Perşembe, Ocak 07, 2010

YALNIZLIĞIM VOL4



Senle kendi dünyamın kapılarını daha fazla aralar oldum. Acımla yüzleşmeyi ve dönüp yalnızlığıma sarılmayı da seninle öğrendim. Freud'un “Günlük Yaşamın Psikopatolojisi”ni okuyorum yeniden; fal baktım ikimize… Sana tedirginlik, bana farkındalık, ikimize yanılsama çıktı falda. Zaten ondan sonra yazılmaya başlandı bu satırlar sana...

Sana hızlı bir trenden atlamak zorunda kaldın mı hiç diye sorduğumda, belki de tren sensin dedin ve ben o zamandan beri daha fazla sorar oldum kendime; sen bana içinde bulunduğum duruma dair hiç farkında olmadığım bir pencere açtın hatta bakmamı sağladın inatla.

Aslına bakarsan canım; sen yokken karşımda kolay her şey, sana seslenmek, seninle dertleşmek seni sevmek, çünkü zamanın ve mekânın; klişeleşmiş bütün durumların ötesinde yaşananlar, çünkü sadece sen varsın ve sadece ben; ikimizin oyunu bu kuralları olmayan… Şimdi korkuyorum bu oyunun bitmesinden, başlayacak olanın ne olduğunu bilmiyorum çünkü. Bilemem… Bilemezsin… Denemeden yazamayız geleceği, bir ertesi gün olduğunda geçmiş oluyor her şey… Seninle geçmişimiz; keyifli, heyecanlı, meraklı, şımartan bir geçmiş, böyle de kalmalı diye düşünmüyor değilim daha fazlasını eklemek mutluluk mu getirecek mutsuzluk mu bilmiyorum.

Ne olursa olsun canım, biz bu oyundan yenileni olmadan yenerek çıkmalıyız seninle çünkü serseri bir kadından ve deli bir adamdan daha fazlasıyız. Beklemek duygusunun bendeki yansımasını ancak ben anlatırsam bilebilirsin ve benim yüreğim dayanmazdı cumartesiyi beklemeye her telefon çaldığında ya da kapı (sanki kapıma gelme ihtimalin varmış gibi) yüreğim çıkacak gibi olacaktı. Ve her telefon çalmayışında ve kapı çalmayışında ve dakikalar saatler gibi gelmeye başlayınca gün bir türlü kavuşmayınca geceye ve gece bir türlü uzanamayınca güne, içimden çıkmayacaktı acı ve ne yazık ki bu sefer müsebbibi sen olacaktın acının; yüklemek istemedim sana böyle bir yükü, sendeki bana bile olsa… Gitmek istemem bundandı uzaklara… Ve ben her yalnız kaldığımda geleceğim sana; sen bilmeyeceksin, anlamayacaksın ve karşılık vermeyeceksin belki ama yüreğimdeki yerin bozulmayacak asla…
-----------------------------------------------------------------------------------------

 "Yalnızlığım " başlığı son kez kullanılmıştır bu satırlarda...
Yalnızlığım bir çığlıktır vol.1'de,
Kabullenmedir vol.2'de,
Aşka davettir vol.3'de,
Ve bir vedadır vol.4'te.

Bir dörtlemedir ve dörtlemenin son parçası bu güne kadar yayınlanmamıştır.
İçimden geldiği gibidir, içimdir, iç hesaplaşmayla başlayan merakın, içtenlikli sonudur.

---------------------------------------------------------------------------------------

VEDA

yanlış zamanların uzak mekanlarında paylaşılamayan bir duyguydun sen
senden başka kimsenin bilmediği öpücüklerini koydum yüreğime
ilkini bu akşam yatarken alnıma koyacağım senle huzurlu bir uyku uyuyabileyim diye
ikinsicini yarın sabah yanağıma, tekrar hayata başlama gücünü bulayım diye
ve üçüncüsünü hep yanımda taşıyacağım bir gün düşersem beni ayağa kaldırsın diye...

sevgiyle... teşekkürle…

__________________________________________________________________

Fotoğraf / deviantART




2 yorum:

haykırış dedi ki...

Sayın Evren,
Herkes yazı yazabilir ama sizi çok farklı buluyorum. Düşündürürken birden hüzünlendiren, hüzünlendirirken birden güldüren, güldürürken birden düşüncelere garkeden yazılarınızın daim olmasını bu bağlamda Huzurunuzun, mutluluğunuzun ve sevginizin başlangıcı olmasını diliyorum.
Rabbim acılar yaşatmasın sizlere..
Saygılarımla

Ful yaprakları dedi ki...

merhaba,
yazıyı okurken neden bilmem çok dokundu bana,
içim cız etti.
hele ki geçmiş yazıları kaldırışı öyle bir ifade etmişsiniz ki çok beğendim,
takipteyim:)
sevgiler