Pazartesi, Şubat 16, 2009

,

ALDATMA(K)

İlk Söz


  • yalnızlık bir mim başlatmış...
  • Tek kuralı var aslında; yalnızlığın başladığı ilk paragrafı kendi yazdığınız son paragrafla buluşturmak.


    ________________________________________




"Her şey bir anda olmuştu; ağzından kelimeler nasıl döküldü anlamadı bile adam… Kadın onu aldatmıştı… Biliyordu adam aldatıldığını yıllardır, ama söylemiyordu… Kadın, aldatmış olduğu, yüzüne bir tokat çarpan adama baktı… Yıllardır biliyordu adam aldatıldığını ama neden şimdi söylemişti…"

Adam kısık sesiyle sadece “neden ?” diye bildi ve kadın anlatmaya başladı…

Her şey ilk kez uçağa bindiğinde oldu aslında. Eve gittim senden sonra ağlaya ağlaya… Köprüyü geçerken tek düşündüğüm; bir sonraki gelişinde artık sana anlatmak zorunda olduğumdu… Nerden başlamam gerektiğini bilmiyordum, hangi kelimelerle kurulursa doğru olur cümleler çıkar ağzımdan kavrayamıyordum. Bildiğim tek şey, bir sonraki gelişinde bilmen gerektiğiydi.

Eve geldim, kapıyı açtım. Oradaydı işte beni bekliyordu sabırla ona dönmemi, sığınmamı aslında. Görmezden geldim önceleri inan, çok çaba harcadım. Senin varlığında bile karşımda duruşuna kızıyordum. En zor günlerimde yanımdaydı vefasızlık edemezdim. Ne zaman çalsa kapımı buyur ederdim her seferinde. Anahtar yaptırdım en sonunda ona bir tane. Ne zaman istese, ne zaman istesem gelirdi işte. Buluşmalarımız her seferinde mutlu geçmezdi elbette, ağladığım oldu, ağlattığım, çok güldüğüm, oturup film seyrederdik, aklıma gelirdin bazen filmin ortasında, gene de sarılırdım ben ona. Bir keresinde duştaydık onunla sen geldin eve. Nasıl korktum nasıl utandım bir bilsen. Telefonunu unutmuştun. Alıp çıktın hemen. Çıkarken yanında olmak isterdim akşama dediğinde ağladım sadece. Nasıl bir oh çektim o gün derinden. Böyle öğren istemedim. Bu değildi bilmeni istediğim.

Bazı sabahlar onunla uyanırdım ben güne. Sen öper koklardın ama o sanki benim sol yanımda. Öyle geceler oldu ki sevişmelerimizde bile yanımda hissederdim. Gözümden akan yaşları mutluluktan sanırdın hep öyle gecelerde. Nasıl söylerdim o zaman sana, söylesene…

Ama içimde dayanılmaz bir boğulma hissi var bugünlerde. Bir yandan o sıkıştırıyor beni bir yanda senin düşünceli bakışların. Biliyorum söylemem lazımdı. Ama yapamadım anla işte.

O gün sen uçağa bindiğinde söylemek istedim sana, cümleye de başladım birkaç sefer ama gelmedi sonraki kelimeler.

Biliyorum sen de çok uzun zamandır biliyorsun, görüyorsun zaman zaman ona kaçışlarımı, dalıp gitmelerimi fark ediyorsun. Gözlerin aldatılmışlığını bana bildiğini anlatıyor her seferinde. Bazen bir çığlık, bazen çok uzaktan geçen bir gemi oluyor bakışlarım, sen biliyordun değil mi?

Biliyordum… Ama sen söyle istedim… Bir yalnızlığı büyüttüğünü sevgimizin ve beni yıllarca o yalnızlıkla aldattığını. Gülerken, severken, sevişirken aslında hiç yanımda, tenimde, hücremde olmadığını sen söyle istedim. Ben söylersem tokat gibi çarpardı yüzüne. Kıyamazdım ben sana…
________________________________________
Son Söz
  • Bazı mimleri çok seviyorum, yazmak bir keyif oluyor. Bu da tam bana göre dediğim mimlerden biriydi. Aklına geldiğim için teşekkürler yalnızlık.
  • Ben düşündüm en çok kimin kelimeleri yakışırdı böyle bir mime diye benim ilklerim zaten mimlenmişti. Aralarında LA DOLCE VITA, LA PARAGAS ve TAZE KIRILMIŞLIKLAR yoktu. İsterlerse yazmak okurum ben keyifle...
  • Fotoğraf tabi ki 1x.comdan alındı.

14 yorum:

Nily dedi ki...

kim aldatmadı ki sevdiğini bu güne dek yalnızlıkla.. çekici olduğundan değil huzurlu olduğundan belki zaman zaman giriveriyoruz koluna..

efsa dedi ki...

Farklı hayatlar, farklı mekanlar ama sonuç hep bir aldatılmışlık hep bir yarımlık...

beenmaya dedi ki...

bir dakika ya sen yazmışsın bile ama ne çabuk ve ne de güzel :)))

Ateş Böceği dedi ki...

nasıl söylerki insan aldattığını ve karşısında ki onu bu kadar severken balyoz gibi sıralanır cümleler seni sevmiyorum makineye bağlı bir ölümlünün fişini çekmek gibi...

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

işte bu yüzden senin yazmanı istedim , acıya , aşka ,yokluğa ,düşe ve hayata karışacağını bildiğim için senin yazman gerekiyordu...Yalnızlığa karışacak bir aldatılmışlık bu...Ve tüm yoklukların arasında serpilen bir hikaye...Ellerine yüreğine sağlık güzel yürekli arkadaşım...Herşey için teşekkürler...Yazılan yazılmayan tüm hikalaer için...

Evren dedi ki...

> zaten gitmeler sıklaşınca bitiyor ilişkiler Nily. gün geliyor, dönmek istemiyorsun asıl yalnızlığına.

Evren dedi ki...

aldatılmışlık yarımlık hissi bırakıyor geride efsa, hayat farklı mekanlarda kendini tekrarlamasa olmaz ki...

Evren dedi ki...

saol maya, sabah vaktim vardı aklıma geldi kelimeler, hoş zaten hep dilimin ucunda da dökülecek bahane arıyorlar aslında... hem sen daha güzelini yazarsın ki...

Evren dedi ki...

hoşgeldin ateşböceği :) haklısın seni sevmiyorum demek seviyorum demek kadar kolay çıkmıyor iki dudak arasından maalesef...

Evren dedi ki...

sana da teşekkürler yalnızlıkokulu, sen müsebbibisin yazımın. beğenilen beğenilmeyen ne varsa bölüşeceğiz mecburen :)

buraneros dedi ki...

sevgili evren bu seçilmişliğin ve güvenin değerini biliyorum.O güzellikleri alıp heybeme atıp sana teşekkürler ederken;Bir kadın bakışından ve girişten yola çıkarak, çok inandırıcı ve samimi yazamıyacağımı biliyorum.Çünkü bu tür ne bir hissedişim ne de bir pratiğim oldu.Başka hayatlara bakarak, daha doğrusu bir senaryo yaratarak yazma konusunda çok becerikli olduğum söylenemez:)) Bu nedenlerle özür dileyerek yazamayacığımı belirtip, başka mimlerde görüşmek dileği ile sevgiler yolluyorum:))

Evren dedi ki...

erkek gözüyle bir başka olur aslında ana tema... bir keşke kaldı şimdi aklımda :) başka mimlerde görüşmek üzere demişsin ya... görüşürüz mutlaka...

-mka- dedi ki...

Teşekkürler..

Biraz uzağım kendime son zamanlarda.. Biraz yaklaştığımda, yazmayı denerim.. Ve kendimin olduğumda, yazacağım.. Söz..

-mka-

Evren dedi ki...

sözün kayıt altına alındı... iyisin di mi :( yazmaya takmak gerek kafayı, iyileştiriyor. :)