Perşembe, Eylül 23, 2010

Yok Gücüyle Dayanmak



kocaman gözlerinde kocaman damlalar berivanın,
soyadı dayan
insanlar adlarıyla mı yaşar gerçekten?

12 yaşında yaşayarak öğreniyor terörü.
dayanıyor yok gücüyle; annesinin son gidişinde üzerinde kalan bakışlara ve uzanan ellere çocuk yüreğiyle...
söküp atamıyor,
söküp atamayacak!
ona sorulan sorular karşısında, o kocaman damlayı taşıyor kirpiğinin ucunda,
akıtmıyor, akmasına izin vermiyor.
annem, diyor... yardım, diye bağırdı... edemedim.
ağlamıyor, onun soyadı DAYAN.
yok gücüyle dayanıyor.

içimde bir yer kopuyor.
terörü lanetleyen yanım isyan ediyor.
kendimi bildim bileli o coğrafyanın çocuklarına ağladım,
o coğrafyanın çocuklarının kadersizliğine...

berivan, anneme sözüm var, diyor... çok çalışacağım, başarılı bir öğrenci olacağım.
sonra diyor iç sesim, ya sonra berivan....
sonrası yok berivanın.
sudenaz ve zeynep'in de...
onların sonrası da önceleri gibi;
koca koca kara kara sis bulutları yükselecek göğe,
gökyüzleri hep karanlık.

oysa, onlar daha çocuklar...
güneşli günlere gebe umutları.
güneş ısıtmazsa yüreklerini, umut nasıl yeşersin ki gök yüzlerinde...
yarınları aydınlık olmayan bir coğrafyada doğamadıkları için umutları kırık mı büyüyecekler?
ah berivan, ah sen dayanmakla taçlandırılmış olan küçük çocuk, senin gücün yeter miydi, ananın, yardım et çağrısına... gözleri hep gözlerinde asılı kalacak o son bakışa.

insan yüreğim sessiz kalıp susmalarıma küs biliyorum
doğunun kardelenlerine sahip çıkan Türkan'ın pencereden el sallayışı geliyor gözümün önüne;
bana, sana, bize o veda... günler sonra kırmızı bir minibüsün kan izinde anlıyorum.
emanetine bakamadık Ata'mızın.
emanetine bakamadık Türkan'ın.
acı büyüyor bu sabah yüreğimde...
susmak daha bir batıyor kendime.
iğne bu sabah bende, çuvaldız kimde hiç bilmiyorum.




Haber...
Fotoğraf...

6 yorum:

ayşegül dedi ki...

Her gün yeni bir kara haber içimizi acıtan,radikal çözümler bulup uygulayamamanın çaresizliği yüreğimizi burkan..Boykot adı altında eğitim hakları ellerinden alınan ve planlı bir şekilde cehalete sürüklenip örgütün ve onu temsil eden sözde partinin kuklası haline getirilmek istenen yöre halkının sözde kaderine isyan ediyorum..

Esmir dedi ki...

iğnenin ucu hep yanlış yere batıyor sanki!.. küflü iğneler batsa o boş saman kafalara! görebilseler, anlayabilseler, duyabilseler keşke! keşke düşmanın asıl düşmanın kim olduğunu bilebilseler de şu oyunu bozabilseler!..

berivan DAYAN'acak içi kan ağlayarak! suskunca dayanabildiği kadar...ama o da anlayacak! kadir kıymet bilinmediğini, emanete hiyanet edenleri gördükçe içine düştüğü çaresizliği!..

yazık çok yazık...

(yüreğini seviyorum evrenim...nasıl güzel duygularını anlatmışsın yine...2 damla göz yaşım ardından sel olup aksa da nafile yine durmayacak kara haberlerin ardı)

Ateş Böceği dedi ki...

Ve en kötüsü bu toprakların kaderi hiç değişmiyor..

Kara Kalem dedi ki...

ne desem boş
bu kör ibneliğin, bu şerefsizliğin
karşısında aciz kalmak, çabalarımızın yeterli olamaması, uyarılarımızın dikkate alınmaması, terk edilen ışıklı yollar, o yoksulluk, kullanılmış cehalet, kahpe töreler, o karanlık yüzlü batıl elçilerin zavallı kurbanları, bizim, hepimizin çaresizlikleri, çaresizliklerimiz.

yıkıyor be adamı.

y. dedi ki...

kendi gelecegimizi yeşermeden kurutmak istiyorlar, oysa çocuk olmak bir masalı kurmak yarına, sabah uyanınca kanatlarının çıkacağına inanmak mesela. oysa annelerini alıyorlar,eşitlik barış toprak söylemi altında, babalarını alıyorlar ve kesiveriyorlar rüyaların önünü.bunun adı barış değil terör demiyor artık medya, şaşkınlıktan nutkum tutuluyor. hani öldürme diyordu dinler, o kadar dindarın içinde yok mu duyan, sadece yazılı olmakta mı ibaret herşey.
ben çocuktum ve çok uzakta değil beş on saat yakında çocuklar ölüyordu, aileler yok oluyordu. sansür de yokdu televizyonda böyle çocuk halimle kundaklı bebekler görürdüm, şimdi bakıyorum görüntüler flu yine de dağılıyor aileler.
biz bu ülkede inandığımız hiçbirşeyin ardında duramadık. aydın kesim kendini kaldırıp dönmedi yazlıklarından 22 lira ceza dediler geçtiler, değişecek olan yasanın ne getireceği malum. hiçbir kanun koruyamıyor çocuklarımızı. yılmasak bari diyorum, hala umutla inanıyorum birgün bu savaşın bu kan dökmenin duracağına. hepimiz insanız diyene, oyuncağını bu yaşta harislik etmeden paylaşan, herkesi bir gören kızıma inanıyorum.
ama korkuyorum dabu yaşta kadınım başım sıkışsa anne diyorum, şimdi bu cocuklar kime sığınacak, sığınamadıkça, sarılamadıkça bu çocukların yüreğine ne olacak korkuyorum.

seneler evvel halam ohal bölgesinde görevliyken, bir keresinde köylünün askere güveni yok. yapanı biliyor gene de askeri suçluyor demişti. geçen gün köylünün ağzında aynı söylem, askeri taşlarken. hiçmi bişey anlatamadık, hiç mi uğraşmadık bunca sene insanımız için.

sufi dedi ki...

Neticede Evren'im de isyanın kapı eşiğine gelmiş görünüyor.Batıdaki nasıl bir CANsa doğudaki de aynı.Kürdü, alevisi, sünnisi,ermenisi hepsi bir ve TEK olanın ete kemiğe bürünmüş hali.Eee böyle olunca kimi kimden ayırıyor ki bu aymazlar bilmem? Onlar da O halbuki!

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy