Pazar, Haziran 07, 2009

SEVİYORUM BEN


Şu saat oldu.... Henüz hiç birşey yapmadım güne dair, çamaşır asmak ve uyumak ve düşünmek ve okumak dışında... Dolandım durdum tanıdık bildik satırların arasında... İnsan geriye doğru düşünmeye başlayınca ne çok ayrıntıyı farklı bir algıyla yakalıyor şaşırdım: Sen bir f1 pistinde iddialı bir pilotsun hayranların kapalıda senin adını haykırıyor... Oysa ben yeni aldığım ehliyetimle sana kafa tutuyorum hem de ters virajlı özel bir pistte... Sence de biraz aptal cesareti değil mi benimkisi...

Farkındalığımla birlikte keyifsizliğim giderek artıyor... Giderek dipe vuruyorum... Kendimin bu hallerini hiç ama hiç sevmiyorum... Dünkü kadını resmedişime baktım da mutluymuş o anda... Ne kısa sürüyor dedim kendime... Bilmediğin sularda boğulman ne kadar kısa sürüyor... An itibarıyla fotoğrafımı çekmek istedim hani karşılaştırayım diye.. Hüznün fotoğrafı çekilir mi söyle... Çekildi varsay, hissedilir mi peki... Vazgeçtim o anda...

Ben zaten ne zaman aynaya baksam hep derin kederlerdeyim... Dün güzeldi... Umudun resmini görmek istersen ya da biri sana sorarsa; hani abidinin mutluluğun resmini yapmasını istemiş ya şair, hah işte o misal: Fotoğrafımı göster onlara...

Fark ettin mutlaka: Kendimi ortaya koyuyorum; 'hadi düşmanın cephesine gittin be güzel, bari bir ağacın ardına saklan' dimi? Yok ben meydanlara çıkıp bağrınıyorum
vur beni... vur beni... vur beni... diye. Sen benim samimiyetime aldanma, kim ister ki henüz 40'ında ölmeyi... Ha bu arada üçüncüye gerek yoktu belki... İkincide çoktan susturuldu sesim... Çıkıyor sandığım son şey aslında nefesim...

İçimde garip, tarifsiz bir his var...
Çıkıp gitsin diye uğraştıkça, daha da derine saplanıyor...
Oysa sabahın ilk ışıklarıyla sevişmek nasıl da iyi gelmişti yüreğime...
Bir ferahlık yayılmıştı tenime...
Bir ürperti kendime getirmişti aklımı...

Seviyorum ben sabahları sevişmeyi,
Öğleden sonraları sarılıp uyumayı,
Geceleri seninle sohbeti...

Vaktin olursa: Düşman saflarında ağaç yoksa napılır bana anlatsana...
______________________________________________________

8 yorum:

Nily dedi ki...

şimdi ben dün gece düşündüm ki, bu hani boğulduk boğulacağız diye inatla yüzdüğümüz hep boğulmaktan korktuğumuz sular var ya..hani arada bir bu defa boğuldum dediklerimiz.. aslında onlarda değil de, kendi içimizde kendimizi kendi özümüzle mi boğuyoruz acaba..

soru cümlesi, evet..
soru işareti yok, evet..
henüz cevabını veremedim ya, tam da bu yüzden koyamadım sonuna(?)

zaten düşüne düşüne yakında ya huniyi takacağım kafama ya da ereceğim müridler gelecek kapıma:))
gülümse bakıyım.. işte böyle:)

sufi dedi ki...

Kah meydanlara çıkıp; vur beni, vur beni diye bağırıyorsun, vur beni derken "Seviyorum ben"diyorsun.Kah mutluluğun resmini,kah hüznün resmini çiziyorsun satırlarına.Evren'im iyi misin?Ay-ın etkisi mi bütün bunlar?
Sevgilerimle tontini.

Evren dedi ki...

ben de tam bu noktadayım aslında nily... küçüçük bir heyecanın bende yarattığı ya boğulursam korkusu ile boğuyorum kendimi... huni var bende canım, hem de renk renk :) bi de gülümsedim biliyorsun değil mi?

Evren dedi ki...

tontini seviyorum evet ama kızıyorum kendime bu kadar içimin dışımda olmasına... bir arkadaşım aradı geçenlerde ve dedi ki senin kadar içini sesine yansıtanını tanımadım ben, evreni merak ediyorsan ara, telefonu açma sesi sana herşeyi anlatsın... vur beni böyle birşey anlıyor musun... acıtıyor bazen...

y. dedi ki...

kalbi ağzında olanların sorunu bu işte.sen,ben ,bizim gibiler,açıkça dövüşmekten çekinmediğimiz için en mutlu zamanlarımızda bile yaralanmaya ,incinmeye mahkumuz.yapma desem bişey değişmez bilirim,en azından eğilmeyi dene diyorum o yüzden.

Evren dedi ki...

teşekkür ederim saygıyla eğilmek bir sevdanın karşısında bence de doğru hareket y. :)

absalom dedi ki...

pek kıymetli üstad...
hafif bir tedirginlik mi görüyorum zat-ı alinizde?
bana mı öle geliyor bilemedim...

şayet yanılmıyorsam ve varsa bu tedirginlik...ben hiç bi halttan anlamasam bile bundan anlarım...

sonuna kadar tadını çıkar evren mutluluğun...
boğma onu cevapsız sorularla...

çok çok mutlu ol ya...
valla bak...
ara sıra rüzgara bırakmak lazım dümeni...

zaten kıskanıyorum yazılarını...
bi de aşık olunca daha şahane şeyler yazarsın...
hasedimden çatlarım artık ama...
sen mutlu olursan avuturum bünyeyi :)

ben mutluluğun resmini yapabilirim :)
sen?

Evren dedi ki...

denizde boğulma tehlikesi geçirdin mi sen absalom... insan sonrasında barmağını bile deniz sokarken tedirgin oluyor ama senin gibi bu konusunda uzman adamın görüşlerini önemsiyor ve sonuna kadar tadını çıkartmak üzere rüzgara bırakıyorum dümeni... :)

yaptım zaten :)))