Pazartesi, Ekim 25, 2010

Garip Ama...


Bildiğin garip bir durum. Sürekli bir yazma isteği, önüm sıra koşup ebe diyen bir erteleme kararı. İçime sığmayan kelimelerin, çıkmak istemeyen tavırlarını da anlamak mümkün değil. Bir gel-git var, dilimle yüreğim arasında, aklımla kelimeler arasında gidip geliyorum. Ben. Kimim? Neden konuşamıyorum? Sussam yüreğim kırgın, konuşsam aşk. Söyle bana. Söyle ki bileyim, kadersiz miyim?

Oysa ne garip, garip çünkü ben hep çok şanslı olduğuma inandım. İnandım mı gerçekten, yoksa öyle olmasını mı istiyordum ölesiye. Ah, gözün yalanlarına kanıp da ağlayan yürek, söylesene şimdi neresi senin sığınağın.

Bir gel-git var, yüreğimle dilim arasında, kelimelerle aklım. Neden yazamıyorum? Ben. Neden? Suskun yüreğim harflerini kaybetti bir gece vakti. Şimdi yarım kalan kelimeleri teğellesem birbirine, dikiş tutmaz cümleler kursam mesela, giyinsem kuşansam anlatmak istediklerimi üzerime, okuyabilir misin beni ellerinle. Sana bir sır vereyim, yüreğimin vuruşları gizli bir şifre elbet alfabesini bilene.

Oysa ne garip, garip çünkü ben hep senin o alfabeyi bildiğine inandım. İnandım mı gerçekten, yoksa öyle olmasını mı istiyordum ölesiye. Ah, yüreğin sanmalarına saplanıp da ağlayan göz, söylesene hangi okyanusa karıştı akıttığın yaşların.



Fotoğraf

10 yorum:

Ecehan dedi ki...

Daha nasıl yazıcan afedersin??
Bence kendi kendine kuruntu etmişsin.

Uma dedi ki...

:)))) Ecehan Allah'da seni guldursun.

Dokunduktan sonra yazmak zordur, ya da dokunulduktan sonra mi demeli? :)

Evren dedi ki...

yazamadığım kısmı var ecehan. bunlar sadece yazamadığımı yazdıklarım :)

Evren dedi ki...

ben de güldüm çok ve düşümdüm sonrasında uma, gerçekten yazabilmiş miydim?
dokunursa yüreğine, yazmak zordur bence.

Uma dedi ki...

Bunu yazdim once, sonra gondermedim sana. Senin farketmen onemli cunku. Evet dokunursa yazamazsin :) Cunku artik o eskiden bayildigin kelimelerin siglasiverir birden, dunyali olurlar. Renkleri soluklasir. Ne yazsan ya anlamsiz ya sacma gelir. Her soyledigin cumle bildigin anlamini yitirdiginden, daha yuksek bir anlam kazandigindan, dusup parcalaniverirler birden. Ama sonra birakirsin butun endiseleri, birakirsin kendini O'nun ellerine, zaten acilmis "yaz" kanali, O'ndan gurul gurul akanlarla dokulur sayfalarina. Yine dokunur herkese, bu sefer daha da derinden :) Ne guzel buralarda olman :)

hasret senfonileri dedi ki...

yazma zaten!!! yazma! sen yazdıkça şımarıyor kader(!)..
nokta nokta koy... "anladın mı?" diye sor... bırak anlatsın.. bak bakalım anlamış mı???

Sokak Kedisi dedi ki...

Çok hissedince yazamıyor insan, bana da oluyor bu. Çok sevdiğimi, çok üzüldüğümü, çok endişe ettiğimi, çok mutlu olduğumu; kısacası çokluğumu anlatırken anlatamıyorum ağırlığınca. Ancak yaşayabiliyorum dibine kadar.

Ama sen gene de anlatıyorsun be Evrencim, üstelik hem yaşıyor hem yazıyorsun; daha ne olsun.

Hasret Senfonilerine katılıyorum, aynen öyle yap ve bak bakalım anlamış mı bence de. Anlamadıysa da inan ki sende değildir mesele; dokunmayı, dokunduğunu okumayı bilmekte gerek anlayabilmeye...

Evren dedi ki...

bu yazı taslaklarda duruyordu, hoş kaç zamandır taslakta duran eskimiş kelimelerle boğuşuyordum. bu sabah az önce yayına verdiğim yazıyı yazdım. uzun zamandır ilk defa dökülüverdi kelimeler. zorlamadan... akışkanlıklarını sevdim. belki de dediğin gibi bugün ilk defa O'nun ellerine bıraktım kendimi. okyanusunda yüzdüm. kelimelerim çıktı yüzün yüzeyine. mutluyum.
iyi ki varsın umam...

Evren dedi ki...

kaderi arada şımartmak gerek hasretimin senfonileri karşılığı olsun diye değil ama yüzü gülene gülümsemeyi öğrenen yüreğe de bir fırsat vermek gerek değil mi? önce anlattım, şimdi dinliyorum. anlamıştır. bilirim anlar. sadece bazen anladığını anlatamaz. kader işte, denk gelir böylesine :)

Evren dedi ki...

bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum sokağımın kedisi... yaşamak ve anlatmak bazen ağırlığınca olmasa da bulabilmek kelimeleri ekleyi vermek birbirine. denk gelmesi cümlenin tam da yerine. bu kadar olur bugün sabahtan yazmıştım d/okumayı... verdim yayına fotoğrafını bulunca.
sevgiyle...

© Evrenin Dünyası | Powered by Blogger | Design by Enny Law - Supported by IDcopy