Pazartesi, Eylül 13, 2010

Bir Çay Ver, Gamlı Olsun


Biz hiç çay içmedik ki seninle,
Kahveydi ilk yudumda nefes gibi içimize çektiğimiz.
Ten kokulu sabahlara mutlulukla açılırdı gözlerimiz.

Ne çok zaman geçti üzerinden güzel gözlüm diye sevilmeyeli...
Ne çok zaman... aynada gözlerime gülümsemeyeli...
Ne çok zaman... koyu kahverengi gözlerinde sevişmeyeli.

Öylesine yalnız bir gecenin ortasına düştü ki ellerin...
Yüreğim sanki avucunun içinde, yorgun.
Yüzümde gülümseme, buruk.
İçimde; acı yeşil bir sızı, zamansız.

Böyle olmamalı derin bir aşkın sonu dedi dostlar...
Böylesine kayıtsız, boşlukta salınmamalı dedim kara bir sevda.

Küsmemeliydi yelkovan akrebine,
Bölünmemeliydi tümceler hece hece,
Kırılmamalıydı sözcükler teker teker,
İnceldiği yerinden kopmamalıydı kalemim.

Durup baktım geçmişe yelkovanın ucundan; acımak bir kahvenin şekersiz koyusunda kendine, en çok da sevişine, kıyamamak güzel gözlerine, akrebin soktuğu yerde kanatmak kendini bile bile, ne zalimce...

Zamanın hiçliğinde, yokluğuna sarılmak bildiğince.
Ağlayamamak, yutkunmak biteviye,
Bir bardak çaya yükleyip teselliyi,
Yudum yudum ısınmak...
Yudum yudum tutunmak şimdiye, tek çare.

16 yorum:

stuven dedi ki...

okurken gözlerim doldu. harika bir yazıydı. tıpkı diğerleri gibi...

y. dedi ki...

... önü denizle başlayan rüzgarlı bir kasabadaydık.
sanki yıllardır oradaydık. herşey düzelecekti.
orada doğmaya çabalayarak öldük. der gibi olmuşsun, bugün ikinci kez bunu hatırlıyorum, durup bir gece yarısı bu kadar kendine dökülmene mi yanayım, bunun bende yarattığı dalgalanmaya mı...
keşke yazı olsaydı bu, keşke sende şu sadece yazanlardan olsaydın, sana da kızardım bol bol ama bu kadar kanamazdı yüreğin...
içimde mevsime uygun zamansız bir sızı, koparılınca sararmayacağını kimse bilmiyor başakların.

hasret senfonileri dedi ki...

İyi bilirim bir bardak çaya yüklemeyi teselliyi... bardaklar dolusu içmeyi ve kanmamayı..
Ah sevgili Evren, sen ne kadar güzel anlatıyorsun.. ne kadar güzel şiire dönüşüyor anlattıkların..
Defalarca okuyorum.. satırların değil hecelerin bile içinde dolaşıp kayboluyorum.. Sabah sabah dilime dolanan bir melodi gibi tekrarlamaktayım tesellileri!!

Kutluyorum seni ve sımsıkı sımsıcak kucaklıyorum seni sevgili Evren..

Elif Gizem dedi ki...

İçinde bitmemiş ya Evren, her sıcak çayda yenilenir içindekilerde... Bazen önemi kalmaz onun yanıbaşında oluşunun bile...

Sokak Kedisi dedi ki...

Kalemin çok kuvvetli Evrencim ama seni esas büyüten, yüreğinin kocamanlığı, güzelliği,kuvveti bence. Hissetmeden üremeyecek cümlelerle vuruyorsun beni her yazında, defalarca.

Şimdinin gücü yetmese bile bazen melankoli besler ümitleri en derin çukurlarda ve ben hep bunu hissediyorum sende.

Yelkovanın Akrebine tekrar kavuşması için sadece binlerce saniyeye tahammül etmesi gerekir aslında.

Zaman ilacıdır belki de herşeyin,

Sevgiler

sufi dedi ki...

Çaya kahveye sigaraya yüklenmemiş teselliler olsun şu yalan dünyanın dönencesinde.Çay gibi sıcak yorgunluk giderici sevinç verici, kahve gibi dost ve kokusunu taaa ruhuna çektiğin, sigara gibi dert ve sıkıntıları bir anda gönlünden çıkarıp atacak cinsten olsun dostların ve omuzuna başını yasladığında o kişinin sokağa kapansın tüm kapıların bir fincan çay, ve de bir kadeh şarap bile onun yerini tutmasın dilerim.Kız çocuğu öptüm seni.

JİVAGO dedi ki...

Günde 7-8 bardak çay içen birisi için
iyi geldi dostum.

Her zamanki gibi..!

Sevgilerimle..

Efsa dedi ki...

Ben..
birşey olmadı değil mi?
iyi misin..

Evren dedi ki...

teşekkür ederim stuven... belli ki zamanın birinde sen de böylesine derinden sevilmişsin.

Evren dedi ki...

hep diyorum ya ben sana, seçkilerin güzel ama sözcüklerin hepsinden güzel... nasıl da sevdim son cümleni, nasıl da... bilemezsin sevgili y.

Evren dedi ki...

sen böyle dediğinde hasret senfonileri, yüzümde bir gülümseme oluşuyor. insanın annesine yaptığını beğendirmesi gibi bir duygu gelip yerleşiyor içime. sımsıcak öpüyorum ellerinden, kocaman bir yürekle.

Evren dedi ki...

sevgili elif, inanırım ki bir kez düşerse yüreğe, hep yürektedir hep sıcak hep orada...

Evren dedi ki...

biliyor musun sokak kedisi, insan kendi yüreğinin büyüklüğüne şaşırmıyor, sanıyorki, her yürek en az o kadar büyüktür. sonra kendi gibi yüreklileri görüp seviniyor ve göremediğinde ise çok ama çok şaşırıyor. insansa yürek taşımalı değil mi...
öpüyorum yüreğinden. sevgiler...

Evren dedi ki...

can tontinim, canım sufim, güzel yürekli dost dilek, teselliyi yüreğe yüklemek gerek, ve orada paylaşmak. dediğin gibi bu ancak dostlarla mümkün. dost kalabilenlerle. iyi ki varsın. öpüyorum ellerinden, yanaklarından, en çok da yüreğinden...

Evren dedi ki...

ah jivago, nerde sahil yazıları, nerede o serinlik ve huzur, bekliyorum...
çok koyu içme çayını lütfen...
sevgiyle...

Evren dedi ki...

sen... efsam. neden susup kaldın ki.
yok birşey olmadı. yazmak için bir şey olmasına değil duygulara ihtiyacımız var bizim. iyiyim, merak etme iyiyiz. öperim.

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy