Salı, Ekim 06, 2009

,

Gece Sen (Y)ol Üzerine Bir Deneme


Gece oldu mu sağanak yağmurlara sığınıp sana gelmek istiyorum...
Islanmış bedenimi bedenine yaslayıp kaybetmek kendimi teninin kokusunda...
Sen beni sarıp sarmaladığında, dursun içimdeki sağanaklar...
Tutulsun dilim, konuşsun yüreğim, ben birşey demeden sen çok şey anla istiyorum...



Bir gece sağanak yağmurlara aldanır, yazarsın bir kağıda kırık dökük kelimelerini... Sahibine ulaşır mı bilmezsin... Zaten ulaşsın derdinde de değildir yüreğin, sevmek ister böyle birini, dile getirişinde bundan ibarettir sadece... Sonra günlerden bir gün, bir adamın senin o sevme haline denk düştüğünü fark edersin. Baktığın yerden gördüğün tabloda bir adam çizersin kendine, kendi düş kaleminle... Düşündedir herşey ve yüreğindedir sadece, bilmezsin bir muhatabın var mı... Olmasını dilersin tüm kalbinle... Düşünceler sarar dört bir yanını, belki bir gün o tabloda bir kadın çizme ihtimaline tutunursun en çok ve o kadının sen olma hayalini kurarken yakalarsın kendini; olur olmaz kelimeler arasında gezinirken...


Gece oldu mu sağanak yağmurlara sığınıp sana gelmek istiyorum...


Yalnızdır gecelerin ve açık denizlerde kaptansız bir gemidir yüreğin... Sağanak yağmurlarda savrulurken oradan oraya gitmek istersin bir limana... Sığınmak ve korunmak bir anlamda...


Islanmış bedenimi bedenine yaslayıp kaybetmek kendimi teninin kokusunda...


Uzun zaman olmuştur bedenin bedene değmeyeli ve unutmuşsundur bir tenin kokusunda kendini kaybetmeyi, oysa sığınmak ve korunmak değil miydi amacın, öyleyse neden bu kendini bir kez daha kaybetme isteğin...


Sen beni sarıp sarmaladığında, dursun içimdeki sağanaklar...


Durur mu sanıyorsun içindeki sağanaklar, sen bir limana sığındığında, damla düşmez mi sanıyorsun limana, dalga vurmaz mı yüreğini, acıtmaz mı şimşek kırık yelkenlerini, alabura olmaz mısın bir anda...


Tutulsun dilim, konuşsun yüreğim, ben birşey demeden sen çok şey anla istiyorum...


Tutulmuştur dilin, yüreğin yalpalamalarına kulak kabartan olur mu bilemezsin, sadece dilersin... Sen sığın bir limana, o senin limanınsa, sen birşey demeden de çok şey anlar nasılsa...

Bir gece sağanak yağmurlara aldanmalısın, yazmalısın bir kağıda kırık dökük kelimelerini... Sahibine ulaşır mı bilmesen de, ki zaten ulaşsın derdinde de olmamalı yüreğin, sevmek iste sadece böyle birini, dile getirişinde bundan ibaret olsun hiç hesapsızca... Belki günlerden bir gün, bir adamın senin o sevme haline denk düştüğünü fark edersin. Baktığın yerden gördüğün tabloda bir adam çizersin kendine, kendi düş kaleminle... Düşündedir ya herşey ve yüreğindedir ya sadece, bir muhatabın olmasa da olur gerçekte. Sen olmasını dile tüm kalbinle... Düşünceler sarsın dört bir yanını, belki bir gün o tabloda bir kadın çizme ihtimaline tutun en çok ve o kadının sen olma hayalini kurarken yakala kendini; olur olmaz kelimeler arasında gezinirken... Tut ki alabura oldun, tut ki kırıldı yelkenlerin, unutma her geminin vardır sığanacağı bir liman... Yolun açık, rüzgarın bol, pruvan neta olsun.

__________________________________________

Gece Sen (Y)ol, Mayıs 2009'da kaleme alınmıştır...
Fotoğraf /
deviantART

5 yorum:

İDEA dedi ki...

''Ben birşey demeden,sen çok şey anla istiyorum''

EVREN, nefesinden bir soluk kadar aldım.Dinlendim.Ve şimdi yoluma devam ediyorum.Ama yorgunum EVREN.Yorgunum.

Ateş Böceği dedi ki...

benii ne kadar ağlattın bilemezsinn...varmıdır gerçekten o liman.....

Evren dedi ki...

hangimiz değiliz ki idea, hepimizin bir liman arayışı biraz da bu yüzden değil mi...

Evren dedi ki...

liman olmasak birine ve bulamazsak bir gün bir yerde bir liman yaşam bitmiş olmaz mı o gün ateş böceğim... ama ağlama; ne liman olmak için ne de bir liman bulmak için zaman gelmemiştir daha...

İDEA dedi ki...

Belkide EVREN belkide.