Perşembe, Ağustos 19, 2010

Sırt Çantamda İzlenimler

Bir yolculuk öncesinin tatlı telaşı, çakan şimşeklerin sonucu düşen yıldırım ve kesintisiz beş saat süren karanlık... bekleyiş... An gelince sırta vurup da çantayı yola düşmek... Gecenin karanlığını delip gelen her ışıkta bir heves yola yöneliş... Çimlerin üzerinde dinlenen müzik ve kurulan hayaller, gülümseyen bir çift göz, kıpır kıpır bir yürek.

***
Yol boyu uyuyanların sessizliğine karışan Başka Dilde Bir Aşk, ve Onur'un sessizliği ve Zeynep'in kelimeleri, ve Kamuran'ın dizeleri... Ötekileştirmeden kendini ve yalnızlaştırmadan yüreğini, yaşamak. Sabahın ilk ışıklarına kadar, üzerine düşünülen başka başka dillerde yaşanmış aşklar, mücadeleler, yengiler ve yenilgiler...


***
Hasretin vuslata dönüşmesi... Sarılan kollar, biriken anların heyecanlı dışa vurumları, göz göze gelince paylaşmak üzere saklanan süprizli söylemler, sıralı sırasız paylaşılan yaşanmışlıklar... Her anında birbirini kovalayan kelimeler, cümleler... Her anında çoşku, mutluluk, heyecan. Planlar, planlar, planlar... yarına, ertesi güne ve daha sonrasına...

***
Sonsuz mavinin ortasında, ağırlıksız ortamda akla üşüşenler, sırtını verip koyu maviye, gözlerini dikip daha açığına; arınmalar, hafiflemeler... sığınmalar sonsuzluğuna, yitip gitmeler sularında. Güneşi yolculayıp, ertesinde tekrar selamlamak serinleten tuzlu sularda.

***
Bin yıldızlı çimlerin kucaklayan serinliğinde, yalnızlığın derinliğinde, her verdiğin nefeste içinde birikenleri salıp kaymasını izlemek gökkubbede ve derin çok derin nefesler alıp, güzellikleri, iyilikleri ve en şahanesinden şimdileri yaşattığı için şükretmek yukarıdan seni seyredene.

***
1942 Soykırımında, "Vel' d' hivve", de beklemek geri dönüşü... "Camp de Noe" ve "Camp de Vernet" de çocuk olmak cebinde bir anahtarın ağırlığında. “Zakhor, Al Tichkah. – Hatırla; asla unutma.” (*) dedikçe, okumak ve unutamamak olanları...    1915 Techir'de asker olmak... Bir konakta yaşamak, ve evin hanımı olmak. Kumayı anlamak ve kabul etmek sunulan yaşamı. Suyuyla/yaşamıyla oynanmış, onuru kırılmış bir ırmak; bir Hint fakiri kadar ince, onun kadar yoksul görünüşlü, onun gibi dünya üstüne çok şey bilen Asi…(*) de yıkamak yüzünü. Tanışmak yepyeni kelimelerle, hallerle, duygularla...  Karışmak kendinde, çözülmek ve çözmek kendindekileri...

***
Bir annenin çocuğuna feryadında, bir yaşında bir çocuğun annesini arayışında bulmak, hayatın pamuk ipliğini. Ve sıkı sıkı tutunmak şimdiye... yanındakilere, en çok da yüreğindekilere... yer ettikleri için derinlerinde.

***
Güzeldi velhasıl, çok güzel! İliklerine kadar dinlenmekti, dinlemekti kendini. Kapıp koy vermekti duygularını, biriktirmekti özlemlerini, salıvermekti acıyan, kanatan düşüncelerini. Çoğalmaktı, çokça çoğaltmak... sevgiyi, aşkı, umudu... Dedim ya, güzeldi. İyi ki diyecek kadar...



(*) Kitapdan alıntıdır. / Tanıtım bülteninden alıntıdır.

16 yorum:

homeless dedi ki...

dun gece izledim bu filmi uzerine biseyler karalamak istedim bogazimda dugumlendi kelimeler
cok guseldi :))

stuven dedi ki...

''...sırtını verip koyu maviye gözlerini dikip daha açığına arınmalar hafiflenmeler...'' bu da güzel(di)...

Evren dedi ki...

ben de yolculuk sırasında seyrettim, ağlaya ağlaya... gerçekten de çok güzeldi homeless.

Evren dedi ki...

öyle bir haldi ki stuven... sabahın en erkeninde, sessizlikte, denize uzanmak ve seyretmek gökyüzünü... güzeldi :)

Sokak Kedisi dedi ki...

Evrencim tüy hafifliğinde ama tonlarca sevgi taşıyan bir güzellikmiş yaşanan, anlatımın da ayrı keyif zaten...

Hemen kendime de diledim bir benzerinden önümüzdeki uzun haftasonu için :))

Evren dedi ki...

teşekkür ederim sokak kedisi, keyif okuyanın yüreğindedir bence. ve dilerim, tüyden kadar hafiflemiş dön uzun haftasonundan. süresi değil ki aslında hafifleştiren, sevgi ile paylaşılanlar.

EBRULİ dedi ki...

Ben izlemedim ne yazık ki..Senden dinlemek keyifliydi..Sırt çantanda daha ne güzellikler var ?

Evren dedi ki...

e var kendi çapında 3-5 hikaye daha, zamana yaydım onların kelimelerini... teşekkür ederim ebruli, filmi mutlaka izlemeni tavsiye ederim.

gereksiz adam dedi ki...

şimdiye tutunmak en güzelidir herhalde. önceyi-sonrayı sorgulamadan.. ne güzel...

Evren dedi ki...

dilim dönerde anlatabilirsem hayatın pamuk ipliğini gereksiz, şimdiye tutunmak gerektiğinin önemini de anlatabilirim belki. öncesi ve sonrası olmadan mümkün değilse de, şimdisinde olabilmek çok değerli gerçekten de.

La Loba dedi ki...

Bir yolculuk hikayesi tam gideceğim gün.
Yolculuk benim için düşüncelerin içine düşmek. Bu gece yarısı tekrarlanacak yine. Aslında korkuyorum bir süredir yolculuk yapmaktan. İçimde bir sürü düğüm oldu. Çözülmüyor bir türlü.

Evren dedi ki...

gece yarısını gece çıkmıştım ben de yola, güneşin ilk ışıklarıyla gözümden akan uyku karışmıştı yaşlarıma... ben severim yolculukları, yolcu olmayı, dönüp dolaşıp kendimi bulmayı...
biliyorum ki açılacak düğümlerin teker teker... çözülmüş ve çözmüş olarak döneceksin. belki de yepyeni bir çileyi örmek için yenileneceksin la loba, yolun açık olsun.

Ateş Böceği dedi ki...

Bende ilk izlediğimde Aşk'a bir kez daha aşık oldum ..Ve yeniden böyle ayağımı yerden kesecek bir aşk diledim..ve ayrıca çok ağladım onurla annesinin sahnesi benim bittiğim andır ..

Evren dedi ki...

babalar yaşama bağlar bizi, anneler yaşama hazırlar...
bilmem ki ateş, belki de bu nedenle bu kadar etkilemişti beni de. yaşama hazır ama bağı güçlenememiş bir adamın aşkına bağlılığı... ne kavurucu...

Elif Gizem dedi ki...

Aşkın varlığı bazen imkansızlıklarda mı belli ediyor kendini bilemiyorum. Ama herkesin, ona olan aşkımı yadırgadığı birine aşık olmak istemiştim filmi izlediğimde. Herkese, herşeye inat aşk ruhtadır demek istercesine... Başkalarına aykırı gelen birşeyler işte... Bu arada yine söylemişsin o cümleyi. "İyi ki..." çok sevdim yine bu cümleni..

Evren dedi ki...

her aşk aslında herşeye inat değil midir... duruşuyla umursamaz gibi gözükür de, içte neler yaşanır kimbilir. sonrasındadır bütün sırların birer birer kitap sayfası gibi kaldırılıp da okunması. aşk elif, biraz da o kitabı herkese inat kendi dilinde yazmak değil midir?
öyle bir tatildi ki benim için, herşeyi ile iyi ki gitmişim dedirtti. sayende, ben de ister istemez altını çizer oldum da bir yandan korkar, ya içtenliğini kaybederse diye...

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy