Cuma, Temmuz 16, 2010

Karanlığa Mektuplar - 2



Yazacak çok birşey de yok aslında
Bilindik bir gece

Bilindik bir karanlık
Bilindik sorular gökyüzünde, yıldızlar kadar çoklar
Bir sönüp bir parlıyorlar
Bir gelip bir gidiyorlar

Karanlık
Cevapsız bir bilmece
Gece
Neye gebe?

***

Aydınlık
Cevapsız başka bir bilmece
Gündüz
Neyin habercisi olacak!

***

Yaşam, geceyle gündüz arasına sıkışıp kalıyor bazen.
Nefes alıp vermek arasında bir yerde seyrediyor ömür.
Arada kalmanın araf olduğu zaman dilimlerinde atıyor yürek.
Hayatın attığı sert bir tokattan sonra açıyor güneş.
Tersine akan bir nehirde son buluyor düş.

Atılan onca kulacın vardığı yer gene kendi yüreğin.

Yaşam, geceyle gündüz arasında sıkışıp kalıyor bazen.
Elinde yüreğinle uyanıyorsun bir sabah erken,
Ağlıyorsun güneş doğarken
öyle güzel, öyle turuncu, öyle mavi
öyle umut
öyle ılık

öyle olduğu için
öyle gördüğün için
öyle sandığın için
öyle olsun istediğin için
öyle olacağına inandığın için
öyle olmazsa öleceğini sandığın için
ağlarsın ya,
ağla!

Böyle zamanlarda
Geceyle gündüz arasında sıkışıp kalır birçok şey
Ne geceye sırdaş
Ne güne yâr
Ne kendine arkadaş olursun
Güneşe bakıp, bu sabah da doğduğu için
 içindeki çocuğa sarılır
büyümüş kendini avutursun






Fotoğraf  / DeviantART





6 yorum:

İsmail dedi ki...

An,
zaman içinde
ve zaman
yaşanası denen sıcaklığı duyabileceğim
bir kucak dolu sonsuzluk.

Sıradan Bir Sazan dedi ki...

Ben senin karanlığında kaybolmak istiyorum, seni çok seviyorum. Seni karşıma oturtup beynini yiyesim var, sonra öğütlerini dinleyeceğim ama, yüreğine sağlık...

Evren dedi ki...

nasıl şimdinin dışında kalır ki an, yaşandığında, hatırlandığında ve yeniden anlatıldığında bir kucak dolusu sıcaklık yayılır sonsuzluğa...
ne güzel çoğaltmışsın ismail, teşekkürler...

Evren dedi ki...

haha, deli sazan :) yaramdı kız sana bu 30. o nasıl yorum öyle. sen hiç karanlıklarda kaybolma, beynime limon sıkmayı da unutma, bir de önceden haşla :)))

EBRULİ dedi ki...

Bazen müthiş bir baş ağrısı saplanır..İlaç alırım geçmez.Sonra içime dönerim ,farkederim ki,saplanan başağrısı değil aslında.Kalbime saplanan bir diken..Tek ilacım göz yaşlarım olur o zaman.İçimdeki çocuğa sarılırım hiç gitmesin isterim,hiç bir şartta,hep benimle kalsın isterim.Güneşe bakıp bu sabah da görebildiğim için şükrederim.Yüreğine salık..Muhteşemdi hep olduğu gibi..Sevgilerimle..

Evren dedi ki...

bir çuvaldız batarmış yüreğe her acı değdiğinde, düşermiş zamanla iğneler teker teker, biri kalırmış, sızlatırmış arasıra, unuturmazmış acı kendini, ilk günkü gibi olmasa da, orada olduğunu değdiğini bir zaman yüreğine hissetirirmiş mutlaka.
öyle demiş babası arkadaşıma, kocası ile boşanıp iki çocuğu ile kaldığında.
o geldi aklıma sen diken deyince.
sabah uyanıp da şükretmek sende var olanlara, ne büyük huzur değil mi ebrulim.
öperim, sevgiyle...