Salı, Nisan 07, 2009

NASIL ?

Baharda güneşli bir günde ilk merhabam hayata. Sevmem ben güneşsiz günleri. İlk olsun son olsun ama illa ki bahar olsun isterim. Hüzün kaplar bedenimi. Yüreğim çoktandır alışık bu duruma. Bazen düşünüyorum da galiba seviyorum ben bu ruh halimi. Hafif melankolik bi o kadar deli. İçinde garip bir mutluluk gizli. Öyle büyük şeylere ihtiyaç duymayan, küçük şeylerden mutlu olan bir kız çocuğunun farkındalık hali.


***


Haberini aldım gelmişsin buralara. Yolun düşmüş yani. Uğramamışsın, olsun. Aramamışsın ona da eyvallah. Hiç mi özlemedin diye düşünmedim desem yalan olur. Belki özledin belki de çok özledin de ondandır arayıp soramayışın. Arasam mı acaba ? Merhaba desem mi ? Ama bahar değil ki şimdi.

SÖYLE NASIL UMUTLANAYIM ÖZLEYİŞİNE

Ben hüzünlerdeyim.
Karanlıklar içinde kendi yalnızlığımla boğuşuyorum
Sonra yalnızlığımı kırpıp kırpıp havaya savuruyorum.
Elime düşen bir damla yaş.
Havaya bakıyorum


öyle karanlık

öyle ürkütücü

biliyorum yağmur yağmayacak bu gece.

İlk damla değil içime düşen FARKINDAYIM.
Ama devamı gelecek,

başımın üstünde kara bir bulut,
gelip yüreğimi ıslatacak bu gece.


Başımı hemen önüme eğip hızlı adımlarla arkama bakmadan yürüyorum.
Sonra aniden sanki şaşırtmak ister gibi kendimi; durup dönüyorum.
Herşey aynı.
Aynı hüzün, aynı yüz, aynı yürek, aynı bekleyiş...

KORKUYORUM

Aniden uyanıyorum.
Ayağa kalkıyorum.
Bir düş gördüm diyorum kendi kendime.
Hey sana diyorum: İnanabiliyor musun bir düş gördüm ikimize dair.

Yokuştan iniyoruz beraber.
Yetişmeye çalıştığımız bir kalabalık var.
Hadi diyorum geç kalacağız.
Gülümsüyorsun.
Çok geç kaldık diyorsun.


Uyanıyorum.
Kafam karışıyor.
Aynaya bakıyorum.
Ben ben değilim o anda.
Zorluyorum ama kendimi göremiyorum.


Sana dönüyorum
Usul usul yaklaştıkça,
Seni
Re(i)simleştiriyorum
Sen bensin
Ben koskocaman bir boşluk.



Biliyorum ben o köprüyü geçemeyeceğim bu günlerde.
Neden diye soran olursa cevabı basit;
bahar hala gelmedi bizim buralara...

Baharı silip, umut yazıyorum yerine...
Sonra bir daha silip aşk yazıyorum...
Bir kez daha silip sen yazıyorum...
Olmuyor hiçbiri o boşluğu doldurmuyor.

Cümleyi değiştiriyorum sonunda;
Biliyorum ben o köprüyü geçemeyeceğim bu günlerde...
Neden diye soran olursa cevabı basit:

YETERİNCE İSTEMİYORUM DA ONDAN


____________________________

İlk Yayın Taihi / 01.12.2008

10 yorum:

anka dedi ki...

Ne isteyip istemediğini bilmek bile kazanç..Ben de baharı çok severim.ilk olsun son olsun farketmez.Baharı kışın da yaşatacak,yüreğimi ısıtacak birinin olabilme ihtimali bile köprüyü geçmemde yardımcı olur bana.Boşluğu doldurabilecek kadar büyük yüreklerle karşılaşalım dilerim.

y. dedi ki...

baharı seven ,hüzünlü kadınlar ,biraz ironik değil mi?Yenilenmeyi seviyoruz ama anılarımızla hüzün doluyuz,tuhaf geliyor düşününce ama vazgeçilmiyorda.

Ful yaprakları dedi ki...

ben de baharı çok sevenlerdenim.
bugün yine kapalı bir hava var benim de içim kararıyor boğulacak gibi oluyorum sanki...
diğer mevzuya gelince umarım en güzel ne iyisi en vefalısı olur hayatlarımızda...

beenmaya dedi ki...

cevabını da vermişsin işte...istemek...

hadi gel boşver bahara kanalım biz senle, takılmadan sorulara, takılmadan olmaz mı..

Evren dedi ki...

ben bu dileği nasıl sevdim anlatamam anka. aldım koydum aklımın bir ucuna :)

Evren dedi ki...

vefa.... işte budur doğru kelime.... vefalı hala gelmedi bizim buralara ful yaprakları :)

Evren dedi ki...

evet evet istemek, 2-3 gündür bununla bozdum yazılarımdan anlayacağın üzere maya... bahara kanacağım, kanıyorum da bir türlü gitmedi şu soğuk hava...

Evren dedi ki...

baharı seviyoruz ya kapalı havalarda hüzünleniyoruz yokluğuna. nasıl kıvırdım ama y. :)

Tijen dedi ki...

Sevgili Evren,
Demişsin ya anlatıldığı kadar kolay mı diye, yapmak anlatmaktan kolaydı, hemen kolları sıvayabilirsin!

Evren dedi ki...

sözünü dinliyorum ama haftasonu gerçekleştirebilirim ancak. sevgiler...