Perşembe, Haziran 04, 2009

CILIZ / ÜRKEK / TİTREK


oysa keyifliydi gün
ve keyifliydi gece bir o kadar
belki gene olmaz bir anın olmaz olsun bir diliminde
kendime sırdaş edişim seni yersizce ama anlarsın sen beni, dinlersin... belki...

keyfin bir uçtan bir uca gidişini resmetmek zor değil ne senin için ne benim için
aniden gidişinin benden bağımsız bana yansımasıdır bu gece umuyorum
yoksa keyfin yansıması gereken bir midnight jazz cdsine
keyifsiz bir anıyı yüklemek çok acımasızca olacak

gece tam da yarısına yaklaşmışken ve ben balkonumdaki serinliğin nedenini
az önceki yalın, bir gece önceki iyi gecelerden uzak ve
belki öpücüğe sarılıp uyumuş adamdan olamayacak kadar soğuk gibi cümlelerin neresinden nasıl bir açıklama gelir diye beklerken
söndürüyorum sana yaktığım mumları tek tek
sonuncusuna kıyamıyorum
zamana yayılmış bir bekleyişin zamana yayılan alevi olarak kalıyor köşede
cılız, ürkek, titrek

oysa dün gece…
bir öpücüğün sıcaklığına ne kadar da yakın hissetmiştim kendimi...
ne yanılgısın sen yürek
ne koca bir saçmalık
şimdi keyfin yerini keder almışken
sanmalarının kapısını kapat ve
cılız, ürkek, titrek
zamana yayılmış bir bekleyişin zamana yayılan sanrıları ile bekle köşende
ne cüretti ki seninki zaten
söylesene nasıl bir cüret

0 yorum: