Cuma, Aralık 31, 2010

Üzerine Yürek Pulu Konulan Mektuplar - Bir Ummandır Yürek Sevdalısına ya da Yalnızca Bir Dost Değilsin Ki Sen Bana ya da Kız Çocuğu



Sevgili S.,

mektubunu alınca öyle sevindim ki, hele de sevgili t.nin güzel haberlerini alınca... onun bendeki yeri bambaşkadır. ne de olsa ben onun senin kardeşin olduğunu bilmeden de sevmiştim. onun yaşadığı aşkın romanını yazacağım ben, hep aklımda. hep takılırdı ya bana; yaz kız şu aşkı. bir tek sen anlatabilirsin bir aşkı bu kadar güzel diye. selamlarımı iletirken, sevgilerimi de kat içine. bir de sarıl bir iyice.

sevgili s, can t., dost d. son mektubunda; UM-dukça UMMAN çeker insanı, Irmaklığını unutur bulur okyanusları. UMMAYA devam... yazmışsın ya, bir bilsen kaç kez okudum sözlerini. kaç kez sarıldım sana. hep böyle oluyor zaten, bir kaç mektup önce de bahsetmiştim. mutfak camından görünen karşı apartmanın salonunda dikiş diken teyze sensin benim için. o teyzenin kaş'ı görmediğine bahse girerim ve eminim ki asla ve asla bie cafe-bar işletemezdi, diyeceğim o ki taban tabana zıtsınız aslında, ama olsun ben ne zaman orada olduğunu fark etsem gülümsüyorum ona (sana). biliyorum tuhaf gelecek ama beyamca da hep sevgili t. gibi gelir bana. :) bazen ne şaşkın olabiliyorum değil mi? geçen gün laf atacaktım neredeyse her ikisine de. yani anlayacağın hep benimlesin(iz). öyle çok istiyorum ki bu yaz izmir'e düşen yollarda bir kahve içimlik sohbetlere denk gelebilmeyi...

can t., dost d., güzel yürekli kocaman s...m sen gelip geçtikçe büyüyor bu yürek, eğilip üfledikçe kanatlanıp uçuyor. hep uzat elini, hiç çekme nefesini. öperim sarılarak ellerini. ...hep.






Sevgili Ş.,

can dostum, bir yılı daha geride bırakıyoruz. her yıl için attığımız shutlara 13den sonra yenilerini ekleyemedik. yıllar arttıkça artan shutlar, yaşlar arttıkça azalmaya başladı haliyle. hani yazmıştın ya bir mektubunda,
Ömrünün yarısını aralıksız paylaşmışız ana baba ayrı kardeşimle bazen tatlı, bazen acı, bazen bol kahkahalı, bazen salya sümük ağlamalı... İnsanlar gelip geçmiş hayatımızdan, bir de şehirler ve hatta ülkeler; paydada biz vardık ya hiç kopamadık birbirimizden.
insanın arkadaşları vardır ve dostları... sen arkadaşımdın benim ilk başlarda ve dostum oldun zamanla. bugün geldiğimiz noktada seçtiğim bir kardeşsin bana. hep çok istediğin kızına sahip oldun geçtiğmiz yıl ve onun büyümesine şahit olmaktan çok gözlerindeki ışıltıya şahitlik etmekten mutluyum ben. yıllar çok olunca, içine sığdırdıkları da çok oluyor insanın. ben iyi ki diyorum, bir ömrün yarısına sığdırılmış bir yürekdaşım var benim şu hayatta. 2011de de sönmesin ışığın. hiç bu kadar güzel yansımamıştın. yüreğimsin, hep.






Sevgili T.,

sana hep kız çocuğu diyorum, bilmem bunda abinin de etkisi var mı? ama sen benim için de bir kız çocuğusun. kırılgansın bir kere ve öyle saf ki yüreğin. çizmek istediğinle çizdiğin, gitmek istediğinle gittiğin, sevmek istediğinle sevdiğin hep farklı olsa da sen yüreğince sarılıyorsun hayata. geçenlerde senin de dediğin gibi, herkesle yürünmez oysa yollarda. bunu bile bile yürümelere kalkıyorsun ya... arandığında bulunmaz bir yürek, asla. biraz nefes al, biraz durul, inan bana zamanı gelecek desemde laf dinlemezsin sen inatçı kurbağa. yürüyeceksin yollarda, elele, yürek yüreğe, yüreği yüreğince olan bir adamla ama yollara çıkıp da yol kesmekten vazgeçmelisin sanki bu ara. biz gibiler, sevgisi yüreğine fazla gelenler yani, hep daha çok yanılırlar hayatta. sen de düşe kalka yürüyorsun dans papuçlarınla ve inan bana öyle çok yakışıyorlar ki sana. hatırlamazsın belki ama bir gün demiştin ki bana,
Hepimiz yüreklerimizi teslim etmeye açız, ama bir yandan da kendimizi tümüyle teslim etmemeye and içmiş gibiyiz.
bu yıl boz bu andını, teslim et yüreğini kendine. önce kendine teslim et ki, gelip yüreğine yerleşsin bir adam 2011'de. öyle ki gitmesin bir daha. sen benim için, perilerin de elinin kalem tuttuğunun kanıtısın sevgili t., bu yüzden yazmaya da devam et.  ve bir perinin yüreğine bir prensin yüreğinin değeceği masalının henüz yazılmamış olmasındandır onlara inanmaman. masallara inan, periler masalların prensesleridir unutma. kanatların olmasa da olur, yüreğin var ya... kocaman sarılırım sana saçlarının çilek kokusunda, hep.



5 yorum:

Efsa dedi ki...

Böyle bir gecede ağlanmaz dimi... ıı ıhh. ben seni çok seviyorum, ama çok yaramaz bir peri olduğumdan :) söz veremesemde elimden gelenin en güzelini yapacağım.

ben bu yazıya sonra dönüp yine yorum yapıcam :)))

güpgüzel huzur ve aşk dolu bir 2011' e :)

Evren dedi ki...

her gece ağlannabilir efsam, her gece, yeterki mutluluk olsun mayası. yüreğince yap ne yaparsan, illa güzel olur sonucu. AŞKla...

sufi dedi ki...

Pazardaki organik domates satan kadın da benim, evlere temizliğe giden de, anaokulunda masalcı tontini, hastanelerde bazen görünmeyen şifacı, sırtın zaman zaman sıvazlanıyorsa onu yapan da benim ellerim.Yani O-nun elleri...senin o güzel yazan ellerin durmasın, güzel söyleyen dillerin de hiç susmasın ama yanan gönlüne senin gibi yanan bir gönül nasib olsun.Kocaman kucakladım seni ve senin İzmir'de yanıbaşımda olacağın günleri diledim Allah'tan umdum yüreğimle.Teşekkürler ve Sevgilerimle.

Uma dedi ki...

Sufi'nin bu kacinci duasi Evren'cim :) Kalpten duyuyorsundur insallah!

Evren dedi ki...

sen umam, hiç olmadık bir zamanda, daha önce okunup da yüreğe kazınmış bir duada çıkıveriyorsun yeniden karşıma, bir şeyin altın çizmek ister gibi...

sen can sufim... teşekkür edip yüreğini öpmekten başka ne yapabilirim... rakı kadehinde sohbet olmayı ne de çok isterim... duan duamdır sufüm. sönmesin yürek yangınımız.

seviyorum sizi, Ondan ötürü... iyi ki varsınız...

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy