu, I've Got You Under My Skin diyordu bana. Gülümsedim kendisine. İnsan kendine sahip olsa dedim hınzırca.

Yüzümdeki gülümseme öyle uzun süre asılı kaldı ki, bunu sizinle paylaşmayı istedim. Sevgili blog dostlarımla. Ve o anda bir yıldız çaktı kafamda. Bugün burada gidişimi kutlayacağız. Evet, evet. Hazır hepimiz toplanmışken ve ben bu kadar mutluyken olmalı gidişim buralardan. Biliyorum bu blog okurları çokça gördü kaçışlarımı. Yüreğim her vurgun yediğinde, ben önce kelimelerimden, sonra da kendimden kaçardım, bir şarkıda da dediği gibi, eskiden çok eskiden. Her kaçışımda çok geçmezdi geri dönüşüm. Bazen bir fısıltı, bazen bir rüzgar alıp getirirdi gene beni tamamlanmamış çemberimin içine. Ben hep olmam gereken yere, merkeze geri dönerdim: Evrenin Dünyası. Kendi turunu tamamladı.

Dolayısıyla bugünkü gidişim bir kaçış değil. Bu blog yani benim dünyamı yansıtan bu evren ömrünü tamamladı artık. İçine; kırık bir sevda öyküsünü, gündelik yaşamın sıradan yansımalarını, bir aşkın yeşermesindeki sonsuz heyecanları sığdırdı. Kendime yenik üzüntülerimi, yaşama tutkun  mutluluklarımı, yarına panik kaygılarımı ve daha nicelerini taşıdı sizlere. 

74'ü taslak olmak üzere 998 yazı ve 7000'e yakın yorum kalacak bu evrende. Ne çok yer kaplamışım. Ne çok sözcük eşlik etmiş gelişimime. Ne çok yürek atmış yüreğimle birlikte. 

Bu yolculukta yanımda olduğunuz ve beni çoğaltığınız için teşekkür ederim her birinize.

Hangi kelimeler anlatır ki içimdekileri dedim, aşk(l)a yazılmış şu satırları seçtim. 


Öyle keyifli öyle sıradan olmayan bir andı ki,
içimdeki çocuk koşmaya başladı rayların üzerinde:
hayalleri bir sahil şeridi boyunca uzun,
bir gün batımı kadar turuncuydu yüreğinde.

Başka bir yolculuğun yol ayrımında daha kavuşmak dileğiyle... 


05 Kasım 2010 / 23.40 / Bursa



Şarkının sözlerini merak ediyorsan yol seni güzel bir yüreğe çıkaracak.

23 yorum:

Uma dedi ki...

Happy Deepawali. Isiklarla olsun gidisin, yolun acik ve hep aydinlik olsun. Hep bulustugumuz yerdeyiz, hep beraber, hep BIR...
Askla...

aysema dedi ki...

Neden ama demiyorum, bir bildiğin vardır elbet, git yüreğinin götürdüğü yere,ama arada da olsa bir uğra, ses ver. Seni tanımak güzeldi. Kimbilir bir gün bir yerde yeniden satırlarında buluşuruz. Güzellik kattın blog dünyamıza. Sevgiyle...

Sokak Kedisi dedi ki...

Dur demenin anlamsızlığı ortadayken sözcüklerle yüreği kirletmemek lazım Evrenim.

Yeni başlangıcınla çabucak dön bize, soğuk kış günlerinde içimizi ısıtan cümlelerine ve hayata tutunan, bizi diri tutan gücüne hasret bırakma.

Uzun sürmesin lütfen :(

Masal dedi ki...

Sessiz sedasız konaklama merkezim diyordum senin dünyana.Arada kendime bile hayret edip bir iki satır bırakmıştım sana ve o çok sevdiğim iç döküşlerine...
Gitmeni istemediğim gibi yazılarından da mahrum kalacağım hissi ağır bastı şu an.Gidişlere alışık olduğum için hayatımda,bunu da bir şekilde yüreğine alıştıracak masal...Bu da bir kendi kendimi kandırmaca sanırım.Ama nerede olursan ol tek temennim o güzel yüzünden gülücük eksik olmasın.Hüznü herkese yakıştırmam ama sana çok yakışıyor emin ol.Hani gözlerinin içi bile gülerken dudağının kenarında hiç kaybolmayan bir hüzün saklı gibi...Hüzün kokulu kadın...
Yolun hep açık ve aşkla dolsun...
Kendine iyi bak...

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

hangi ortamda olursa olsun "gitmek" ya da "ayrılık" kelimeleri hüzünlendirir beni
yazınızı okuduğumda hissettiğim duygu da sanırım tam bu
hüzün...
sevgiyle ve sağlıcakla gidin...

özlem dedi ki...

Seni tanımak güzeldi Evren'cim.
İnsanlar birbirini görmeden de tanıyabilirlermiş, blog sayfaları bunu öğretti bana.
Yolun açık olsun.
Belki bir gün bir yerlerde yine karşılaşırız.
Sevgi ve mutlulukla kal...

JİVAGO dedi ki...

Dinlenmeden sonra bekliyor olacağım..

Zeugma dedi ki...

Kısa ve öz derim ki;
Böylesine kaliteli bir kalem sen ne dersen de duramaz...
Seni okumak bir ayrıcalık sevgili Evren...

Sevgiyle...

Adsız dedi ki...

ama gitmesen..yada gitsen hemen gelsen:)biraz bencillik oldu kabul,ama yine de gitmesen..vedaları sevmem demiycem,gerekli olduklarında onları kabul etmeyi öğrendim,ama evrenin dünyası ekseninde bi tur daha atsa,benim bu dileklerim kabul olsaaaaaaa:((leyla

Handan dedi ki...

şaşkınım!

sufi dedi ki...

Tam da ben dönüp gelmişken geri:Haykırış bir, sen iki...Bizi ne olur sana mahrum bırakma...Tam da seni bıraktığım yerden yeniden okumaya ve senin meridyeninle titreşmeye gelmişken evrenin paralellerinden düşüş gibi oldu bu bana.Gitmek istiyorsan git tabi , ama dönüp geleceğin umudumuzu da sakın alıp yanında götürme.Ağlarım bak, seni seviyorum güzel kızım.Aşka yol al dilerim Tontini.

Pilli Petro dedi ki...

bitanecik mimin var :)) "sen olsaydın yapmazdın biliyorum" başlıklı :))

Esmir dedi ki...

Sevgili Evrencim,

O güzel yüreğini ortaya koyduğun birbirinden güzel, içinde hep "sen-den" bir şeyler olan duygu yüklü yazılarına biz öylesine alışmışken...

ve sen böylesine yazmaya aşık bir kadın iken, bilmem ki kalemi ve kağıdı bırakabilir misin!

çünkü seni okumak başka güzel...
ben bekliyor olacağım :)

sevgiyle, mutlulukla kal...

gereksiz adam dedi ki...

bu yazıda cevabı olsa da soruyorum; neden?

hasret senfonileri dedi ki...

Vay be!!!
Bu kadar mı olur aynı küpe düşmek... aynı çırpınışları yaşamak??? ya da aynı sahildeki kuma uzanıp tüm düşünce ve dertlerden üryan!!!
Demek ki sen daha mertsin benden.. böyle açık açık yazabiliyorsun.. Bunu ben de denedim biliyorsun ama dürtülere teslim olmak gibi bir huyum var..
Bu sefer hiç bir şekilde dile getirmeden, kalemle dökmeden ya da klavyenin sevimsiz sesiyle aktarmadan yapmaya karar vermiştim.. ve içimden evren anlar beni demiştim...
Sen de gülsen anlar diye düşündün mü??

hasret senfonileri dedi ki...

unutmuşum az önce yazmayı... hüzünden mi şaşkınlıktan mı.. boşlukta kalışımdan mı??

Hani ebe anneler vardır çocukların doğumuna yardımcı olurlar... hani isim anaları vardır insanın adını koyan.. sen de benim
"kuytular"ımın anası sayılırsın evrenim.. Çatı katımda tabureni boş bırakma sakın.. gel paylaş beni !

JİVAGO dedi ki...

Kurban Bayramı'nın İslam'a ve insanlığa barış, sevgi, hoşgörü getirmesini diliyor, sizin ve ailenizin bayramını kutluyorum. Sevgilerimle...

EBRULİ dedi ki...

sağlıklı, huzur dolu mutlu bir bayram diliyorum. Nice bayramlara :)

kamikaze dedi ki...

Evren'cim bende tüm arkadaşlar gibi seni tanıdığıma çok ama çok memnun oldum.Senden tek dileğim bloğunu kapatma.Okuyup okuyup ilham alalım.belki bir gün yeniden başlamak istersin.seni çoooook seviyorum.Mutlu bayramlar canım.kendine çook iyi bakk.

y. dedi ki...

keşke sen bugünlerde geri dönsen... keşke öyle olsa... hani niye deme ama keşke.
hayırlı huzurlu bayramlar diliyorum sevdiklerinle... hani mutlu huzurlu musun bilmiyorum ama öyle ol. kucaklıyorum seni kocaman.

y. dedi ki...

varya, sen beni ağlattın, bir an bir an emin olamadım, ama iyi ki...
hani bazen... boşver konuşamıyorum ben bugünlerde.

Efsa dedi ki...

Dün o sımsıcak sesi ile beni bin kat neşeye vurduran kadın, özletiyorsun yazılarınla kendini..

gereksiz adam dedi ki...

hala yok musun?

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy