Cumartesi, Nisan 25, 2009

,

ZAMAN


Fikret Kızılok - Güzel Ne Güzel Olmuşsun


_________________________________________________


Zaman akıp gidiyorken yokluğunda, içtenlikle güldüğüm kaç an kaydedebildim hafızama bilemedim. Karşıdaki boş arsada top oynarken sesleri gökyüzündeki martılara ulaşan kaygısız çocukları düşündüm. Ne içtendi gülüşleri ve hatta kavgaları bile. En son ne zaman böyle güldüm ben sahi. Peki ya son kavgam ne zamandı sevdama...




Sensizliğe alışmak değildi niyetim ama alıştım galiba. Gülümsüyorum hayata ve unutup gittiğim anlar giderek artıyordu da, dostlarla edilen kahvaltı masasında neden düştün aklıma bilemedim. Varlığında ne bulmuştum ki yokluğuna hayıflanıyordum o anda. Kızmadım desem yalan olur kendime, seni en güzel halinde aklıma getirişime...


Sonra hiç beklemedik bir anda, içiyorken çayımı balkonda ve bulmuyorken kafayı... uzaklaştın sen yine... Çocukların havanın kararmasıyla evlere dağılışı gibi dağıldı bendeki anıların... İşte tam da o anda bir ses duydum uzaktan, derinden, içten... Sana ait değildi sözler ve sesin yumuşaklığı asla üzerine uymayacak bir giysiydi. Dikkat kesildim sesin geldiği yöne...


"Güzel ne güzel olmuşsun..."




Kulağımda bir nağme, ses kimin bilemedim ilk başta ama bana söylensin istedim. Üzerime alınmak... Kuşanmak hatta ve bir daha hiç çıkartmamak istedim.


Sığındım içimi ısıtan sözlerine ve yitip gittim gözlerinde. 'Görmedin ki daha gözlerimi' dedi ses, 'gönül gözünü gördüm ben senin' diye cevap verdim sese... 'Yüreğini sevdim haberin yok biliyorum' diye ekledim duymasını istediğim bir ses yüksekliğiyle...




'Sen kimsin bilmiyorum ben, sormuyorum sana, sorgulamıyorum kendimi de' diye haykırdım da duyulmadı sesim kalabalıkta. Belki de bahçede kuşları dinliyordun kimbilir. Bahçedeki kuşlara haber salsam dedim, fısıldarlar mı acep kulağına:


Yokluğunda üşüdüm çok, varlığında ısıt beni diliyorum sadece. Sana söylemiyor oluşum utandığımdan değil inan. Sadece korkuyorum gitmenden... Fazla gelmemden yorulursun da kaçarsın diye sessizce bekliyorum köşede. Belki filmlerdeki gibi çarpışırız bir markette.


Kulağımda bir nağme, ses senin sesin biliyorum, bana söyle istiyorum. Üzerime alınıyorum. Bayram sabahı neşesiyle kuşanıyorum heyecanımı. Gece uyurken bile üzerimde kalsın istiyorum benliğime yüklediklerin. Kuşlara haber salıyorum bir kez daha, ilkini söylemeseler de bunu mutlaka sana iletsinler istiyorum:


Sığınmak istiyorum sıcaklığına ve yitip gitmek yüreğinde... Ki o yürek en güzel kelimeleri seçip gülümsetmişti, bir umutsuzluğun içinde yitip gittiğimde beni. Hafif kızgın, biraz şaşkın, çokça anlamış halini sevmiştim de bir şey söyleyememiştim üzerine.


Akşam ayazı vurdu diye kaçmadım içeriye. Mumları yaktım, Arielle Dombasle - Quizas, Quizas, Quizas dinliyorum, belki duyup gelirsin, Juilo Iglesias ile Arielle Dombasle gibi karşılıklı söyleriz diye düş kuruyorum ikimize.







Şarabı koydum belinden aşağısı yayvan, uzun boyunlu bir karafa; kırmızı, doygun, meyveli seçtim sen de seversin diye. 16 derecede içersin diye soğuttum önce. Peynir tabağı hazırladım ahşap üçgen bir tabağa... Üzümle süsledim sadece. Soyulmuş badem koydum üfleme camdan bir kaseye... Cigar aldım vişneli, hani canımız çekerse yakarız birer tane diye... Köşedeki çerezciye uğrayıp taze kahve çektirdim gece uzar da belki kahve içmek istersin diye. Hem şarabın yanına istemezse canın kahve ile de iyi gider cigar dimi ama?
_______________________________________







11 yorum:

münzevî dedi ki...

Ona dair bütün ayrıntıları hatırlarken sen, ya "zaman" onu değiştirmişse diye umursamıyorsun değil mi bu hayalleri kurarken.. Biliyorum..

sufi dedi ki...

Evrenciğim; Nasıl bir ambiyans çizmişsin böyle? İnsanın canını çektiren kelimelerini ve özlemlerini sonuna kadar destekleten bir duruş.Sen dök satırlara, hayalini kurmak kolay oluyor nedense.Sevgilerimle.

y. dedi ki...

evren seni müneccim ilan ediyorum :))

Bekriya dedi ki...

seni okudukça damarlarım isyan ediyo alkol diye inliyo Evren :)) ah bi vakit bulsam icabına bakıcam ama nerdee :)

Evren dedi ki...

ona ait bütün ayrıntılar o ana ait aslında, zaman değişti, an değişti o da değişti ben de değiştim münzevi... biliyorum... :)

Evren dedi ki...

saol dilek ne güzel hayal kurdurulabilmek, kurmak kadar keyfili geldi bana :) kocaman öperim :)

Evren dedi ki...

saol y. de bu iyi bir şey dimi canım :)

Evren dedi ki...

ee bekriyacım bi çıkıp gelmiyosun ki içelim, bak ben balkon mevsimini açtım, rakı var şarap var olmadı tekila... :))) şenliklere az kaldı bekliyorum ziyaretini :)

gereksiz adam dedi ki...

keşke hayatı kelimelerdeki kadar sade ve huzurlu yaşayabilseydik.. hüzünlendirsede yazı, bir huzur veriyor içten içe.. ne ala..

Evren dedi ki...

hüzünle huzur garip bir ilişki içindeler gibi gelir bana... belk de yazıya yansıması bundandır gereksiz yazar kimbilir :)

Bekriya dedi ki...

Evren'cim daha dün üniversitedeydim iş için ama haftasonuydu malum:)

şenliklerde gelirim muhakkak ziyaret olaylarına :)