Pazar, Temmuz 11, 2010

,

Düş Kırıklarımdan Bir Ayraç Yaptım Kendime

Akşam yatağıma uzanmış, düşünürken koymuştum bu sabah yazacağım yazının başlığını. Zaten bir tek başlığı vardı aklımda, ve elimde düşlerimin kırıkları. Acuvumu sıkıp da güçlü olmalısın dediğim her seferinde, elime batan, düş kırıklarım. Genellikle bir yazıya başlık koymadan önce öyle gidip de 'google search'de bakınmam sağa sola. Ne oluyor, kim ne yazmış bunun üzerine diye. Nedense bu sabah ilk iş, 'Düş Kırıkları' yazdım ve ilk sırada kelimesi kelimesine, duygusu duygusuna içimle karşılaştım. Şöyle diyordu;

Bazı geceler kötü rüyalar görürsün..kötüdür.
öcüdür.
rüyanda düşlerin kırılır.
sonra bir gün, her rüya gibi onlar da gerçek olur.
sonra sen, düş kırıklarını biriktirmeye başlarsın çekmecende.
Kadını tanıyorum, uzun zamandır sessizce ve imrenerek okuyorum. Gören gözlerinin çektiği her bir kare fotoğrafa uzun uzun bakıyorum. Hisseden o yüreğinden dökülen kelimelere takılıp kalıyor ve üzerine uzun uzun düşünüyorum. Ya perileri olan çocuklar, ya Hindistan, ya Küba... Ya o nefes alan fotoğraflar, ya o kalbi atan kelimeler. Okudukça, yok yok artık bu duygu imrenmek falan değil, itiraf et diyorum. Herşeyin eksiksiz olduğu onun yerini; içten içe bu duygumdan rahatsız olsam da, hemen kendimi dürtüp toparlansam da, evet ben bu kadını düpedüz kıskanıyorum. Ama bir hasetlik yok, düşlerinin peşinden giden bütün insanlar gibi onu da alıp yüreğimde saklıyorum.  Günler günleri kovalarkan yazdığı bir yazıda onun sol yanınındaki derin çatlağı görüyorum. Niyekinin cevabı belli. Kadın fazla. Adamlar fazla kadınları sevmezler, ürkerler, uzaktan seyrederler. Hayranlıkla, sen nasıl bu kadar olursun ki derler, kadın dediğin senin gibi olmalı derler. Derler, derler de derler, he hadi sen de adam ol dersin, bahaneler hazırdır, dökülüverirler... En sevmediğim de, sen o kadar iyisin ki, benden daha iyisine layıksın. Hah!

Nerden geldim ben bu konuya... Kısa bir düşünme payı. Ve...

***

Ben kendi tadımdan bahsedecekken, yazı aldı beni nereden nereye sürükledi. Düşünme payı bildiğin bir saati geçti. Düş kırıklarımı toplamıştım avucuma, kanatmasalar onları hala seviyordum oysa. Tek tek baktım hepsine. Tek tek ayırdım, daha az acıtanlar, derin iz bırakanlar, olmasalardı hayatın güzelliklerini fark edemeyeceklerim, aslında kırıkken bile hala güzel olanlar.... Hepsini tek tek ayırdım. Kırıktır hani bir kenarı bir tabağın ama anneannenden son kalandır da inatla atmaz da saklarsın ya bir köşede, bir cam bardağın, içine kurumuş bir kaç çiçek koyarak hala ve ısrarla sende kalmasını sağlarsın ya çatlak olmasına rağmen... Elimde dolaşıyorum düş kırıklarımla. Onlardan bir şey yapabilirim umudumu hep çok geç yitirdim ben. Çok kanayıp, çok ağladıktan sonra. Bu sefer öyle olmayacak. Çünkü artık büyüdüm ben. Peh!

Daha söylerken inanmadım ben buna ama... Neyse, boşverin.

Ah ne pazar ama! Kuşları duygum az önce, yazı yazmak için bırakınca avucumdaki kırıkları, bir de kaldırıp da bakınca kuşların sesinin geldiği yöne, güneşi gördüm. Güzel olur belki bu sabah, belki bu sabah, hani herkes kendi romanının yazarıdır ya, düş kırıklarımdan çiçekler yapıp koyarım yazdığım romanımın arasına, bir ayraç, kaldığım yeri unutmamak için, kendime kendimde kaldığım yeri hatırlatmak için.




Zeynep'in Düş Kırıkları için buraya...
Zeynep'in fotoğrafı için şuraya bakın lütfen.
Zeynep'in yerine gitmek için ise bu yolu takip edebilirsiniz.

15 yorum:

uğurböceği dedi ki...

KİMİN DÜŞ KIRIKLARI YOKTUR Kİ.VE BELKİ SENİNKİNEN FAZLA CAN YAKMIŞTIR.

VE BELKİ DÜŞ KIRIKLIĞINI GEÇMİŞ HAYATINA DERİN BİR İZBIRAKMIŞTIR .BÜTÜN GERÇEKLİĞİYLE.UNUTMA DİYE

YENDİM DERKEN BELKİDE ÇOKDAN KAYBETMİŞİZDİR .

BİR YÜREK DOLUSU YANLIZLIKTA BENDEN SANA SEVGİLER

zeynep dedi ki...

düş kırıklarını git göm bahçeye. toprak karışsın eline. sonra üzerine biraz yağmur - bir kadeh de şarap..gün batımına doğru 3 kaşık güzel dilek...her gün.

Evren dedi ki...

benim yürek hafızam yok galiba uğurböceği unutuyorum ben bende kalan izleri... sonra benzer bir iz hatırlatıveriyor bir öncekini.
yürek dolusuysa yalnızlık belki de o kadar yalnız değilizdir ne dersin...
sevgiler...

Evren dedi ki...

bahçeye gömmedim ama az önce bir kaçını isteyerek elimden bahçeye düşürdüm. bir de çiçek fotoğrafları çektim. seninkilerin yanında çekmeye çalıştım diyeyim. :)
yağmur bu akşamüstüne kendini göstercek gibi, göstermese de bir kadeh şarabı katık edeceğim günüme.
güzel yüreğinin muzip gülüşüme karşılık verişini çok sevdim. ilk dileğimi az önce senin için diledim. diğer ikisini günbatımına sakladım. teşekkür ederim.


sevgiler...

sufi dedi ki...

Çiviler üstünde yatan hintlileri hatırlattı bana düş kırıkları.
"dertleri zevk edindim bende neşe ne arar?
Elem dolu gönlümden gitmiyor hatıralar"şarkısını mırıldanmaya başladım.
İyi ki şarkılar var evrenim. acıyı bal eyleyelim sevgilerimle.

Evren dedi ki...

ama ne yaptın şimdi sen tontinim, benim de ağzıma dolayacaksın şimdi. oysa ben dün geceden beri aşk mümkün mü diye sorarım kendime, cevabım da evet olur her defasında :)))

uğurböceği dedi ki...

HERŞEYE RAGMEN HER İNCİTİLMEYE RAĞMEN BİR YERDE BİR YÜREK DOLUSU SEVGİ SENİ BEKLER .EĞER BULURSAN O SEVGİYİ SAKIN DÜŞÜNME BIRAKMA.O SANA BİR ÖMÜR BOYU YETER.

SEVDİKCE KAZANDIKLARIN ARTAR.

sufi dedi ki...

Aşkı davet et icabet etmezse tut kulağından çek getir.Gelmezse ne olayım?Aşk denince adresi belli bence...Sevgilerimle.

Evren dedi ki...

buldum öyle bir sevgi uğurböceği, bilirim değerini, burada yazdıklarım sadece o an' ait değil, şimdiye ait değil, geniş zamanların duyguları... teşekür ederim.

Evren dedi ki...

yürekten yüreğedir aşkın yolu, ne kulak çekmeye ne de davet edilmeye ihtiyacı vardır. bilir sevildiğini, bilir özlendiğini, bilir artık zamanın geçmek bilmediğini... ah tontinimi nasıl da sarılıp öperim...

kamikaze dedi ki...

Evrencim yine güzel bir pazar günü senin yüreğinden süzülüp gelen düş kırıklıkları olsa da hala içinde umut da saklayan cümlelerini okuyup duygu seline kapıldım.yüreğine sağlık.ayrıca zeynep'in düş kırıklıklarına da baktım ve doyamadım.bizi güzel bir blogla tanıştırdığın için teşekkürler.böyle güzel ve duygu dolu yazdığın için teşekkürler.iyi ki varsın.

düş kırıklıkları deyince benim de aklıma Nil Karaibrahimgil'in Kırık şarkısı ve şarkıdan yola çıkarak oluşturduğu www.kirildim.com sitesi geldi.Tavsiye ederim incelemeni.Herkes oraya kırıklıklarını yazıyor.

sevgilerimle.

kamikaze dedi ki...

Ayrıca chonca buika da çoook hoş.dinlemeye doyamıyorum.

Evren dedi ki...

kamikaze teşekkür ederim canım. bilmiyordum nil'in sitesini. kırıklar söz konusu olunca yeter mi ayırdığı ala nbilmiyorum ama mutlaka yazacağım oraya. güzel sözlerinin beni gülümsettiğini söylememe gerek var mı, öperim.
sevgiler benden sana...
ve buika ile ilgili yorumun benim bugünlerde nasılsın diye soranlara: buikamania oldum galiba diyorum. resmen tutkuyla dinliyorum.
keyifli geceler...

kamikaze dedi ki...

Rica ederim canım.Senin yazılarından süzülüp gelen olumlu enerjinin,samimiyetin,sevginin,umudun,heyecanın yansıması yorumlarımız.Sen o gün mutluysan biz de mutlu oluyoruz.Sıkılmışsan,üzülmüşsen biz de üzülüyoruz ve sana pozitif enerjimizi yolluyoruz.Ben blog dünyasını bu nedenle çok seviyorum.Herkes olduğu gibi,yazılarından anlaşılıyor.Aile gibiyiz.Özellikle sen bloğu bırakacağını söylediğinde çoook üzülmüştüm.iyi kii burdasın.Güzel ilhamlar hiç peşini bırakmasın.


Nilin "kirildim" sitesine 70.000 kişi kırıklarını yazmış oraya,içini boşaltmış.Nil'in twitinden öğrendim.Nil tek tek okuyor yazılanları.Ne kadar düş ve kalp kırıkları varmış.

Ben de buikamaniacı oldumm:)kulaklarımın pası silindi.Latin ezgilerini de andırıyor değil mi?
sevgilerimle.

Evren dedi ki...

aslında ispanyol şarkıcı buika, ama müziği soul, jazz ve flamenkonun bir karışımı... belki de bu nedenle bu kadar güzel ve büyülüdür :)

sen benim giderim demelerime bakma, hep isterim de nerde ben o yürek!

bir de burada yazdığım yazılar hep kendim değil, kendi tadımda olsa bile o anda gerçekleşmiyor, zamana yaygınlar hepsi, bir yazının içinde geçmiş de şimdi de, gelecek de var. o nedenle derim ya hep, burada okuyacaklarınız mayasını yaşanmışlıklardan almış kurgulardır diye...

sevgiler...