Cuma, Aralık 31, 2010

Üzerine Yürek Pulu Konulan Mektuplar - Bir Perşembe Günü




Sevgili P.,

benim seninle bir kavgam yok, diyorum. sense son mektubunda hâlâ üzerinden onca zaman geçmiş bir hikayedeki kendinden bahsediyorsun bana. büyüyorsun diyorum içimden, çünkü artık konuşamayacak kadar yıktık köprüleri, bir dahası mümkün olmayan bir yol bizimkisi ve ben senin için bile olsa yeniden inşa etmek ietemiyorum o köprüleri. ne olur anla beni. sen üzerinden geçmek istediğim bir cümle değilsin. ve altı çizilesi bir duygu da bırakmadın bende diyorum ama der demez cız ediyor içim. biliyorum altını onlarca kez çizdiğim bir cümlenin, akmaya devam eden duygususun sen. oysa ben o kanla acıtırdım kendimi, eskiden. evet, sen gülsen de bir eskim var benim, bir de şimdim. sen eskimde kaldın. gençliğimsin demem boşuna mı... kanatsa da kelimelerin yüreğimde değil ki sızısı, akmaya devam ediyor, anlayacağın artık sadece akıp gidiyor. sevgili g'ye anlatırken fark etmiştim yüreği çürütmemek gerektiğini. artık çürütmüyorum. sadece görüyorum. yaşanması gerekiyordu. Allah razı olsun diyorum sıklıkla, galiba bugünlerde senin anlamlandıramadığın kadar çok kendimin farkındayım. benim Allah razı olsunum,  iyi ki... sıklıkla iyi ki diyorum. senin (onun) gibi bir yürekle yaşadım ben o geçmişi. sen de atlacaksın biliyor musun, sen de yüreğinle üzülmeyi, beklemeyi ve düşlemeyi, bırakacaksın. öğreneceksin çünkü ve en önemlisi anlayacaksın. herşey zamanında değerli. ben demeyeli, benim demeyeli öyle çok zaman geçti ki, benim sandığım yüreği her düşlediğimde gülümsüyorum, onun ne yaptığını ise merak etmekten çoktan vazgeçtim. bilsem ne olacak ki, sevinecek miyim, yoksa egoma bak hâlâ unutulmazsın hazzını yaşatıp böbürlenecek miyim? ne için... unutulmaz bir aşka imza attım ben vakti zamanında... eee ne oldu, diye sormazlar mı adama... iyi ki deyip geçmeyi öğredim. bu yüzden ya sevgili p., seninle bir kavgam yok benim. 2011de yüreğinde büyüttüğün acıları biçmeni, yerine sevgiler ekmeni yürekten dilerim. dostlukla, hep.

kısa not: insanın dost edinmesi için tanışması gerekmediğini, bunun yanı sıra tanımasının değerini öğreten inatçı koç kadını, başa dikkat! biz en çok yüreğimizden yara alsak da başımızdan çıkar acısı...



Sevgili R.,

kaç zaman geçti senden haber almayalı. neden bilmem sıklıkla aklımda üniversite yıllarında yaptığımız o tren yolculuğu... düşündükçe, gecenin karanlığına ve sessizliğine teslim şehirlerin uzakta kalan ışıklarını yıldız yapıp kendimize, kayışını bekleyişimiz geldi de aklıma. gülümsedim. bilirsin tren yolculuklarını ne çok severim. sana bir adamdan bahsetmiştim ya, kelimeleri yürek sızlatan, gözleri kahve kokan... işte o adamla bir tren yolculuğu yaptık. süresi kısa, etkisi uzun...  anlatacak ne çok şey birikti gene. ah zaman hırzısı akıl, yüreğe bir yol verse... yazacağım gene daha uzun merak etme. sen iyi değilim deyince telefonda. dur dedim şuna bir süpriz yapıp iki satır mektup yazayım da sevinsin gariban mektubumu alınca... seviyorum seni. hallerini sen de yazsana bana. özledim senli zamanların porsuk kenarı simit bira günlerini. ne düşler kuruyorum bir bilsen yakın zamanlara dair. anlatsam sana onları. sen gülerek dinlerken, delisin kızım sen desen.  bilirsin en çok yolculukları severim ben, ve yolcu olmayı... saçlarımın kokusunda bir sohbetin soluğu olsun isterim, yanımdaki yolcunun omzuna gömebilmeyi kelimelerimi. biliyorsun değil mi, nasıl da özlemiştim sevilmeyi. böylesine hesapsızca... biliyorum anlarsın sen beni. böyle sevildiğimde ne kadar güzelleştiğimi tahmin edersin. gelecek hafta bir yerlere kaçalım diyorum, ağva mesela. seversin sen oraları. nasıl da gidivermiştik değil mi bir akşamüstü. bence bunu bir düşün. gördüğün gibi, sana yaşadıklarını unutturacak kadar çok şey biriktirdim ben geçtiğimiz aylarda. kızıyorum valla, böyle iyi değilim deyip deyip kapılarını sıkı sıkı kapatmana. yaz diyorum, bana iyi geliyor nereden biliyorsun belki sana da gelir. bir dene. iki satır yazıp mektubuma cevap vermekle başla mesela.  beni sensiz, habersiz, yüreksiz bırakma buralarda. güneş yüreklim, deniz gözlüm, asil meleğim. hem karşılaştığımızda sana öyle bir sır vereceğim ki, hemen iyileşivereceksin. bak valla, hadi yalancı oradan deme. ayıp olur şu garibe de. 2011de bir adam bul kendine. bak nasıl iyi gelecek ruhuna. seni, kararsa bile, o muhteşem ruhundan öperim. nasıl da garip eylediydi şu 2010 bizi. bak gör muhteşem olacak dönüşüşümüz. hadi seneye görüşürüz. ığğğ denmez arkadaşa... öperim.

4 yorum:

JİVAGO dedi ki...

Mektupların tadı birbirinden güzel!

Sizin ve sevdiklerinizin yeni yılını en içten duygularımla kutlarım.

Sevgilerimle..

Pilli Petro dedi ki...

baş bugünde çok ağrıyor delicesine hemde :) çok güzel bir sene olsun, çok mutlu...

bir de bir fincan kahve olsun artık, en kısa zamanda :) öpüyorum iyi seneler canım benim

Evren dedi ki...

sağolsın jivago. sevgi olduğu sürece yürekte, herşey birbirinden güzel olur bence. iyi olsun yılları, günlerin, anların. sevgilerimle...

Evren dedi ki...

iyi olacak be pillim, bu sene iyi olacak. geçmişte olduğu gibi. biz geç anlayacağız, çok baş ağrıtacağız. ve hissediyorum bu yıl khve fincanın da umut bulup kahkahalar atacağız. öperim...