Salı, Ekim 26, 2010

D/okunduğunda Sızlar Kelimelerim



Gelişine...

Dokundun yüreğime yıllar öncesinin özlemiyle
Parmak uçlarımda uçuşan kelebeklerse aşk
Ve saç diplerimde gezinen bir acabaysa eğer
Aşktı sana hissettiğim

Romanlar okurdum dilini bile bilmediğim
Trenler geçerdi içinden
Çitlerin ardında kömür kokusu
Beyaz sıvalı kerpiç evin penceresinden bakar
Her yıldız gördüğümde ölesiye mutlu ağlardım
Yüzümde turuncu bir gülümseme
Gözümde mor bir inci tanesi
Dokundukça parmak uçların
Kapıları çarpardı yüreğimin
Bir yüreğim olduğunu
Öptüğünde anladım


Gidişine...

Sebepsiz ve sözsüz kalınca elimde bitmemiş bir hikâye gibi hayallerim
Çok dokundu yüreğime gidişin
Yıllar öncesinden parmak uçlarımda kalan sızıydı ardından hissettiğim
Ve o gideşe yüklenen bir nedendi, saç diplerimdeki tanımsız ağrı

Ağrıma dokunma demiştim
Ağrıma dokunma!
Ağrıma gitti sözümü dinlemeyişin
Bir istasyonda içtiğim çorbanın acısıyla yansa da yüreğin
Bir daha o trene binmeyeceğim






.

8 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

sana hayranım... yazdıkların içimi bura bura kesik kesik okusam da yazdıklarını.. her bir hecesini bile ziyan etmeden okuyorum inan.. Ve sana yeniden hayran oluyorum sevgili evren.. Bunları bir kitapta topla.. MUTLAKA..

Sokak Kedisi dedi ki...

Hani dedim ya çok olduğunda değerince aktaramamaktan, ziyan etmekten korkuyorum diye...

İşte tam da şimdi, şu üstteki dokunuşa şahit olduktan sonra...

Dilimin ucuyla yüreğimin kıyısını kalemimin ucuna düşüremem de beğenimi layıkıyla ifade edemem diye ürküyorum, o yüzden duygunun bana ne çok dokunduğunu anlatmaya yeltenmiyorum Evrenim...

Uma dedi ki...

Nefis :)
Ben en cok agrima gitti kismini begendim. Yildiza bakinca agladigini okuyunca da bir guzel gulun bir yildaz dogdugunu kacimiz biliyoruz acaba diye dusundum :)
Sonra bir daha o trene binmeyecegini ayagini yere vurarak soyledigini gorunce de aklima; "sakin olmaz deme, seytan isi gucu birakir sana onu yaptirtmaya calisir" sozunu animsadim :) Seytan isi gucu biraksa da seni trene bindirse ne guzel olur di mi :) Hem bile bile ASK'in aslen artik kime ait oldugunu... Hmm cok begendim bu fikri :)

Evren dedi ki...

tabi tabi sen şımart beni hasretimin senfonileri. tutsak vardı bilir misin? bilmez isen, sor tontinime o anlatır sana. o da tutturduğuydu benim hikayeyi sen yaz diye. imza kampanyası başlatacağım yakında :) öperim.

Evren dedi ki...

eğer beğenini ifade edemediğin halse bu yeltendiğin halleri mutlaka okumak isterim ki, bence yelten zaten sokağımın kedisi.

Evren dedi ki...

umam, aklıma gelen bir olay var aslında ne zamandır. detaylarını hatırlamakta zorlandığım. ama sanki sen bir gün benim taksime binmiştin ve okumam için bir kitap önermiştin. yaşlıydın ve ak bir tenin vardı. neyse, zorlamayacağım. zamanı gelince yerine oturur geçmiş de.

o trene binmeye gelince, ne kadar tepinirsem tepineyim biliyorum, gene yine koşa koşa sevinçle bineceğim o trene. şeytanın işi kolay yani anlayacağın :))

Uma dedi ki...

Gecmisten ne cok mesaj geldi bu siralar :) Yerine otursun da dokulsun dilinden, bekliyorum :)
Tren geliyor, kossss :)

Evren dedi ki...

dökülenler var umam, döküldüler birer birer. biraz buruk biraz korkaklar ama döküldiler...

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy