Cumartesi, Ağustos 28, 2010

Ilık Esen Yele Yükle Anlamını



Dingin bir ruh:
tenha atımlarda sessiz bir yürek.
Yüzde yansıyan bir ışıltı.
Sabahın erkenine katık edilen hayaller;
bilinmeyen bir eski şehrin
medeniyet katmanlarında 
dolaşırken el(ele)ler,
huzur, hüküm sürüyor sevdalarında.

Ilık bir yel, habercisi beden ürpertisinin;
henüz açık pencereden bile geçmedi,
kokusu lavantaya takıldı
belki, edalı bir hanımelinde salınacak
bir ileri bir geri
ah beklemek!
ne bedbaht bir özveri
ne çilekeş bir hüzün
ne müjdeli bir haberci


Ten; yangın yeri, beklemeye tahammülsüz,
yürekte ağlamaklı sevdasına, yakarıyor adeta:

Sen, ılık esen yele yükle anlamını.
Kırılsın aklımın katılaşmış duvarları.
Belki o zaman dile gelir yüreğimin (z)amansız haykırışları.











fotoğraf / deviantart

4 yorum:

gonlumunbayramlari dedi ki...

'Ten yangın yeri, beklemeye tahammülsüz...'
şuan içinde bulunduğum durumun yapılabilecek en güzel özeti!

hasret senfonileri dedi ki...

amansız haykırışlar, zamanlı ya da zamansız hiç duyulmaz sevgili Evrim.. Hatta bazen seyreden kahkaha zanneder!!
Süper bir sitemin muhteşem bir gururla anlatımı..

Evren dedi ki...

ne güzel bir tesadüf kelimelerimin senin içine denk gelmesi, gönlümün bayramları...

Evren dedi ki...

Süper bir sitemin muhteşem bir gururla anlatımı..
bunu çok sevdim hasret senfonileri...