Cumartesi, Ekim 30, 2010

Üşüme/k

 
İnsan çok yorgun olunca, ağlayamıyormuş.
Okudukları karşısında dolu dolu gözyaşları
Öylece donup kalıyormuş.
İnsan bu yüzden yüreği yorgun düşünce çok üşüyormuş.

12 yorum:

Kara Kalem dedi ki...

şarap iç
iyi gelir
bak tecrübe konuşuyor
önce kalbin, sonra tenin yanıyor
bu meretin tek yan etkisi
gözyaşın hiç donmuyor
peki ardından nemi oluyor
gün ışıyor be gülüm
gün ışıyor
bir gecem daha renksiz soluyor

Sıradan bir balık dedi ki...

hissetmemek olsa gerek bunun adı...

homeless dedi ki...

birgun birine

ben cok usuyorum

demistim
oda

buyuyorsun iste

demisti

o aklima geldi birden

FKH dedi ki...

sanırım bu birazda ağlamayı bilmekle alakalı.. herkes beceremez çünkü!

Evren dedi ki...

kaç mantar birikmiş ahşap çukur kapta bilsen, kaç gram tortusu oturmuş yüreğime keyfe, hüzne, aşka, ayrılığa içilen şarapların bir bilebilsen kalemi kara adam...

Evren dedi ki...

akisne sıradan bir balık, aksine tam da hissetmek bunun adı, öyle derinin de, yüreğinde hissetmek acıyı...

Evren dedi ki...

ne güzel demiş, her üşüme bir parça büyümektir çocum bir parça daha uzaklaşıp yüreğin sıcağından aklın soğuğuna gitmektir işte...

Evren dedi ki...

ben ki nasıl da kolay ağları mbir bilsen hayalci, bir bilsen nası lda kolaylıkla akıp gider ama bazen öyle bir sözdür ki söylenen donar kalır yaşım...

gereksiz adam dedi ki...

insan alışıyor bir zaman sonra yorgunluğa, en kötüsü de bu olsa gerek...

Evren dedi ki...

alışmak gereksiz, olduğuna dönüşmeyi zorlaştıran bir durum, bu yüzden alışmamalı üşümeye, üşüdün mü seni sarıp sarmalayacak bir battaniye bulmalı şöyle hafif ama yüreğine kadar ısıtan. alışkanlığa dönüşmeden önlemini alabilmeli insan, yoksa dediğin gibi en kötüsü...

y. dedi ki...

insan çok yorgun olunca değil aslında yüreği çok ağır olunca ağlayamıyormuş, taşıyamıyormuş yükünü yüreğinin yine de kıyamadığından içindekilere kendine dökülüyormuş. insan yüreği, bazen kendi denizinde o kadar uzun süre kalıyormuş ki, balık gibi olmadığından giysisi önce üşüyor sonra boğuluyormuş.tutunmak istiyormuş bazen, bazen burnunu gömmek istiyormuş kokusuyla dolu kazaklara, insanın burnunun ucu bir o kazağın kıvrımlarında ısınıyormuş.

Evren dedi ki...

taşıyamadığı yüklerden yorgun düşer ya yürek zamanla sevgili y. ve dediğin gibi kıyamaz ya içindekileri bırakmaya. ne güzel anlatmışsın kendine dökülmeyi, ne güzel anlatmışsın bir burnun ucunun üşümesini ve ısınmasını. ne güzel...