Cumartesi, Eylül 18, 2010

Ev Yapımı Çıtır Kıtırlar, Her Dem Tazeler


Gece gece oturmuşum koltuğuma, nasıl da dertli, nasıl da düşünceliyim, şaşılası bir hal. İnanamazsın ( tam da burada blog demek istiyorum ama, camia da yarattığım ağır abla modeline ısınmış parmaklarım engel oluyor aklımdan her geçeni burada yazmaya... hatta tam da burada nerde kalmıştım blog bile diyebilirdim de... neyse...)

Bilirim inanamazsın, çünkü nadirdir benim geceleri gamlı baykuş olduğum. Lafı uzatmadan geceye döneyim ben. Saat 11 suları. Hırsını bilimum tatlı, tuzlu, atıştırmalıktan çıkartmak düşleri kuran bünyeye, en sert uyarı yaklaşık 2 saat kadar önce, yürüyüş bandında, kaçan kovalanır oyununu oynayan ve dolayısıyla takatı kalmayan bacaklardan geliyor. Koşmam diyor. Aman aman diyorum, siz koşun. Valla bak, ben yemesem de olur.

Ah, ah, mideye mi, beyne mi, bünyenin rahatsızlığına mı ulaşan sinyalleri durdurmanın imkanı yok. Zaman acımasızca ilerliyor. Yeni güne az kaldı. Hevesimi saklasam... Yatıp derin uykulara dalsam.

Saklayamıyorum, yatıp da derin uykulara dalamıyorum, onun yerine müziğimi açıp, mutfağın yolunu tutuyorum. Ne yapsam... Ne yapsam... Ne yapsam... Su içsem de kendimi mi kandırsam. Yok olmuyor, iki bardak sudan sonra ancak midem boğuluyor. Nefesim daralıyor. Çırpınışları devam eden beynim kıvrım kıvrım kıvranıyor. Duygusal açlığımı bastıracak bir şey... Ama ney?

Dolapları karıştırıyorum, susam iki paket ki, 80 gram kadar eder de, tek başına da yenmez ki... Neredeyse vazgeçmek üzereyim. Elimin uzandığı en uzak köşeleri kurcalıyorum. Bir de ne göreyim. Dolabın arkalarında, gözlerden ırak, karışık lüks ( tam da burada gene bloga seslenme ihtiyacı, çok gülüyorum ben bu lüks lafına be blog deme ihtiyacı, ama demiyorum, kapıyorum aklımın açtığı parantezi)

Evet, evet, bildiğin karışık lüks çerez... Yakşaşık 250 gram gibi duruyor. (Yahu bu blog beni bugün rahat bırakmıyor, tam da yeri: Gördüğün gibi blog, gözüm hassas bir terazidir benim de ve burada gene, kapa parantez)

Etti mi sana susamlarla birlikte 330 gram gibi bir ağırlık. E, kuru malzemeler olursa 300 gram civarı, akıl neyi pişirmeni ister, tab ki, Crunchy!

Crunchy de ne olaki diyenlere yaptım kendimce bir türkçe çeviri: Çıtır Kıtır...
Ben, pek bir severim.
Susam ve bildiğin sevdiğin çerezleri yaklaşık 300 gram ki 290 da olur 310 da... Bir yumurta ve bir fincan pudra şekerini çırptıktan sonra harmanlayıp- ki tatlı seviyorsan 1,5 fincan da olur- atıveriyorsun 170 derece fırına, aman dikkat fazla değil 13- 15 dakika sonra hazır oluyorlar. Misler gibi kokuyorlar.

Ertesi gün,  herkesi senin günahına ortak etmek üzere, çıtır kıtırları 4'lü gruplar halinde paketleyip, ofis arkadaşlarına hediye ediyorsun sabah çayının yanında...

Onlar, ay ne de güzelmiş, aman da ne yeteneklisin derken, hem egonu, hem de mutluluğunu katmerliyorsun. 
Evren'e dua edip,  iyi dileklerini gönderiyorsun.
Hadi afiyet olsun. Yaratıcılığını kullan kendi sevdiğin tatlarda çıtır kıtırları da sen yap, dostlarınla paylaş. 
Güzel şey, insanın dostlarının olması.
Çok güzel şey be blog ;)



PS: Bir tarif vereceksin, yarım saat seni okumak zorunda kalıyorum diyen okura da, buradan selam olsun. Onu da düşündüm be blog, koyu renk yaptım tarif için gerekeni. Beni takdir ettin değil mi?

26 yorum:

homeless dedi ki...

duydum kokusunu
Burnum hassas ya ondan :))

stuven dedi ki...

öyle anlarda o su hiçbir işe yaramıyor yatsan uyuyamıyorsun illa yenecek o :)

ellerine sağlık. kıtırdan aldım bir tane :))

JİVAGO dedi ki...

Ellerinize sağlık,buram buram güzel
kokulu..iyi hafta sonları dilerim.

zeliha (umutsepeti) dedi ki...

hem çıtır,hem taze hem de çok ciciler :) ellerine sağlık..Ağır ablalar da bazen estiği gibi yazabilir,içinden geleni yaz bence :) sevgiler..

Şirvan dedi ki...

Eminim çok lezzetlidir, tarifi denemek isterdim; ama çerez bana sivilce yapıyor ya :((

Zeugma dedi ki...

Çok güzel olduğundan adım gibi eminim..
Hemen denemeliyim...

Teşekkürler...

PS: Bu arada benim 10 dk' da stres attıran lahmacun tarifimi denediz mi efem? Merak ettim :)

Evren dedi ki...

canım benim sen gel, bak ben sana neler yapacaım homelessım cocum :)

Evren dedi ki...

he valla stuvenim, illa yenecek, yendi de zaten :) öperim.

Evren dedi ki...

teşekkeürler jivago, deniz kokusu ile birleşse pek daha bir güzel olur inan bana :)

Evren dedi ki...

yazıyorum zaten, çaktırmıyorum ama zeliha :)

Evren dedi ki...

sivilce dediğin nedir ki, en geç 1 haftaya geçer şirvan. ama bu lezzetttttt, unutulmaz.

Evren dedi ki...

dene dene zeugma, senin lahmacun kadar kolay yapımı, lezzetine gelince, ikisi yarışır. :)
lahmacun fikrinin çeşitli versiyonları üzerinde çalışıyorum, içime sinen bir tanesini fotoğraflayıp yayınlayacağım mutlaka.
fikir senden, versiyonlar benden :)

TUĞBA'NIN DÜNYASI dedi ki...

Canım ya nasıl da basit yapması ama nasıl da güzel değil mi? zaten ikisinin aynı anda olması daha da cezbediyor insanı. Bana da geldi bak şimdi kokusu sanki yedim mi ne ben de ağzımda tadı kaldı susamın..Eline sağlık. Ben de deneyeceğim bugün. Üzerine de lila kurdele koyacağım ama çok güzel olmuşlar öyle pek bi cici..yazıların beni alıp götürüyor her gün başka diyarlara ve anılara.iyiki yazıyorsun:)sevgiler kocaman

Evren dedi ki...

canım tuğba, sen artık çocul çocuk sahibi çalışan bir kadınsın gördüm ki açmışlar da gözünü. ayaklandılar mı işin zor valla. böyle pratik yemeliklere ihtyiacın var senin. ben derim ki, zeugmanın lahmacun tarifini de dene. lahmacun canın çektiğinde - hoş lübnan ve türk lokantasında vardı, duruyorsa oralar hala- atıverirsin fırına, 10 dak.
öperim. hem çocukları hem de seni :)

Sıradan Bir Sazan dedi ki...

Deliiii, Perşembe oradayım ve kaçışın yok istiyorum...

Hain seni :)

Öperim...

Ayrıca istersen 10 sayfaya yaz tarifi, ben okurum...

Evren dedi ki...

yahu bir tarif yazdık diye ne diye hem deli hem hain oldum ki ben şimdi. ala ala... şu perşembeler var ya, öğleden sonraları toplantı günü olduğundan nasıl da sıkışık bir bilsen...
ama dur bakalımi deneyen ve bekleyen dervişler muratlarına erebilecek mi?
gol gol gol sazan, di mi ama ;)

Uma dedi ki...

Iyi ki duygusal olarak doyurulmaya ihtiyacin olmusta yazmissin, ne guzeller onlar oyle :) Ben de ilk duygusal olarak doyurulmak istedigimde once Swamiji'nin " emotions bring commotion, all we need is devotion" sozunu animsayacak ve tum farkindaligimla senin crunchylerden yapip yiyecegim :)

Evren dedi ki...

sözü sevdim, ben bunu duvarıma asayım uma :)anladım ki, kendimi çıtır kıtırlarıma vakfedersem, karmaşadan kurtarabilirim. sence bu durum dondurma için de geçerli olur mu? öperim. sen beni zenginleştiriyorsun ya, yüreğim gülümsüyor.

Handan dedi ki...

kendimi esmert güzeli çingene kız yerine koyuyor

-bana da abla bana da bana da sen yeme kiloları ben alim abla

derken düşünüyorum okurken

Evren dedi ki...

sen balkonda sigaranı tüttürürken bile yapıveririm. taze taze yersin de kendini tutamayıp hepsini yeme :) dev sivilceli, üstelik tamamlanmış bir kadına katlanamayabilir sonra :)))))

Elif Gizem dedi ki...

Takdir ettim :)) Tarifleri de kelimeleri de çok sevdim :)

Evren dedi ki...

ben de bu şartlar altında şımardım, kocaman kocaman gülümsedim elifim :)

Uma dedi ki...

Evren'cim soru sorunca dogru cevap vermem gerek :) Ne yersen ye olmayacak :) Ben de dondurmayi seciyorum ama boyle zamanlarda, yanan icimi serinletiyor :))
Bu arada fincan derken kahve mi nescafe mi boyut olarak ?
Yanlis yapmayayim :)

Evren dedi ki...

bu cevabın pek de içime sindiğini söyleyemem doğrusu uma ;)
ben kahve fincanı kullanıyorum, küçük boy bile sayılabilir. annanemin çeyiz sandığından kalma. şimdilerde kahve fincanları espresso fincanı boyutunda. bana tatlı geliyor o kadarı. zaten ilk yapımdan sonra kendi kıvamını da bulacak çıtır kıtırın, hem şeker hem de pişirme açısından. şimdiden kolay gelsin.
öperim...

TUĞBA'NIN DÜNYASI dedi ki...

Canım valla dediğin gibi bizim çocuklara yemek yetiştiremiyorum heehe..ayy yok daha mini miniler ya sade süt içiyorlar. daha çok yiğite ve bana (bir yemek canavarı olan bize yani) yemek yetiştirmek gerekiyor.heeh lahmacun canım da istiyor zaten.baktım zeugma nın sayfasına ama bulamadım yaa bana verebilir misin o tarifi de ben yapayım bak düşündükçe canım istedi şimdi..öptüm kocaman

Evren dedi ki...

http://anfaengerwriter.blogspot.com/2010/06/10-dakikada-stres-at.html

tuğbacım başlığı 10 dakikada stres atın olunca sen onun lahmacun olduğunu fark edememişsindir. denemeni tavsiye ederim. hatta belki sizin oranın börek yapılanları ile iki kat arası yağ sürülüp kalınlaştırılabilir. ayrıca lübnan marketinde baklavalık yufka bile vardı ki, yeni açılan alışveriş merkezinizde kimbilir neler neler vardır.

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy