Pazartesi, Eylül 14, 2009

İÇİMDEKİ BENLER


Uzaklara gitmek istiyorum
Çok uzaklara...

Ve
Yüreğimdeki tüm duygularla birlikte
İçimdeki bütün benleri yakmak...

14 yorum:

efsa dedi ki...

Mesela Güneye gelsen. Antalya da sonbahar havasını yaşasan. :)
Falan...

buraneros dedi ki...

deep sound'da çok güzel bir yazı var. Bir sahil kasbasında, atılan adımlara eşlik eden sözcükleri hatırlatıyor. O kadar uzağa gitme yazıya git bence:)))... Bu kıyağımı da unutma, onca yol gidecektin bak...

Kara Kalem dedi ki...

Mümkünse bende alayım.
İki günde sıkıldım çakılı kalmaktan buralarda. Oysa yol öylemi. Çat kafa duruyorsun. İki farklı söz duyup, ne var ne yok sende siliyorsun. Ha tekrar dönünce nemi oluyor. Basit gülüm çok basit. Tekrar şarj oluyorsun. Üstelik birde unuttuklarından küfür işitiyorsun. Bak bu zor iş. Dediğim gibi. Mümkünse bende alayım :)

Ahmet

Evren dedi ki...

güneyi tutturdun da efsa, benim afrikaya gidesim var :)

Evren dedi ki...

az önce ben yazıya gittim buraneros, sahil kasabasını da hatırladım da şunu anlayamadım; benim bu hissettiğim aşk mı demek istedin yoksa bana aşık oldun da gitme mi demek istedin :)

Evren dedi ki...

al valla kara kalem, yalnız bu uzaklar pek uzak, yani unutmalar daha uzun sürebilir ve dönüşündeki yakınmalar da o oranda fazlalaşıp, küfürleri arttırabilir tabi :)

buraneros dedi ki...

KISSADAN HİSSE:))

Barın sahibi kadın bayağı zekice, biraz duygu yüklü, biraz meraklı ama en çok da hakim bir edayla, adamın donuk, hüzünlü ve utangaç haline dikip bakışlarını: Barı yeni açtığından, daha doğrusu açmaya çalıştığından falan söz ediyor. Adam heyecan ve utangaçlık yüklenmiş bir sesle konuşuyor: ''Bu gece ''diyor, ''Kimseyi almamanız mümkün mü?'' Kadın, birikmişliğin, hüznün ve olmuşluğun bakışıyla: ''Olur!'' diyor; gülümsemesine biraz çapkın, bir oyun keyfinin sağa çıkıntı yapan dudak haraketini usulca ekleyerek.

Adama soruyor barın sahibi kadın: ''Yalnızsınız?''

Adam bakışlarını kadının gözlerinden kaçırmadan, utangaç ama oyuna ortak bir ses tonuyla, sessizce; ama bakışlarıyla bağırarak: ''Hayır!'' diyor...

daha fazlası için;)
http://laparagas.blogspot.com/2009/07/gercekligin-otesinde-gercekligin.html

Evren dedi ki...

tamam anladım bana aşık değilsin buraneros, şu bardaki kadını iyice merak ettim ama; hatta şöyle dedirtti okuyunca; ama ne kadın :))

yalnız anlayamadığım kısmı şu: neden gitmiyorum sahi ben uzaklara, bu soruma hala bir cevap gelmemiş oldu bu durumda :))

buraneros dedi ki...

Bir yanlış anlaşılma oldu sanırım; gidene kal demedim ben... Sadece içindeki benlere üzüldüm. Yüreğim acıdı, hani bir sipperlik hali var da... Gözden ırağa düşmesin dedim.

Evren dedi ki...

düşmesin o zaman :)

y. dedi ki...

ah be evren,öğrenemedin mi daha,nereye gidersen git kendinden kurtulamazsın ,keşke mümkün olsa bırakmak isteyince bırakmak.
kavafisin dediği gibi...

bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
bir ceset gibi gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.

yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de

Evren dedi ki...

çok sevdiğim bir şiirdir biliyor musun, üniversite yıllarında şu satırını odamın duvarına yazmıştım

"ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de"

yüreğimi tüketiyorum her seferinde...
aşk biraz da tükenmek değil mi zaten y.?

y. dedi ki...

aşk biraz da zümrüdü anka kuşu efsanesi gibi,yanıyor ,yakıyor kül ediyor ve herseferinde yeniden doğuruyor bizi.

Evren dedi ki...

doğuruyor, doğuyor aşk bir yürekte...
yürek mi dersin anka kuşu efsanesinin odağı y. :) belki de...