Salı, Kasım 02, 2010

Kendim(l)e Gülmek


En çok ne zaman gülersin kendine?
Yalnızken kendimle konuşmalarımı biri duysa diye düşündüğüm anda.
En çok ne zaman ağlarsın peki?
Kendime gülüp geçmem gerektiği zamanlarda.
Kendinle nedir ki derdin?
Kendimi sevmeyi öğrenmek zamanımı aldı. Bir de hayallerime sahip çıkmak. Bak söylemeyi unutuyordum, bir de acıyı da hak ettiği kadar yaşamayı  öğrendim ben. Acıyla yoğrulmuş bir kalbe ne iyi gelir bilir misin? Sevilmek. Tek ilacıdır. Büyürken sanıyordum ki sevgi karşıdan gelendir. Büyüdükçe çocuk kalan yanımla anladım ki, aslında içindedir. Karşıdan gelen nedir dersen, içinden yansıyandır derim.
Yansıma bir yanılsamaysa eğer?
Sevilmek içten dışa bir eylemdir. Sevmek dıştan içe. Bunu fark ettiğin gün, narsist bir yaklaşımla yansımana aşık olursun. Aşk kendine hissettiğindir. Hayal kırıklığı kendinedir. Acısı yüreğinde yer edendir.
Aşka iki kişi gerekmez öyle mi?
Aşkla ayna tutanı ne yapacağız peki? Aşk iki kişiliktir. Yankılanmıyorsa bir duygun, yani bir duvara çarpıp dönemiyorsa nasıl anlayacaksın ki, büyüklüğünü yüreğinin, yüreğindekinin... Bu sadece aşk için de geçerli değil üstelik. Yaşamak en az iki kişi ister kendine. Ayna tutanın olacak ki, yüreğindeki AŞKı görebilesin kendi kendine.
Aynada gördüğün?
Ellerim, gözlerim, gülümsemem bir de yüreğimdeki AŞK...

6 yorum:

Handan dedi ki...

kendime bakıyorum bu günlerde henüz yazacak kıvama gelmedi belki de

Evren dedi ki...

biraz sakinlemek lazım belki de. biraz frene basmak böyle günlerde handanım.

Uma dedi ki...

Iki kisi gerek, ikinciye dusmeden yasayip anlamak icin BIR'i...

Evren dedi ki...

iki kişi olmak gerek BİR'i yüreğinde hissetmek için, en az iki kişi. ayna tutanım, yüreği kocamanım, umam, öperim.

y. dedi ki...

tuhaf bir fikre kapıldım bu günlerde, ayna gibi yansıttığımız ve yansıltıldığımız halden kurtulmak mı gerekir acaba, bir kez olsun cesurca soyup o camın arkasındaki kara sırrı, şeffaf bir cam olup içimizi açmamız mı gerekir acaba, hani bu kadar çok anlaşılmak isterken, yapabilir miyiz, başarabilir miyiz sevdiğimize şeffaf bir cam olabilmeyi... ve kabul edebilir miyiz gerçekten o camın ardındakileri....

Evren dedi ki...

insan kendi aksinden kurtulamaz ki bence. aynanın önünde neysen gerisinde de osun oysa. cam iletken bile değilken, cam olmak iyi fikir değil gibi. ama ayna tutabilmek önemli karşındakine. bütün maskelerinden sıyrılıp bakabilmek o aynaya, şeffaflıktan da öte.
bencesi tabi sevgili y., aynanın bendeki halini belki de daha da açabilirim bir başka sefere.
sevgiyle...