Çarşamba, Aralık 02, 2009

,

18 OCAK 2006 / ÇARŞAMBA

Kendime notlar düşüyorum acı tatlı ne varsa küçük not defterlerine...
Kolyeler yapıyorum; hayatı bir uğraşa ve o uğraşın alacağı beğenilere dönüştürüyorum...
Para bile kazanıyorum arasıra...

Hayatımın akışı, hızla değişiyorken ben saatleri unutup, annenemin el emeği kenarı dantelli beyaz patiskadan çarşafı üzerinde kolyeler yapıyorum... O benim ilham perim sanki... Sanki o olmasa göremeyeceğim renkleri, ipleri, boncukları, taşları...

Bir blog açmaya karar veriyorum... Evren'in Takı'ntılı Dünyası
İlk blog yazımı yayınladığım tarih... Onsekiz Ocak İkibinaltı
Günlerden Çarşamba...





Hayat akıyor; Boncuklar, taşlar, ipler akıyor...
Günler değişiyor; Çarşamba, Perşembe, Cuma...
Yıllar değişiyor; 2006, 2007, 2008...


Ben bugün dönüp bakınca geçmişe, her beklentinin kendini farklı tasvir edişine gülümsüyorum. Artık, o dönemde neden en çok kolye yapmayı sevdiğimi biliyorum...

İpler, kordelalar boynunuma dolanan sımsıcak eller gibi...
Taşların her biri ayrı bir öpüş...
Boncuklar birer dokunuş...
Kolyeler, sevdiğim adam...

_______________________________________________

Neden kolye yapmıyorsun artık diyorlar, oysa ne zevkliydi hepsi... Teşekkür ediyorum beğenilerine, bir adam var diyorum, bir adam var düşümde değil gerçeğimde, kollarını boynuma doluyor, öpüyor her sabah uyanınca ve uyuturken masallar anlatıyor dokunurken yüzüme, gözlerime... Anlamıyorlar, çünkü bilmiyorlar, kolyeler kolye yapmak için değildi ki, para kazanmak için hiç değil... Sevmekti her biri bir parça, sevilmekti biraz da... Uyanmak istemediğim bir düşe yoldu ipler, köprüydü aşka kordelalar...


Yürekten yüreğe uzanan bir aşka yelken açınca; 
ne yola, ne de köprüye ihtiyacınız kalıyor aslında.

Hala soran olur arasıra;
evet derim yeni kolyeler yapmıyorum
ama isterseniz nasıl tamir edeceğinizi size de öğretebilirim...

Sevgi sizi tamamlayan bir kolye olarak süslesin boynunuzu
Ne dar gelsin ne de üzerinizden düşsün...



10 yorum:

Hüzünbaz Kedi dedi ki...

Merhaba,
Yazı her zamanki gibi çok güzel...
Ancak bir ayrıntıya değinmek isterim ki, 2006 yılında banada verilmiş bir söz vardı :)))
Üzerinden kaç doğum günüm geçti sayısını bende unuttum :)))
Bilmem anlatabiliyor muyum ? :)

Sevgiler ;)

Ateş Böceği dedi ki...

cansın senn çok güzel olmuşş .... bende iyi bir tamirci değilimdir banada öğretirmisin kırılan tüm kolyelerimi tamir etmeyi..

sufi dedi ki...

Usta olmadan tamir yapamıyor kişi.Ben de yaptım kolyeler aynı yıllarda senin gibi."deli kızın çeyiziydi" benimkilerin ismi içimde kalan çılgınlıklarımı işledim birbir.Aletlerim oldu, dağılmış dökülmüş bozulmuşları toplayıp bağlayıp yeniliyorum ancak şimdi.Aynı sen gibi...Sevgin ve dinginliğin daim olsun usta sevgili.

Evren dedi ki...

hem sen nerelerdesin bir kere hüzünbaz kedi... ne o öyle kinayeli yorum bırakmalar... sözümüz söz, açarsak bir kez daha tezgahı yapacağız kolyeni... öperim... bi de iyi ol... sevgiyle..

Evren dedi ki...

ateş.. güzel olan ben miyim, kolyeler mi, yazı mı, ruhum mu, senin yüreğin mi?
kırılan kolyeleri tamir etmeyi de yepyeni kolyeler yapmayı da öğretirim öğretmesine de, hiç gerek kalmasın kolyeye olur mu... sevgiler...

Evren dedi ki...

bazen senin benim istanbuldaki ruh annem olan sepo olduğunu sanıyorum, o da deli kızın çeyizine kolyeler yapar, güldürürdü beni... ne garip bazen fena halde tanıyorum seni hissine kapılıyorum... belki bu durum ustanın kendi ustasını bilme hali... sevgiler...

guguk kuşu dedi ki...

bu kolyeleri sen mi yaptın? ben inanılmaz güzel buldum onları, bence güzellikleri "sadeliklerinden" geliyor desem....... yapmaya devam etmelisin gibi bir his oluştu içimde:)))

Evren dedi ki...

hı hı ben yaptım tabi guguk kuşum. teşekkür ederim beğenine ama ben şimdi oya işliyorum aşka belki beceremezsem gene dönerim kolyeler yapmaya :))

y. dedi ki...

evrennnn, çok sevindim..
çok mutlu oldum, dolayıp kollarınızı yaşayın birbirinize... ikinizin masalını ömrünüzce yaşayın :))

Evren dedi ki...

ah y, hep bir ömür sürsün diye başlamıyor mu bütün masallar, dilerim herkesin inandığı masalı kendi yüreğince sürer...
sevgiler...